2006 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2006 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.5.07

Peter Kuhlmann Aka Pete Namlook Röportajı

Elektronik müziğin önemli kollarından biri olan “Ambient” tarzının günümüzde belki akla gelen ilk isimlerinden biri olan Peter Kuhlmann aka Pete Namlook ile geçmişi, geleceği, müziği ve hayatı hakkında zevkli bir röportaj yapma imkani buldum. Türkiye’de de Burhan Öcal’la projesi sebebiyle daha çok tanınan bu önemli prodüktörü daha yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz.

SG – Aslında röportaj isteğimi kabul etmenizden sonra bir süre ne soracağım hakkında kafamı toplamam gerekiyordu çünkü soracak çok soru var. Aklıma ilk gelen soru ile başlayalım. “Ambient” tarzı söz konusu olduğunda çok önemli bir yeriniz var ve Almanya’da bu müzik tarzının bir bakıma öncüsüsünüz. 1992 yılında sizin çıkardığınız albümleri büyük risk olarak görenler bugün yaptığınıza saygı duyuyorlar. “Pete Namlook” nereden geldi? Müzikal ve zihinsel olarak bu proje nasıl gelişti?

PK – Caz, Soul ve Elektronik müzik geçmişim ile başladı her şey. Ama kapıyı açan anahtar 16 yaşındayken Türkiye’ye yaptığı 6 haftalık gezi oldu. Klasik Türk müziği ve arabesk altyapısına o anda tutuldum. Daha sonra da bu tınılar asla beni bırakmadı. Oryantal müzik, bu şekilde adlandırırsak, her zaman aklımdaydı ve bunu kafamdaki elektronik müzik yapısıyla saygın bir şekilde birleştirmek ilk hayalimdi.

O zamanlar müzikten para kazandığım söylenemez. Fakat Türk müziği hakkında hatıralarımı hep canlı tuttum ve her imkanım olduğunda bu altyapıyı uygulamaya döktüm. 9 ay boyunca Türk düğünlerinde çaldım ve çoğu zaman düğünde yabancı uyruklu bir tek ben vardım. 500-1500 Türk’ün karşında ben ve Türklerden oluşan grubum. Bu çok büyük bir tecrübeydi.

İlk Jazz-Rock-Fusion grubum “Romantic Warrior”u kurdum ve grupla performanslarımızda sürekli birkaç Türk ezgileriyle süslenmiş parça da çaldım. Fakat kendimi yalnız hissediyordum çünkü grubun diğer elemanları benim yaşadığım tecrübeyi yaşamamışlardı ve benimle aynı hisleri paylaşmadılar.

Daha sonra Fax’ı kurdum ve onunla birlikte Peter Kuhlmann ufak bir fonetik oyunla Namlook’a döndü. (Kuhlmann’ı İngilizce tersten okuyunca Namlook ortaya çıktı)

SG – Fax birçok kişiye göre dalının en iyi plak şirketi ancak bir konu var ki soru işaretleri doğuruyor. Çıkan tüm albümler sınırlı sayıda basılıyor. Bu bir bakıma olumlu ancak özellikle Türkiye’deki insanları göz önünde bulundurursak albümlere ulaşmak çok zor bir hal alıyor. Bu sınırlama nereden geldi ve gelecekte de devam edecek mi?

PK – Önce iltifat için teşekkür edeyim. Bence birçok kaliteli plak şirketi var ancak onların çoğu Türk ve doğu müziğinin büyüleyici özelliğini keşfedemediler.

Sınırlama ise müziğimizin bizim için değerinden kaynaklanıyor. Çıktığı an tükenme diye bir şey yok. Bizim popüler kaygılarımız yok. Bu sanatsal değerlerle alakalı ve açgözlü davranıp saygı duyduğum değerleri yıkmadan müzikten geçimimi sağlayabildiğim için de çok mutluyum.

Eğer insanlardan gelen talepler üst düzeydeyse o albümü Fax’ın altındaki bir plak şirketi olan “Ambient World”’den tekrar çıkartıyoruz ve bunda sınırlama yok ama orjinal sayısı hep o şekilde kalıyor. Ayrıca tüm parçalarım ITunes’da da yer alıyor.

SG – Burhan Öcal önemli bir Türk sanatçı. Onunla beraber “Sultan” adlı bir projeniz var ve bu projeden üç albüm çıkardınız. Onunla çalışmayı nasıl buldunuz ve bu “Sultan” serisi ileride de devam edecek mi?

PK – Bu seriye elbette devam edeceğiz. Burhan’la birlikte 3 albüm çıkardık. “Sultan”’la başladık, “Sulta Osman” ve “Sultan Orhan”’la devam ettik. İlk iki albüm “Ambient World”’den tekrar yayınlandı talep üzerine.

Burhan’la çalışmak muhteşem bir duygu. İnanılmaz bir performans sergiliyor ve birkaç enstrümanı çalabilenler arasında tanıdığım en iyisi. Ayrıca saygı duyulması gereken bir aktör. Aslında ona ilk “Türk Maximilian Schell” diyen bendim 1996 yılında ve o zaman aktör olabileceğine de inanmıyordu. Ancak onun canlı performansını seyrettiğinizde şovundaki o teatral vurgular inanılmaz ve sizi o anın derinliğine çekip götürüyor bu yeteneğiyle.

Elbette biz müzik sayesinde yakın dost olduk ve her yeni çalışmada mükemmele yönelen bir misyonumuz var. Misyonumuzun bir parçası da Türk müziğine ve kültürüne duyduğumuz saygı ile birlikte yöresel çalgılarla elektronik müziğin aynı duyguda birleşmesi. Osmanlı İmparatorluğu’nu fazla popülerliğe kaymayan modern bir şekilde tanıtmaya çalışıyoruz.

Bazıları onunla çalışmalarımda benim etkimin az olduğunu düşünüyor. Burhan bana gerekli tüm yapıtaşlarını veriyor ve ben de bunları düzenleyerek vermek istediğimiz duyguya en uygun hale getirmeye çalışıyorum. Elektronik olarak öne neyi çıkarmak gerekirse çıkarıyorum fakat genelde sonuç önemli. Burhan’ın inanılmaz yeteneği ve üretkenliği ile benim Türk müziğine bakış açım birleştiğinde ortaya güzel bir yemek çıkıyor.

SG – Burhan Öcal’ın yanında Bill Laswell, Richie Hawtin, Klaus Schulze, David Moufang, Tetsu Inoue, Uwe Schmidt (Atom Heart) gibi dünyaca ünlü diğer birçok sanatçı ile de ortak çalışmalarınız var. Bu çalışmalar nereden doğuyor ve nasıl şekilleniyor?

