Kaiser Chiefs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaiser Chiefs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.12.07

2007'nin Kayıpları - Losers Of 2007

Herkes gider Mersin'e, biz gidelim tersine. 2007'nin en iyilerinden bahsetmeden önce en büyük hayalkırıklıklarıyla başlıyoruz. Daha sonra önce 2007'nin Parlayan Yetenekleri'yle devam edip en sonunda geçen sene olduğu gibi bu sene de belirli katılımcıların oylarıyla bir 2007'nin En İyileri listesine ulaşacağız. Belirteyim, aşağıdaki sıralamalar tamamen listede yer alan grupların gönlümdeki yerlerine bu seneki çalışmalarıyla vurdukları sekteyle alakalıdır. Yoksa kimseye kıllığım falan yok. Hatta birçoğunun hayranıyım, yeni albümleri çıksa yine alırım (Salak mıyım neyim?).

1) Chris Cornell - Carry On: Be hey sen ki yıllarımızı o güzel sesinle geçirdik, sen ki kızları gerek duruşunla gerek sesinle gerek gözlerinle kendine hayran bıraktın. Sonra da gel onca efsanevi çalışmadan sonra bu albümü çıkar. Üzgünüm ama benim gönlümde de ayrı bir yeri olduğundan bu albüm sonrası 2007'nin en büyük hayal kırıklığı Chris Cornell oldu.

MP3: Chris Cornell - Scar On The Sky

2) Andrea Corr - Ten Feet High: Aşıktım ona bir zamanlar ben. Zaten The Corrs dinleyip ona vurulmamış olan da azdır herhalde. Neyse velhasıl güzelimiz güzidemiz ilk solo albümünü çıkardı. E başarılar dileriz derken o ne? Ona buna benzeme çalışmaları arasında müzik fukarası bir albüm. Kendisine gümüş madalyayı takıyoruz efendim. Başarısızlığının da bu albümle son bulmasını diliyoruz ve eski formuna kavuşmasını bekliyoruz.

MP3: Andrea Corr - Shame On You (Mesaj da var dikkatini çekerim)

3) The Chemical Brothers - We Are The Night: Bu albüm aslında bir önceki albümün devamı olarak bizim zibidi kimyagerlerin döneminin sonunun geldiğini işaret ediyor. Lise ve Üniversite çağımızın bu popüler grubu artık fark etmeli gelinen noktayı. Gittikçe daha çok üzüyor bizleri, gittikçe daha da kayboluyor. Rock Werchter'deki konserlerinde de izleyicilerin diğer sahneyi tercih etmesinden de anlamışlardır diye umuyoruz ve bronz madalyayı takıyoruz. Bu arada daha B-Sides'ı dinlemedim bir gruptan 2 albüm koymayayım buraya diye.

MP3: The Chemical Brothers - The Pills Won't Help You Know

4) Kaiser Chiefs - Yours Truly, Angry Mob: Geldik pohpoh krallarına. Aslında bu listede olmaması da gerekebilirdi. Kaiser Chiefs'ten ne bekliyordun da bulamadın diyenler olabilir. En azından bir şeyler bekliyordum. Ana okulu şarkılarını derleyip önümüze koymuş gibiler. O şarkılarda bile bir mesaj olur. Bunların şarkılarında o da yok. Rezalet. Madalyalar bitti, ilk odunu Kaiser Chiefs alıyor. Tebrikler.

MP3: Kaiser Chiefs - Boxing Champ*
MP3: Kaiser Chiefs - Love's Not A Competition (But I'm Winning)*

5) M.I.A. - Kala: 2 şarkıya 1 albüm. Yer miyiz? Yiyen var valla. Devrimci bir buhranla girdi kardeşimiz müziğe. Devrimcilik çok hızlı yerini bırakmış banalliğe. Hadi abi elini çabuk tut albüm çıkaralım 2 yıl oldu mantalitesi daha böyle birçok potansiyeli yok edeceğe benziyor. Neyse biz devam edelim. 2. odunu da verdik nasılsa.

