Gui Boratto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gui Boratto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.3.07

Gui Boratto - Chromophobia (Kompakt, 2007)

1974 Sao Paulo doğumlu Gui Boratto daha önce K2 etiketiyle yayınlanan "Gate 7" adlı plağıyla sayfama konuk olmuştu. 2006 söz konusu olduğunda çok başarılı bir yıl geçirdiğini söyleyebilirim. 2007'ye de aynı hızla başlıyor ve ilk solo albümü Chromophobia'yı Kompakt'tan yayınladı.

Gui Boratto ayrıca 2006'nın en iyi prodüktörleri seçimimde de 1 numarada yer aldı. Bunu da alnının akıyla haketti diyebilirim çünkü Loco Dice, Jon Gaiser ve Gosub gibi başarılı prodüktörlerin önünde yer bulabildi nezdimde.

Bugüne kadar BMG, EMI, Plastic City, Circle, K2, Kompakt, Audiomatique ve Harthouse gibi önemli plak şirketleriyle çalıştı ve böyle giderse aldığı teklifler sayesinde bu sayıyı çok daha artıracak gibi görünüyor.

Gui Boratto'nun en önemli özelliklerinden biri minimalist elektronik müziğin son 1 yıl içerisinde tech-house'a yönelik değişimini sağlayan isimlerden biri olması. Farklı türlerde prodüksiyon yapmasının yanında minimalizme de farklı bir bakış açısı sağladı. Aslında minimalizmin sıkıştığının söylendiği günümüzde bir çıkış noktası da oldu diyebiliriz. Ancak minimalizmi temel alan birçok prodüktör ve dinleyici bunun minimalizme ihanet olduğunu ve minimalist bakış açının basitleştirildiğine inandığını da söylemek gerekir.

Albüme gelince Şubat ayında piyasaya sürüldü fakat çıkacağının haberi bile Kompakt'ın MP3 satış sitesine hücum sağladı. Albümde 13 çalışma yer alıyor. Bunlardan sadece "Gate 7" daha önce K2'den plak olarak çıkmıştı. Gerisi tamamen yeni çalışmalar. "Gate 7"'yi daha önce incelediğim için bu sefer atlayacağım.

1) Scene - Daha başında doğrudan house hissi veriyor. Circulation'ın eskiden bizi hayran bırakan melodilerinin benzeri ile başlıyor ve minimalist dokunuşlarla gelişerek güzel bir hal alıyor.

2) Mr. Decay - Daha minimalist başlıyor aksak ritmlerle ancak melodi kendini gösterdiğinde klasik Gui Boratto çalışmalarını anımsatıyor ve tech-house'a el uzatıyor.

3) Terminal - Sıkı bir girişin ardından ritm aksaklaşıyor. Steve Bug'ın bu çok sevdiği oyuna Gui Boratto'da ısınmış gibi. Parça yerine oturduktan sonra gerçekten güzel bir hal alıyor. Ses kesitleri bir hayli yoğun.

5) Shebang - Keskin ses kesitlerinin melodisiyle başlarken güçlü vuruşlar giriyor ve hemen tizler de desteğe geliyor. Güzel bir parçaya göz kırpıyor tüm altyapı. Oldukça hareketli. Baslar girdiğinde ise insan yerinde oynuyor. Kulüpte dinlenmesi gereken çalışmalardan biri. Teknonun ciddi biçimde etkisi var diyebilirim.

6) Chromophobia - Aksak ritmden yine şaşmıyor albüme adını veren çalışmada. Fondaki melodi ise Güney Amerikalı olmanın verdiği bir özellik. Keskin tizler giriyor. Üst melodi geldiğinde ise albüm biraz daha sakinleşiyor ve yerine oturuyor 3 parçadan sonra. Güzel bir tech-house.

7) The Blessing - Derin bir melodi ile başlıyor ve melankolik bir havaya dönüyor üst melodi ve tizlerin ardından. Keskin vuruşlar çok daha ön planda ve ciddi biçimde mekanik bir havası var.

8) Mala' Strana - Çok yoğun ve sisli bir melodinin arkasından org melodisi geliyor ağırdan. Hani kendini biraz daha tutsa ambient kıvamına gelebilirmiş.

9) Acrostico - Çan benzeri bir ses kesiti ile başlıyor ve arkasından gelen melodi ile indie rock çalışmalarının girişini andırıyor. Yine mekanik seslerle karşımıza çıkıyor ama albümdeki melankoli ve ağırlık tüm benliği sarıyor.

10) Xilo - Xylophone'a adanmış gibi duran bir alt melodinin üzerine aksak ve keskin vuruşlar yerleşiyor hemen. Ses kesitleri oldukça yoğun. Gitarın da devreye girmesiyle Western filmlerin havalarını getiriyor.