PK – Müzik dünyasında görünmese de her şey birbirine bağlıdır. Tanıdığınız insanlar başkalarını tanır, onlar da başkalarını. Bazen ben birine ulaşırım, bazen başkası bana, bazen biri bizi buluşturur. Her seferinde farklı oluyor.

Bir ortak çalışmaya başladığınızda önce bir süre geçmesi gerekiyor. Evlilik öncesi tanışma gibi burada birbirimizi tanımaya çalışıyoruz ve bakış açılarımızı öğreniyoruz. Ortak bir projede ortaya çıkan sonuç genel olarak ihtimallerin toplanmasından farklı oluyor. Bu da zaten asıl güzel kılan nokta. Ben ortak projelere çok açık olduğumdan da sürekli yeni projeler ortaya çıkabiliyor.

SG – Bir albüm hazırlarken ortak proje yapmanın etkisi nedir? Avantajı ya da dezavantajı var mı? Diğer sanatçılarla da Burhan Öcal’la çalıştığınız gibi mi çalışıyorsunuz?

PK – Her ortak çalışma farklıdır. Burhan’la çalışmalarımızda onun üretkenliği ve katkısı o kadar yüksek ki benim düzenlemeyi yaparken elimde çok büyük bir hazinem oluyor. David Moufang ile biz genel olarak stüdyoda canlı performans sergileriz ve her şeyi kaydederiz. Daha sonra o bunları CD boyutuna göre aranje eder ve bana da mastering ve sorround ayarlamaları kalır.

Ortak çalışmanın en büyük avantajı hız. Her zaman size “bu güzel” veya “işte bu olmadı” diyebilecek biri var. Yalnızken bunu kendinize söylemeniz, söyleseniz bile inandırmanız uzun sürebiliyor. Ayrıca diğer büyük avantajı ise bu çalışmaları yapmak çok ilginç. Her seferinde yeni bir macera, yeni bir kişi ve o kişiden öğrenilecek milyonlarca şey. Bundan güzel ne olabilir?

SG – Peki sizin Türkiye’deki hayranlarınıza söyleyeceğiniz bir şey var mı?

PK – Müziğimi dinlediğiniz için gerçekten çok memnunum. Türk ezgilerinden birer küçük parça alıp bunları popüler ama saygısız parçalar haline getirmek istemiyorum. Umarım Türk mziğine saygı ve sevgimi prodüksiyonlarımda yeterince doğru vurgulayabilmişimdir. “Sultan Murad” için de gözlerinizi dört açın diyebilirim.

Sühan Gürer 2006

6.5.07

Peter Kuhlmann Aka Pete Namlook - Twin Towers of Ambient 1

Peter Kuhlmann’ı herkes Pete Namlook olarak tanıyor ve bu ince fark da soyadının İngilizce olarak tersten okunmasıyla elde ediliyor. Pete Namlook’taki tek terslik de bu olsa gerek.

Aslında her şeyin başlangıcı 1992 yılı. Peter Kuhlmann adında bir genç esinlendiği mistik doğu müziği ki bunun temelini Türk müziği oluşturuyor, caz, elektronik ve soul müziklerinin bir potada eridiği çalışmalar yapmak istiyor ve bu yolda adım atıyor. Birçok şey deniyor ancak plak şirketleri ya fazla popvari, ya da fazla uçuk diyerek çalışmalarını kabul etmiyorlar. Bu arada DJ Criss’le birlikte yaptığı çalışmalardan “True Colors” Pascal Feos tarafından beğenilmemesine rağmen el altından 500 kopya satabiliyorlar. Bu onlar için bir umut ışığı oluyor. Sonra da DJ Criss Kuhlmann’ı Music Man’den biriyle tanıştırıyor. Üretkenliği had safhada olan bu genç doğrudan bir plak şirketi kurmaya ve çalışmalarını buradan yayınlamaya başlıyor. Kurduğu şirketin adı bugün Ambient tarzında bir efsane olan plak şirketi Fax.

Plak şirketi ilk kurulduğu zamanda 2 haftada bir yeni bir çalışma yayınlayabilecek kadar heyecanlı ve üretken Kuhlmann. Sürekli yeni aletler denemesi, sesteki değişimlere verdiği önem, farklı müzik altyapılarına duyduğu ilgi ve genel olarak bakış açısı sebebiyle dikkat çekmeye başlıyor.

Kuhlmann’ın plak şirketinin başlangıcı için sözleri ise şöyle: “Her şey çok zor oldu. Ancak plak şirketi başladıktan sonra bütün müzikal hayallerimi desteklediler ve asla benimle müziğim hakkında tartışmadılar.”

Kuhlmann’ın ilk çalışmaları genel olarak zamanın bugüne oranla çok daha farklı bir yapıda bulunan Techno türünde geldi. Fakat sürekli aklında daha sonradan “Ambient” olarak adlandırılan o müziğin beklentisi vardı. Dönmek istediği bu yönde ona eşlik eden ya da kapıyı açan kişi bu türde başka bir efsane olan Dr. Atmo idi. Birlikte Silence-1 adlı bir çalışma çıkardıktan sonra Kuhlmann’ın hayatı tamamen değişti ve farklı bir yön aldı. O günlerde müzik çevrelerinde tamamen yalnız olmaları sebebiyle kabul görmekte zorlandılar. Sonunda 320 CD basmak için anlaşma yaptılar ve hepsi çok kısa sürede tükendi. Bu albüm Almanya açısından da çok önemliydi çünkü Ambient türünde çıkan ilk tam CD’ydi.

Bu zorlu ama başarılı başlangıç Peter Kuhlmann’a aradığı gücü verdi ve çalışmaları hızını artırarak devam etti. Birçok efsanevi sanatçıyla çalışmalar yapan Kuhlmann, bu sanatçılarla yaptığı ünlü serilerle giderek plak şirketini ayrı noktalara getirdi. Daha sonra plak şirketi altında 4 şirket daha kuran Pete Namlook her şirketin ayrı bir özelliğe sahip olmasını sağladı. Fax’ten (Peter Kuhlmann-PK) çıkan çalışmalar ya kendi, ya da biriyle birlikte yaptığı ve sınırlı sayıda (Genel olarak 1000) basılan albümlerden oluşuyor. “Peter’s Sublabel” (PS) ise tamamen başka sanatçıların yaptığı çalışmalardan ibaret. “Peter’s Worldlabel” (PW) ise genel olarak Almanya dışından sanatçılarla birlikte yaptığı çalışmaları içeriyor. “Ambient World” (AW) ise çok fazla istek alan PK albümlerinin limitsiz sayıda basımlarından oluşuyor.