MP3: M.I.A. - Jimmy

6) Bruce Springsteen - Magic: Şimdi saygısızlık yok. Odun falan da yok. Çimdik atacağım The Boss'a. İncelememde de söylemiştim, ben onu dinleyerek büyüdüm ve albüm beklentilerimi karşılamadı. Yamuk yumuk laf yok, hepsi bu kadar.

MP3: Bruce Springsteen - Terry's Song

7) Jean-Michel Jarre - Teo & Tea: Yaşından başından utan be kardeşim. The Boss'a laf etmedim diye yırtacağını sanıyorsan yanılıyorsun. Bu albüm nasıl maymunluktur anlamadım valla. Hiç yakışıyor mu? Senden Oxygene'i dinleyen bir neslin karşısına böyle bir albümle nasıl çıkarsın? Çıkarsan da böyle odunu sırtına yersin. Çıkarma albüm malbüm, ben Oxygene dinleyeceğim, Mısır'daki konserini izleyeceğim. Lütfen.

MP3: Jean-Michel Jarre - Fresh News

8) Roisin Murphy - Overpowered: Ver gazı, ver gazı. Güzelim Moloko geldi bu hale. Tamam albümde güzel 2 tane parça var. Hakkını yemeyeyim. De 2 parçalık albüm çıkarmadı. 11'de 2 oldukça düşük bir yüzde. Serbest atışlarda %50 atıyoruz diye Milli Basket takımını nasıl eleştiriyoruz unuttun mu Roisin? Sus şimdi otur yerine. Olmadı. Geri dön Moloko'ya, yine gelin konser verin Maslak'ta, başımla beraber geleyim.

MP3: Roisin Murphy - Cry Baby

9) Queens Of The Stone Age - Era Vulgaris: Hani asla küçük görmekle alakası yok ama Rock Werchter'de Qotsa konserinde uyudum dinlenmek için. Sebebi de yeni albümü çalacağız demeleriydi konser başında. Sonra kalktım, sordum nasıldı diye, dinleyen yoktu çevrede. Başka söze gerek var mı bilmiyorum.

MP3: QOTSA - Into The Hollow

10) SuperMayer - Save The World: Bu noktada hayal kırıklığı tamamen bu ikilinin ayrı ayrı yeteneklerinden kaynaklanıyor. Birleşince böyle saçma sapan olacaklarını bilseydim doğrudan giderdim Berlin'e söylerdim. Çocuklar siz ayrı takılın, grup olduğunuzda rezalet oluyorsunuz diye. Roisin gibi albümde 2 parça var sadece. Gerisi çöp. Özentilik ayağına rezil edilmiş bir beklenti silsilesi. Öyle Super Hiper ayaklarıyla müzik olmuyor.

MP3: SuperMayer - The Lonesome King

Not: Bon Jovi, Lost Highway albümüyle ve Marilyn Manson, Eat Me Drink Me albümüyle bu listede yok çünkü kendilerinden zerre kadar umudum kalmadı artık.

* Aralarında seçim yapamadım. Siz seçim yapabilirseniz söyleyin.

29.4.07

Kaiser Chiefs - Yours Truly, Angry Mob (Universal, 2007)

Kaiser Chiefs 1997 yılında Leeds'de kurulan bir grup. Oldukça eski gibi görünse de ilk albümlerini çıkarmak için 8 yıl beklemiş olmaları da ayrı bir konu. Ancak bu 8 yıllık bekleyişin meyveleri de bir hayli bol oldu.

2005 yılında çıkardıkları "Employment" adlı albümle boylarından büyük başarılara imza attılar dersem sanırım yanılmış olmam. Albüm İngiltere'de albümler listesinde 2 numaraya kadar çıktı, Amerika'da ise 86. oldu listelerde. Ayrıca albüm gruba 2006 Brit Awards'da en iyi rock grubu, en iyi rock performansı ve en iyi İngiliz grup ödüllerini kazandırdı. NME dergisinin ödüllerinde ise en iyi albüm ve en iyi giyinen sanatçı (Ricky Wilson) ödüllerini bohçalarına koyup götürdüler.