11) Beautiful Life - Ciddi biçimde beni şaşırtan bir girişi var. Elektro pop rock gibi bir his veriyor ve çok ilginç. Çok ısındığımı söyleyemem. Gerek vokalin belli belirsiz duruşu, gerekse çok öne çıkan bir özelliğinin olmaması beni biraz soğuttu.

12) Hera - 180 derece albümü döndürüyor girişiyle birlikte. Aslında çalışmaya hakim olan melodiyle çok daha hareketli bir şeyler bekleniyor ama yine de genel yapısı itibariyle dikkat çekici özelliğe sahip.

13) The Verdict - Minik bir melodiyle başlıyor ve arkasından Lamb benzeri bir havaya giriyor. Gitarı bekliyorum ama gelmiyor. Yerine mekanik bir melodi geliyor. Genel sakin havasından bir şey yitirmiyor. Ama vuruşlarının yapısını ciddi biçimde takdir ettiğimi de söylemeden geçmeyeyim.

Gui Boratto'nun Resmi Sitesi
Gui Boratto @ MySpace

Tanıtım kesitleri Juno Records'dan alınmıştır.

23.11.06

Kısa Kısa Plaklar... (8)

Gui Boratto - Gate 7 (K2, 2006)

Asıl adıyla Guilherme Boratto Brezilyalı bir prodüktör. 2005 yılında başladığı profesyonel müzik yaşamında 2 yıl içerisinde birçok başarılı çalışmaya imza attı. Bu süre boyunca K2, Kompakt, Harthouse, Plastic City ve Audiomatique gibi önemli plak şirketlerinden plakları yayınlandı. Güney Amerika'nın en çok gelecek vadeden ismi olarak ön plana çıkıyor.

K2'den çıkardığı yeni plağında ise yine minimalist öğelerin yanında tekno ve tech-house'a kayan üst yapıları sergiliyor. Plağa isim veren Gate 7 adlı çalışma gerçekten çok güzel. Etkileyici bir minimalist altyapının üzerinde hareketli bir melodi ve güzel vuruşlar var. B yüzünde yer alan Chains ise doğrudan güçlü bir tekno etkisi altına alıyor. Gabriel Ananda havası veriyor dinleyiciye. İki çalışma da gerçekten etkileyici. Bir hayli dinleyeceğimiz bir plak.

Gui Boratto

A1) Gate 7
B1) Chains

Linkler Phonica Records'dan alınmıştır.

Angelo Battilani & Efdemin - Empty, Lohn & Brot (Liebe Detail, 2006)

Açıkçası adını daha önce duymadığım Angelo Battilani ve Efdemin'in (Phillip Sollmann) yeni plağı Liebe Detail'den çıkıyor. Efdemin daha önce Dial plak şirketinden 2 plak yayınlamış ve genel olarak dikkat çekmişti.

Özellikle Battilani'nin çalışması Empty beni inanılmaz etkiledi. Wighnomy Brothers'ın kullandığı sık tekrarlı tiz vuruşları daha güçlü olarak kullanmış ve bu çok etkileyici olmuş. Vuruşlarla kendine has bir melodi yaratmış. Mutlaka dinlenmesi gereken bir çalışma. Efdemin'in Lohn & Brot adlı çalışmasına gelince çok daha derinden başlıyor. Minimalizm ve tech-house arasında gidip geliyor genel olarak. Parça tam gelişiminden sonra daha hareketli bir hal alıyor ve sonuç oldukça güzel.

A1) Empty
B1) Lohn & Brot

Linkler Word And Sound'dan alınmıştır.

Isolee - Hermelin (Playhouse, 2006)

Asıl adı Rajko Müller olan Isolée, elektronik müzik dünyasının çok başarılı temsilcilerinden biri. Bugüne kadar gerek Playhouse'un önemli kalelerinden biri oldu ve bunu devam ettirecek gibi görünüyor.

Isolée yeni plağında her zamanki gibi minimalist bir bakış açısı çiziyor. Bunun yanında kullandığı vuruşlar açısından biraz daha güçlü denebilir. Hermelin adlı açılış parçası da bunun güzel bir örneği. Güçlü vuruşların üzerinde atmosferik bir hava ve keskin bir melodi var. Onun da üzerine keman benzeri bir melodi daha geliyor ve zıtlar çatışması oluşuyor. Willy Skipper'a gelince elektro vuruşların üzerine minimalist bir melodi var. Melodi daha çok Güney Amerikalı prodüktörlerin havasını veriyor. Parçada bolca ses kesidi var. Sleazy Bee ise funk etkili bir melodinin ağırlığı seziliyor. Yer yer giren ses kesitleri ile bir nebze de olsa minimalist bir hava yaratılmaya çalışılmış gibi ancak bence pek de başarılı olamamış.

Isolée

A1) Hermelin
B1) Willy Skipper
B2) Sleazy Bee

Linkler Phonica Records'dan alınmıştır.

Linklerin hepsi düşük kalitededir ve tanıtım amaçlıdır. Alınma güvenme olmasın.