Kuhlmann PK olarak da anılan Fax plak şirketinden Klaus Schulze ile “Dark Side Of The Moog” serisini, Dr. Atmo ile “Silence” serisini, Atom Heart ile “Jet Chamber” serisini, David Moufang aka Move D ile “Koolfang” ve “Move D / Namlook” serilerini yayınladı. Peter’s Worldlabel’dan ise Bill Laswell ile “Psychonavigation” ve “Outland” serilerini, Burhan Ocal ile “Sultan” serisini, Tetsu Inoue ile “2350 Broadway” serisini, Richie Hawtin ile “From Within” serisin yayınladı.

Bugüne kadar çalışmalarıyla Almanya’da yeni bir müzikal türün gelişmesinde ciddi katkıları olan ve çizgisinden uzaklaşmadan genel olarak müziğe etki yapabilen biri Peter Kuhlmann. Burhan Öcal ile yaptığı çalışma sonrası adını geç de olsa Türkiye’de de ciddi kitlelere duyurdu ancak gerek eski gerekse yeni çalışmalarının daha da ilgiyle izlenmesi gerekiyor. Türk müziğinden esinlenerek yaptığı onca çalışma sayesinde de Türkiye’nin Almanya Fahri müzik elçiliğine aday olması gereken Kuhlmann önümüzdeki yıllarda da bu nosyonu hakkıyla taşıyacak ender sanatçılardan biri.

Sühan Gürer 2006

19.2.07

Derleme Albumler... (2)

VA - Life On Remix (Klick Records, 2007)

Klick Records'ın çıkardığı bu yeni derleme albüm çok yakında karşımızda. Albüm mixlenmiş bir şekilde karşımızda ve ciddi anlamda çok başarılı seçimlerden oluşuyor. Albümde Scsi-9'ın 2 çalışmasının yanında Sunset Blvd, Serafim Tsotsonis, Nikos Diamantopoulos ve Hiroshi Watanabe gibi yetenekli isimlerin çalışmaları var. Albümde Stokholm'ün romantik cazının yanında Küba cazı, deep house, tribal deep house ve hatta G-Pal'in düzenlemesinin katkılarıyla tech-house türleri var. Ancak şunu söylemek gerekirse tribal deep house ve tech-house'u albüme pek yakıştıramadım. Mikael Delta ve G-Pal alınmasın. Sakin kafayla dinlemek için çok güzel bir albüm.

VA - NRK: 10 (NRK Sound Division, 2006)

NRK Sound Division 1996 yılında kurulan Bristol merkezli, house ve tech-house türlerinin temsilcisi bir plak şirketi. Ian Pooley, Nick Holder, Freeform Five, Miguel Migs, Jamie Anderson, Joey Negro, Hipp-E ve Peace Division gibi birçok ismin plaklarını yayınlayan bir şirket ve yeni bir derleme albümle karşımızda.

Albüm 3 diskten oluşuyor. House, deep house ve tech-house türlerinden çok başarılı çalışmalar var ve sıkılmadan çok güzel bir şekilde dinleniyor. Eğer konu 3 disk arasında bir seçime gelirse de kesinlikle ilk disk açık ara önde. En zayıfları ise bana göre ikinci disk. Yine de geneline bakılırsa temsil ettiği türler açısından gayet doyurucu bir derleme albüm.

VA - A Year Of Mule Electronic (Mule Electronic, 2006)

Tokyo merkezli başarılı bir plak şirketi Mule Electronic. Aslında Mule Musiq çatısı altında ve Mule Electronic Distribution'ın da kardeşi konumunda. Temelinde minimalist ve deneysel çalışmaların ağırlığı dikkat çekiyor Mule'larda. Dublee, Terre Thaemlitz, Pantone ve Wechsel Garland gibi önemli isimler yer alıyor burada.

Albüme gelince 2006 yılında Mule şemsiyesinden çıkan çalışmaların orjinal versiyonları veya düzenlemeleri yer alıyor. Albümde Mule'un genelinde olduğu gibi deneysellik ve minimalizm ön saflarda yer alıyor. Zaman zaman eski tekno altyapılara da el atılıyor. Özellikle Code E'nin Analysis And Evaluation adlı çalışmasında bu ön plana çıkıyor. Mule Electronic ve hatta Mule ailesini sevenler açısından güzel bir derleme albüm.

28.12.06

Kısa Kısa Plaklar... (10)

Jon Gaiser - Neural Block (M_nus, 2006)

2006'nın Şubat ayında M_nus etiketiyle çıkan "And Answer" adlı plağı ile minimalist elektronik müzik camiasını derinden etkileyen genç yetenek Jon Gaiser yine aynı şirketten yeni plağını çıkardı.

Plakta Jon Gaiser'in minimalizme bakış açısının yanında öldürücü melodileri ve insanı dansa sürükleyen genel parça yapısı apaçık ortada. Vuruşların düzeni insanı harekete yönlendiriyor. Keskin vuruşlarla kesik melodileri destekliyor ve pastanın üzerine de ses kesitlerini krema niyetine kullanıyor. 4 çalışma içeren plakta "Neural Block", "Half Life" ve "Seepage" çok başarılı.

A1) Neural Block
A2) Half Life
B1) Seepage
B2) Separation

Martin Buttrich - Cloudy Bay (Pokerflat, 2006)

Evvelsi hafta Radar Live etkinliği kapsamında Loco Dice ile birlikte Türkiye'ye gelen ve çok başarılı bir canlı performans sergileyen Martin Buttrich'in yeni plağı Pokerflat'ten çıktı.

Minimalist yaklaşımıyla tech house öğelerini birleştiren ve eğlenceli bir çalışma ortaya çıkaran Martin plağın ilk parçası "Cloudy Bay"'de çelloya da yer vermiş. Bu kombinasyon gerçekten etkileyici. "What's Your Name" adlı ikinci çalışma ise biraz daha sakin bir minimalist techo house kıvamında. Plaktaki son çalışma "Lazy Bastard" ise daha hareketli ve neşeli. Keskin vuruşların bu noktada önemli bir katkısı var çalışmaya.

A1) Cloudy Bay
B1) What's Your Name
B2) Lazy Bastard

Thomas P. Heckmann - Tangents (Bpitch Control, 2006)

1983'ten beri DJ'lik yapan ve 1991'den beri de plakları yayınlanan elektronik müziğin önemli isimlerinden Thomas P. Heckmann'ın yeni plağı Ellen Allien'ın BPitch Control adlı plak şirketinden çıktı.