Bu ödülleri Universal'ın anlaşma teklifi izledi. Buraya kadar her şey iyiydi. 2 yıllık bir aradan sonra stüdyoya girdiler ve karşımıza heyecanla beklenen "Yours Truly, Angry Mob" albümüyle çıktılar. Albüm fişek gibi 1 numaraya fırladı İngiltere'de. Amerika'da bile 45 numaraya çıktı.

Ama bahsedeceğim güzellikler ne yazık ki burada sona eriyor. Bu konuda nereden başlayayım bilemiyorum ama albümü genel olarak inceleyeceğim ve dikkatimi çeken noktaları sayacağım. Öncelikle belirteyim, objektif olabilmek için albümü 4-5 kere dinledim arka arkaya. Hiçbirinde de dinlerken yüzüm gülemedi.

Albümde ilk dikkatimi çeken şey vasıfsız sözler. Yazılmış olmak için oradalar çok belli. İlk albümden sonra canlı performanslarının etkileyici olduğunu da söylemek lazım ancak sırf konserler için wohooo wohoooo (Highroyds), la la la lalalala (I Can Do Without You), Ruby Ruby Ruby Do Ya Do Ya Do Ya gibi bölümleri geçtim zaten bunlar artık ciddi anlamda ucuz numaralar olarak gelmeye başladı. Ancak vokallerdeki sorun bununla kalsa iyi. "Love Is Not A Competition" ve "Boxing Champ" adlı iki çalışma var ki evlere şenlik. Özellikle ilkinin sözleri ciddi anlamda aptalca. İkincisininki klasmana bile girmiyor.

Tamam sözler ilk albümde de hayran bırakmıyordu ama bu albümde vasatın üzerine çıkamıyor hiçbir noktada. Bu da elde olmadan rahatsız ediyor insanı. Bunun haricinde nakaratın Türkçe Pop şarkılardan kıl olduğumuz gibi 18 kere nakarat olarak dönmesi de ayrı bir konu artık oraya girmeyeceğim. Bence ilk albümde olduğu gibi söyle bir 3-4 bekleselerdi de karşımıza bununla çıkmasalardı. Ama burada Universal'in baskısı olmuş da olabilir.

Albümde beni bir nebze olsun olumlu düşünmeye sevk eden 2 çalışma var, "Heat Dies Down" ve "Learnt My Lesson Well". Bunun yanında dinlerken kurt döktüğüm çalışmalar da "Highrods", "Love's Not A Competition", "I Can Do Without You", "My Kind Of Guy" ve "Boxing Champ".

Albüm müzikal açıdan ise "Employment"'a göre hiçbir olgunluk sergilemiyor hatta birçok yönden daha acemice. Hani bu ilk albümleri olsa ve "Employment"'ı sonra çıkarsalar anlarım ama öyle de değil. Sadece gitar soloları daha olgun ancak onun haricinde albüm boyunca tüm akustik, indie, punk denemeleri karavana vurmuş.

Benim için özünde ciddi bir hayal kırıklığı oldu albüm. Rock Werchter'deki performanslarını izleyip izlemeyeceğim de ne çalacaklarının listesine bağlı olacak tamamen. Yeni albümün ağırlıkta olması durumunda doğrudan hayatım boyunca adını duymadığım 2. sahnedeki Sioen'e şans veririm.

Bu arada son aldığım habere göre 1 Temmuz 2007 günü Galler prensesi Lady Diana için yapılacak anma gününde konser vermeleri için davet edilen grup, bu ricayı reddetmiş. Sebebini ise vokalist "Ricky Wilson" Diana'yla tanışmamış olması ve tanımadığı birinin anma gününde çalmanın anlamsız olacağı olarak açıklamış. Bu da magazin haberimiz olsun.