Plak Bpitch'in son dönemdeki eğilimlerinin aksine yoğun bir tekno havasında. İlk çalışma "Tangents" minimalistik bir tekno edası içeriyor. Eğlenceyi ise kendisine çok yakın tutmuş. Plağın arka yüzünde ise "Medusa" güçlü vuruşlarla karşılıyor. Yapısal açıdan oldukça endüstriyel. "Strobe" ise bir nebze daha deneysel bir tekno çalışması. "Medusa"'ya göre biraz daha yavaş kalıyor ancak içindeki abstrakt melodiye çok daha uygun bir şekil almış bu haliyle.

A1) Tangents
B1) Medusa
B2) Strobe

Tanıtım linkleri Phonica Records'dan alınmıştır.

15.12.06

Kısa Kısa Albümler... (10)

Voafose - Voafose (Rephlex, 2006)

Voafose aslında hakkında birçok dedikodu olmasına rağmen gerçek bir kişi ve Jeremy Simmonds'dan başkası değil. Luke Vibert'le ortaya koyduğu ortak proje Vibert/Simmonds'dan da tanınıyor.

Rephlex'ten çıkan her albüm veya plağın normal olması beklenmiyor ancak Voafose şu ana kadar tanık olduğumuz sınırların da dışında. Albüm çok farklı ama bir o kadar da güzel. 20 yıldır yaptığı çalışmalardan 20 tanesi seçilmiş.

Albümde deneyselliğin bile sınırları zorlanıyor demek sanırım abartı olmaz. Synthisizer denemeleri, ambient zorlamaları ve kaset kayıtları üzerinde oynanan oyunlar albümün her noktasına hakim. Yine de dinlemek hiç de beklendiği gibi zor değil hatta aksine kolay.

Rephlex

Paul St Hilaire - ADSOM - A Divine State Of Mind (False Tuned, 2006)

Dominik doğumlu ve şimdilerde Almanya'da yaşayan reggae ve dub sanatçısı Paul St Hilaire aslen profesyonel müzik hayatına Tikiman adlı proje adı altında başladı. Bu projeyle Kruder & Dorfmeister başta olmak üzere birçok isimle çalışma imkan buldu.

Daha sonra tekrar kendi adı altında çalışmalar yapmaya başladı ve 2003 yılında çıkardığı ilk albümden sonra yeni albümünü de bu ay çıkardı. Almanya'nın dub ve reggae sahnesinin en önemli isimlerinden biri olması sebebiyle de albüm merakla bekleniyordu ve beklentiler genel anlamda karşılandı.

Elektronik müzik ve dub müziği ortak paydada buluşturmaya çalışan Paul St Hilaire bu konuda gerçekten cesur diyebileceğimiz sanatçılardan. İşin sonucuna bakılırsa da cesaretinin yanında bolca da yetenek var. Sakin bir zamanda dinlenmesi ve tadına varılması gereken bir albüm.

False Tuned

Contriva - Separate Chambers (Morr Music, 2006)

İlk çalışmalarını 1996 yılında yayınlayan Contriva Hannes Lehmann, Masha Qrella, Max Punktezahl ve Rike Schuberty'den oluşuyor. Grup 10. yılını bu sene doldurdu ve bu yılı da Morr Music'ten geçen ay çıkardıkları 4. albümleriyle kutladılar.

Albümdeki temel müzik rock olarak nitelendirilebilir ve bir alt klasmana indiğimizde pop rock ve indie rock'ın karışımı demek daha doğru olur. Albümde yükselişler ve düşüşler yoğunlukta. Hava bazen depresifken bazen neşeli duygusallığa yol verebiliyor. Ancak albümdeki Morr Music imzası çalışmaların çok başarılı bir şekilde yapılandırıldıklarını ortaya koyuyor daha dinlemeden. Dinledikten sonra da bize onay vermek kalıyor sessizce. Albümde gitarın kullanımı da elektronik altyapı ile etkileyici bir uyum içerisinde. Gerçekten güzel bir müzik.

Contriva @ MySpace

12.12.06

Kısa Kısa Plaklar... (9)

Reich - Remixed 2006 (Nonesuch, 2006)

Steve Reich 1936 doğumlu bir besteci. Klasik minimalist besteciler söz konusu olduğunda Philip Glass ile birlikte adı en önde anılan isim. Dostlukları da aynı oranda ön planda.

Steve Reich'a daha önce de 1999 yılında düzenlemeler yapılmıştı ve bu çalışmaları yapanlar arasında Mantronik, Coldcut, Ken Ishii, Andrea Parker ve Freq Nasty & BLIM gibi kendi dallarının önemli isimleri vardı. Şimdi çıkan plak ise Alex Smoke, Four Tet ve Ruoho Ruotsi'nin düzenlemelerini içeriyor.

Alex Smoke'un "Proverb"'e yaptığı düzenleme minimalizmin doruklarında. Çalışmada orjinal çalışmadan alınan kesitler yenilenen yapıya başarıyla konumlandırılmış ve Alex Smoke'un kendi tarzını da andıran bir sonuç ortaya çıkmış. Four Tet ise "Drumming" adlı çalışmaya düzenleme yapmış ve minimalizmin yanında deneyselliği elden bırakmayan bir yapıda. Ruoho Ruotsi'nin "Music For 18 Musicians"'a yaptığı düzenleme ise aslında orjinal çalışmaya olan hayranlığım yüzünden objektif olamasam da bana en başarılı gelen.

A1) Reich - Proverb (Alex Smoke Remix)
B1) Reich - Drumming (Four Tet Remix)
B2) Reich - Music For 18 Musicians (Ruoho Ruotsi's Pulse Section Dub)

Nonesuch

Gabriel Ananda - Ananda's Bassmaschinchen Part 2 (Treibstoff, 2006)

Gabriel Ananda Levermann küçüklüğünden beri içinde olduğu müzik dünyasında aslında bir Rock yıldızı olmak isterken Steve Reich ile müzikal anlamda tanışmasından sonra minimalist elektronik müziğe yönelen bir isim. Kilit nokta ise Sven Vath'in 1995 yılındaki bir performansını izlemesi olmuş.

Bu plak Ananda'nın bu yılın Ocak ayında çıkardığı 1. plağın devamı niteliğinde. Plak 3 farklı çalışma içeriyor. İlki "Lo Go", güçlü vuruşlarla başlıyor ve tech house türünün ağırlığı hissedilirken ortaya trance benzeri bir melodi giriyor ve her şey berbat oluyor. "Medulationen" adlı ikinci çalışma ise yine Ananda'nın klasikleşen vuruşlarıyla başlıyor ve gelişerek güzel bir tech house'a dönüşüyor. "Take Off Sweep" ise tamamen deneysel ve ambient bir çalışma. Oldukça yoğun atmosferik bir havası var ve parça boyunca giderek tizleşen bir melodiye sahip.

1) Lo Go
2) Medulationen
3) Take Off Sweep

Gabriel Ananda

Meat Katie & Aquasky - Feathers (Lot49, 2006)

Meat Katie veya asıl adıyla Mark Pember breakbeat dünyasının çok yakından tanıdığı bir isim. Uzun zamandır prodüksiyon yapan Avustralyalı prodüktör Unkle, Underworld gibi birçok isimle çalışmalar yaptı. Aquasky ise Dave Wallace, Kieron Bailey ve Brent Newitt'tan oluşan yine ünlü bir breakbeat triosu. 1995'te başlayan birliktelikleri önce Masterblaster ile ortak projeleri sayesinde drum n bass türünün başarılı örneklerini sergiledi ve Aquasky da kendi başına breakbeat sahnesinde yerini aldı.

Bu iki önemli ismin birleştiği plakta ortak çalışmaları Feathers'ın yanında bu çalışmaya Radioactive Man, Marco Bailey ve James Talk'un yaptığı düzenlemeler de yer alıyor. James Talk'un düzenlemesi acid house olarak nitelendirilebilir ve eğlenceli bir düzenleme. Marco Bailey'nin düzenlemesi ise haliyle tekno türünde ve uplifting yapısıyla gerçekten çekici. Radioactive Man ise breakbeat türünde biraz daha karanlık bir düzenleme yapmış. Düzenlemedeki filtreli org melodisi genel karanlık atmosfere çok farklı bir hava katmış.

Meat Katie
Aquasky

Parçaların tanıtım linkleri Juno Records'dan alınmıştır.

27.11.06

Derleme Albümler... (1)

VA - Kalte Füsse Compilation 2 (Kalte Füsse, 2006)

Kalte Füsse'den gerçekten çok etkileyici bir derleme albüm daha geldi. Serinin ilk derlemesi 2005 yılının Temmuz ayında piyasaya sürülmüştü ve 2.si de bu sene Eylül ayında raflarda yerini aldı.

Derleme albümde Kalte Füsse sanatçılarının çalışmaları yer alıyor. Tür bakımından gayet geniş bir bakış açısıyla bizlere sunulan derlemede geçişler yok ve parçalar bütün halleriyle yer alıyor.

Albümde dub, house, tekno ve minimal türlerinden çalışmalar var ve birçoğu da çok başarılı. Ne dinlemek istediğini o anda kestiremeyenler için ideal denilebilir.

Albümde yer alan isimlere gelince, Dub In A Nutshell, Einmusik, Joachim Spieth, Martin Eyerer, Sweet N Candy, Jacek Sienkiewicz karşımıza çıkıyor.

Kalte Füsse

VA - Freestyle Candies Vol 2 (Klang Elektronik, 2006)

Alter Ego'dan tanıdığımız iki güzide insan Roman Flügel ve Jörn Elling Wüttke'nin hazırladığı serinin 2. derleme albümü Haziran ayında piyasaya çıktı. Aslında buna tam anlamıyla albüm demek doğru olmaz çünkü bir müzik diski ile birlikte bir de video dvd'si yer alıyor. DVD'de derlemedeki çalışmalar için Hochschule für Gestaltung öğrencileri tarafından çekilen video klipler var. Sadece bu açıdan bile çok özgün bir çalışma. Klang Elektronik'den çıkan 100 numaralı çalışma için de daha azı beklenemezdi zaten.

Derlemelere gelince Klang Elektronik sanatçıları tarafından hazırlanan ve Alter Ego tarafından mikslenen muhteşem çalışmalar. Albümde Isolée, Farben, Lucien N Luciano, Sensorama, Closer Musik, Alter Ego ve Two Lone Swordsmen gibi isimlerin çalışmaları ve düzenlemeleri yer alıyor. Tüm bu isimler birleşince de mutlaka dinlenmesi gereken bir derlemenin ortaya çıktığını söylemek hiç de zor olmuyor.

Ongaku Ailesi

VA - Play. Plastic City (Plastic City, 2006)



Plastic City 1999 yılında kurulan Almanya merkezli bir plak şirketi ve Daredo plak şirketi ailesinin de bir üyesi. Bünyesinde Terry Lee Brown Jr., The Timewriter, Jeff Bennett, Soda Inc., G-Pal ve Dualists gibi house ve tech house'un önemli isimlerini barındırıyor. Ayrıca Gui Boratto da 2005'te ve 2006'da buradan iki plak çıkardı.

Tarz olarak temelinde tech house'a ağırlık veren bir plak şirketi Plastic City ve bu konuda ciddi bir saygınlığa sahip. Doğruyu söylemek gerekirse bu derleme albümde de tüm bu saygınlığın sebeplerini açıkça ortaya koyuyorlar.

Derleme albüm hem mikslenmiş, hem de saf haliyle 2 ayrı şekilde piyasaya sürüldü. Bu 2 çeşit arasında çalışmaların sıralanmasında da farklılık var.

Derleme genelinde güçlü vuruşlar, hareketli ve eğlenceli tech house melodileri dinleyeni harekete geçiriyor. Cumartesi akşamı çıkmadan önce dinlemek ve hızlı bir geceye hazırlanmak için ideal bir yapısı var.

Plastic City

23.11.06

Kısa Kısa Plaklar... (8)

Gui Boratto - Gate 7 (K2, 2006)

Asıl adıyla Guilherme Boratto Brezilyalı bir prodüktör. 2005 yılında başladığı profesyonel müzik yaşamında 2 yıl içerisinde birçok başarılı çalışmaya imza attı. Bu süre boyunca K2, Kompakt, Harthouse, Plastic City ve Audiomatique gibi önemli plak şirketlerinden plakları yayınlandı. Güney Amerika'nın en çok gelecek vadeden ismi olarak ön plana çıkıyor.

K2'den çıkardığı yeni plağında ise yine minimalist öğelerin yanında tekno ve tech-house'a kayan üst yapıları sergiliyor. Plağa isim veren Gate 7 adlı çalışma gerçekten çok güzel. Etkileyici bir minimalist altyapının üzerinde hareketli bir melodi ve güzel vuruşlar var. B yüzünde yer alan Chains ise doğrudan güçlü bir tekno etkisi altına alıyor. Gabriel Ananda havası veriyor dinleyiciye. İki çalışma da gerçekten etkileyici. Bir hayli dinleyeceğimiz bir plak.

Gui Boratto

A1) Gate 7
B1) Chains

Linkler Phonica Records'dan alınmıştır.

Angelo Battilani & Efdemin - Empty, Lohn & Brot (Liebe Detail, 2006)

Açıkçası adını daha önce duymadığım Angelo Battilani ve Efdemin'in (Phillip Sollmann) yeni plağı Liebe Detail'den çıkıyor. Efdemin daha önce Dial plak şirketinden 2 plak yayınlamış ve genel olarak dikkat çekmişti.

Özellikle Battilani'nin çalışması Empty beni inanılmaz etkiledi. Wighnomy Brothers'ın kullandığı sık tekrarlı tiz vuruşları daha güçlü olarak kullanmış ve bu çok etkileyici olmuş. Vuruşlarla kendine has bir melodi yaratmış. Mutlaka dinlenmesi gereken bir çalışma. Efdemin'in Lohn & Brot adlı çalışmasına gelince çok daha derinden başlıyor. Minimalizm ve tech-house arasında gidip geliyor genel olarak. Parça tam gelişiminden sonra daha hareketli bir hal alıyor ve sonuç oldukça güzel.

A1) Empty
B1) Lohn & Brot

Linkler Word And Sound'dan alınmıştır.

Isolee - Hermelin (Playhouse, 2006)

Asıl adı Rajko Müller olan Isolée, elektronik müzik dünyasının çok başarılı temsilcilerinden biri. Bugüne kadar gerek Playhouse'un önemli kalelerinden biri oldu ve bunu devam ettirecek gibi görünüyor.

Isolée yeni plağında her zamanki gibi minimalist bir bakış açısı çiziyor. Bunun yanında kullandığı vuruşlar açısından biraz daha güçlü denebilir. Hermelin adlı açılış parçası da bunun güzel bir örneği. Güçlü vuruşların üzerinde atmosferik bir hava ve keskin bir melodi var. Onun da üzerine keman benzeri bir melodi daha geliyor ve zıtlar çatışması oluşuyor. Willy Skipper'a gelince elektro vuruşların üzerine minimalist bir melodi var. Melodi daha çok Güney Amerikalı prodüktörlerin havasını veriyor. Parçada bolca ses kesidi var. Sleazy Bee ise funk etkili bir melodinin ağırlığı seziliyor. Yer yer giren ses kesitleri ile bir nebze de olsa minimalist bir hava yaratılmaya çalışılmış gibi ancak bence pek de başarılı olamamış.

Isolée

A1) Hermelin
B1) Willy Skipper
B2) Sleazy Bee

Linkler Phonica Records'dan alınmıştır.

Linklerin hepsi düşük kalitededir ve tanıtım amaçlıdır. Alınma güvenme olmasın.

22.11.06

Kısa Kısa Albümler... (9)

Dimlite - This Is Embracing (Sonar Kollektiv, 2006)

Dimitri Grimm'in projesi Dimlite, 2. albümü This Is Embracing'i de Jazzanova'nın plak şirketi Sonar Kollektiv'den çıkardı. 1980 yılında İsviçre'de doğan Dimitri Grimm, caza modern ve farklı bir yorum getiriyor. 2003 yılından beri Sonar Kollektiv çatısı altında ve git gide daha başarılı prodüksiyonlara imza atıyor.

Caz altyapısının üzerine zaman zaman idm, hip hop ve beat vuruşları yerleşiyor. Bunun yanında caz altyapısı birçok çalışmada downtempo sınırlarına dayanacak kadar ağır ilerliyor. Deneyselliği de göz ardı etmeyen Grimm, ortaya farklı bir sunum çıkarıyor.

Beğendiğim çalışmalar:

2) Lullaby For Gastric Ulcer
3) Outernational Duet (Vokalde Gaby Hernandez)
5) Hungeryears & Advanced Communication
7) Sophisticated Youthpower (Vokalde Buddy Leezle)
10) The Way Blood Travels

Dimlite

Linkler Phonica Records'dan alınmıştır.

Robert Henke - Layering Buddha (Imbalance, 2006)

Birçok kişinin Monolake'in yarısı olarak tanıdığı Robert Henke (Diğer yarısı Torsten Pröfrock) 1994 yılında başlayan profesyonel müzik yaşamının dışında birçok prodüktörün kullandığı Ableton programının sistem geliştiricileri arasında.

Henke'nin 4. solo albümün en ilginç noktası tüm çalışmaların FM3 Buddha Machine Player ile hazırlanmış olması. Bu makine low-fi döngüleri çalıyor ve içerisinde 9 adet önceden kaydedilmiş döngü ile geliyor. Bu döngüleri değiştirmenin ya da silmenin imkanı yok ancak her makinedeki döngüler farklı ses yapılarına ve içeriklerine sahip. Robert Henke ise bu döngüleri filtreleyerek, hızlarıyla oynayarak ve katmanlarına ayırarak bu albümü hazırlamış. Bu albümden 500 adet basılmış olması ise onu önemli kılan ayrı bir nokta. Albüm Henke'nin yönettiği Imbalance Computer Music'ten çıktı.

Albümdeki etkileyici çalışmalar:

1) Layer 1
2) Layer 2
4) Layer 4
5) Layer 5
7) Layer 7

Monolake

Linkler Phonica Records'dan alınmıştır.

Alex Smoke - Sci.Fi.Hi.Fi. Volume 3

Asıl adı Alex Menzies olan Alex Smoke, elektronik müzik açısından son dönemde en dikkat çeken isimlerinden biri ve bu sene "Paradolia" albümüyle yakaladığı çıkışı Soma'nın Sci.Fi.Hi.Fi serisinin 3.süne imza atarak pekiştiriyor. Serinin ilk çalışmasını Ewan Pearson, ikincisini ise Luciano hazırlamıştı.

Glasgow'lu prodüktör Avrupa'da esen minimalist elektronik müzik akımına farklı bir soluk getirmeyi başardı ve birçok prodüktöre örnek oldu. Aldığı klasik müzik eğitiminin ve bunu her zaman ürettiği müziğe yansıtma çabası onu gerçekten ayrı bir noktaya getirdi. En büyük takipçileri arasında efsanevi iki isim olan Andrew Weatherall ve DJ Hell yer alıyor. Zaten daha ne olsun.

Soma Quality Recordings'in bu serisinin 3. ayağında ambient, dub ve tekno çalışmaları çok başarılı şekilde kaynaştırıyor ve sonuçta dinlemekten büyük haz duyulacak bir seçme albüm ortaya çıkıyor. Albüm tek seferde canlı olarak kaydedilmiş ve bir diğer özelliği ise hiç yayınlanmamış 2 Alex Smoke parçası içermesi. Albümdeki diğer isimler arasında Troy Pierce, Theorem & Stewart Walker, Aril Brikha, Claro Intelecto ve Thomas Brinkmann var.

Alex Smoke @ MySpace
Soma Quality Recordings

16.11.06

International Deejay Gigolos



Trendsetter dergisinin Noize ekinde 2005 yılının Ekim ayında yayınlanan bir inceleme yazım. Herkese bol notalı günler.

1996 yılında techno ve electro müziğin efsanevi isimlerinden DJ Hell tarafından kurulan International Deejay Gigolos plak şirketi başta Disko B plak şirketinin izinden gideceğinin sinyallerini veriyordu. Halihazırda o dönemde Disko B’den plak ve albüm çıkaran DJ Hell’in Gigolo’da bir tekrar yapacağı düşünülürken sanırım yetenekleri biraz hafife alınmıştı. DJ Hell’in vizyonu çok geniş ve değişikti. Günümüze geldiğimizde bu vizyonun elektronik müzik dünyasına en saygı duyulan plak şirketlerinden birini kazandırdığını rahatlıkça söyleyebilirim.

Plak şirketinde kimler yok ki. Plak şirketinden çıkan plakların çoğu DJ Hell’in prodüktörlüğünden nasibini alıyor. Buna Gigolo’dan plak çıkaran çıkan Jeff Mills, Dave Clarke, David Carretta, Miss Kittin & The Hacker, Fischerspooner, Dopplereffekt aka Japanese Telecom ve daha birçok isim dahil.

Açıkçası Gigolo Records’ın tarihini inceledikçe bir NBA All-star maçı izliyormuş hissine kapılıyorsunuz. En önemli isimleri ve hitlerini bu plak şirketinde bulmak mümkün. Açıkçası top 10 listesi yaparken inanılmaz zorlandığımı söyleyebilirim. Bunda da temel etken DJ Hell’in müzikal zevkinin inanılmaz derecede üst noktada olması.

Peki Gigolo Records tarzını oluşturan DJ Hell’in müzikal zevki nedir denirse şu şekilde açıklanabilir: acid house, elektro nu-wave, synth-pop ve teknoyu harmanlayan ve bunu yaparken de hem kendisiyle hem de dinleyenle dalga geçen bir müzik.

Aslında burada başarılı plakları da incelemek isterdim ancak ne yazık ki buna yetecek yerimiz yok. Açıkçası Gigolo’dan o denli “hit” denebilecek parça çıktı ki gerçekten ayrı bir sayfa ayırmamız gerekir hepsini yazmak istesek. Bu sebeple en iyi 10 album/plağı örnek olması amacıyla seçtim.

Asıl önemli olan Gigolo’dan plak çıkaran üstün yetenekli sanatçıların ve projelerinin müzik dünyasına olan etkileri. Electro ve techno müziğin günümüzde en yetenekli ve saygı değer görülen isimlerinden bir çoğu Gigolo çatısı altında bulundukları noktaya geldiler. Bu çatıda da dahil oldukları tarzlara şekil vermeye başladılar. David Carretta, Miss Kittin, The Hacker, Dopplereffekt, Fischerspooner, Tiga ve Savas Pascalidis gibi isimler türlerinde her zaman öncü isimler olarak öne çıktılar.

Elbette Gigolo’nun bu kadar ünlü olması ve bunun ötesinde DJ Hell’in Avrupa sosyetesinde ve sanat camiasinda bu denli sevilen bir sima olması arada bir sürprizlerle karşılaşmamızı sağlıyor. Bunlardan biri de P. Diddy’nin yani bildiğimiz ünlü rap vokalisti Puff Daddy’nin Gigolo’dan plak çıkarması. Let’s Get Ill adlı plakla ortalığı kasıp kavuran P. Diddy’nin bu plağının Gigolo’dan çıkması ise herkes için bir sürpriz oldu. Elbette bunda DJ Hell’in P. Diddy’nin albüm prodüktörü olmasının da etkisi çok büyük.

International Deejay Gigolos adında da olduğu gibi her yönden çok iddialı, aykırı ve yaratıcı bir plak şirketi. Kurulduğundan beri sürekli gündemde kalmayı başarması ise sadece uçukluğuyla olmadı elbette. Bu müzikal başarının, hatta dehanın bir göstergesi ve son çıkan plak ve albümler de Gigolo’yu daha çok uzun bir süre takip etmemiz gerekeceğini gösteriyor.

Gigolo’nun ağır topları:

1) DJ Hell
2) The Hacker
3) Miss Kittin
4) David Carretta
5) Tiga
6) Dopplereffekt
7) Fischerspooner
8) Savas Pascalidis
9) Chris Korda
10) Terence Fixmer

En iyi 10 albüm/plak:

1) Miss Kittin & The Hacker – The First Album
2) DJ Hell – NY Muscle
3) David Carretta – Le Catalogue Electronique
4) Tiga & Zyntherius – Sunglasses At Night
5) Vitalic - Poney
6) Savas Pascalidis - Galactic Gigolo
7) Fischerspooner - #1
8) Dopplereffekt - Gesamtkunstwerk
9) Terence Fixmer – Muslce Machine
10) Japanese Telecom – Virtual Geisha

International Deejay Gigolo Records

12.11.06

Kısa Kısa Plaklar... (7)

Jochen Trappe - Blackout Barbados (Connaisseur, 2006)

Connaisseur'un keşiflerinden Jochen Trappe hakkında fazla bir bilgi yok. Ancak bugüne kadar bu plak şirketinden çıkardığı 2 plak da çok başarılı ve gelecek açısından çok olumlu beklentiler yaratıyor.

Müziğine gelince güçlü, etkileyici, minimalist bakış açısına sahip ancak bunun yanında gerektiğinde dinleyicinin hazza ulaşmasını sağlamak için gerekli eklentilerden de kaçmayan bir tarzı var.

Plak açısından en basit söz 3 adet muhteşem çalışma olduğu. Temelinde minimalist tekno altyapını hakim olmasının yanı sıra Areal'dan alışık olduğumuz vuruşlara uygun yoğun vocoder ve synth'ler dikkat çekiyor. Plağın ilk parçası "Bypass" keskin ama tiz, büyük ve yuvarlak vuruşlarla birlikte başlıyor. Sonra güçlü vuruşlar kalıyor ve vocoder'ın girmesiyle parça muhteşem bir hal alıyor. "Crosstalk"'un başlangıcı ilk dinleyişte Robert Babicz'e bir atıf gibi devasa vuruşlardan oluşuyor. Bütün çalışma boyunca devam ediyor bu sarsıcı yapı. "Flux Line" ise diğer 2 çalışmaya göre daha sakin ve minimalist. Bir süre sonra o da güçleniyor ama ilk ikisi kadar değil.

Connaisseur Recordings

Atom Tm - Re-invents The Wheel (Musique Risquee, 2006)

Elektronik müzik dünyasının en üretken ve belki de en çok projesi olan insanı olan Uwe Schmidt Atom Tm projesinden yeni bir plak çıkardı. 40'tan fazla projesi olan Uwe Schmidt'in en önemli projeleri arasında Atom Tm, Atom Heart, Flextone ve Senor Coconut yer alıyor. Ayrıca Flanger'ın da üyesi Burnt Friedman ile birlikte.

Uwe Schmidt'in bu yeni plağı minimalist yaklaşımın yanında clicks and cuts akımını da içine alıyor ancak plakta yoğun bir acid dönemi yapısı da mevcut. Bu da oldukça özgün bir sonuç ortaya çıkarmış. Scratch'ler içinse The Rip-Off Artist'ten destek almış.

Plak aslında 6 çalışmadan oluşuyor ve bunlar 2 büyük parçanın 3'e bölünmüş halleri ancak bölümler arası boşluk yok ve ortaya 2 ana parça çıkmış. Ön yüzde yer alan "Form Swallows Function" hareketli yapısı, bol ses kesitleri ve sürekli yapı değiştiren acid melodilerden oluşuyor. Arka yüzdeki "Insulting The DJ" ise uzun bir konuşmayla başlıyor. Arkasından aksayan vuruşlar vokalin arkasından giriyor ve vokalin çıkışıyla çok farklılaşıyor. Vuruşların yapıları ve düzenleri funk'ı andırıyor. Yavaş yavaş parçalar yerine oturuyor ve ortaya güzel, eğlenceli bir minimalist funk çıkıyor. Parçanın sonlarına doğru ciddi bir scratch bölümü var ve The Rip-Off Artist başarılı ve orjinal bir iş ortaya çıkarmış.

Atom Heart

Repeat Repeat - Why Must (Soma, 2006)

Dave Congreve ve Mark Rutherford'dan oluşan Repeat Repeat ilk plaklarını 2005 yılında Soma Quality Recordings'den çıkardı ve 3. plakları "Why Must" da yarın piyasada olacak. Minimal tekno türünde başarılı prodüksiyonlar yapan ikilinin yeni plağı da diğerleri kadar başarılı. Bu arada Mark Rutherford'un elektronik müziğin eski prodüktörlerinden olduğunu da söylemekte fayda var.

Plakta "Why Must"'ın bir orjinal versiyon, bir de Gaiser'in Self Explanatory Mix'i yer alıyor. Orjinal versiyon altyapısı itibariyle gerçekten çok başarılı. Üzerindeki melodi ise biraz daha ağır bir yapıda ve oluşturduğu tezatla farklı hisler uyandırıyor. Vuruş yapısı ise düzenli ve etkileyici.

Gaiser'in düzenlemesine gelince ilk andan itibaren kendini fark ettiriyor. John Gaiser'in son dönemde ortaya koyduğu başarılı çalışmaların ardından yine güzel bir çalışma. Orjinaline göre daha güçlü vuruşlar tizlerle destekleniyor ve Gaiser'in minimalist bakış açısı ortaya çıkıyor. Derin bir melodi de buna eşlik ediyor.

Soma Records

10.11.06

Kısa Kısa Albümler... (8)

Bella Morte - Bleed The Grey Sky Black (Metropolis, 2006)

5 kişiden oluşan elektronik gotik rock grubu Bella Morte gittikçe artan bir dinleyici kitlesine sahip. Korn, Limp Bizkit ve Linkin Park'tan boşalan yeri doldurmaya niyetlenen grup gerçekten güzel bir iş çıkarıyor. Scratch atmamaları ise ayrı bir güzellik.

Grup 5. albümleri "Bleed The Grey Sky Black"'te yine tarzları gotik eğilimli elektronik rock tarzlarını güzel çalışmalarla sergilemiş. Özellikle klavye, vokal ve bateri güzel bir iş çıkarmış. Melodilerde yer yer 90'ların elektro pop'undan etkileşimler var. Bunun yanında "Earth Angel" adlı çalışma Beach Boys coverına benziyor fena halde. Albümde ne yaptığını anlamadım.

Albümde dikkat çeken çalışmalar:

1) On The Edge
2) Torn
3) The End Ahead
7) As The Storm Unfolds
9) Bleed Again

http://www.bellamorte.com

International Pony - Mit Dir Sind Wir View (Sony, 2006)

Stefan Kozalla (DJ Koze, Adolf Noise, Monaco Schranze), Daniel Sommer (Cosmic DJ) ve Carsten Meyer'den (Erobique) oluşan International Pony, 3 yıl aradan sonra 3. albümünü çıkardı. Çok farklı müzik türlerinden aldıkları etkileşimlerle temel olarak house, tech house ve elektro altyapılarını birleştirerek farklı bir tarz ortaya koyuyorlar. Gruptaki solo kariyeri en başarılı isim olarak da DJ Koze adıyla geniş çapta tanınan Stefan Kozalla dikkat çekiyor.

Albümün genel havası liseli aşıklar modeli masum bir romantizm ve neşe seviyesinde. Ancak tabii dinlenirken kulğa çok hoş gelen çalışmalar ve insana huzur veriyor. Albümde "Bubble In The Bottle" parçasında müzik Justus Köhncke'ye, vokaller ise Khan ve Snax'a ait. Albümün 10 ve 11. parçasında grup en iyi hakim oldukları müzik türü olan minimalist elektronik müziğe dönüyorlar.

Göze batan parçalara gelince:

2) Solid Gold
4) Gravity
5) Bubble In The Bottle (Vokalde Khan ve Snax)
9) Gonzo's Grill Party
11) Our House

http://www.internationalpony.de

Jazzanova & Resoul - Secret Love Vol 3 (Sonar Kollektiv, 2006)

Nu-Jazz'ın en önemli isimlerinden biri olan ve yakında DJ Set'i ile ülkemizi de ziyaret edecek Jazzanova ile Resoul'un Secret Love serisinin 3. derleme albümü Jazzanova'nın 1998'de kurduğu plak şirketi Sonar Kollektiv'den çıktı. Serinin ilk iki derlemesi haklı olarak büyük ilgi topladı.

Albümlerde cazın farklı çeşitlerinin yanında, downtempo, soul, lo-fi ve rock yer alıyor ancak hepsinin ortak noktası folk kültürü etrafında birleşmeleri. İlk iki albümde olduğu gibi bu albümde de bu kültürün etkisi yoğun biçimde hissediliyor. Şunu da söylemek lazım, albüm muhteşem bir derlemeden oluşuyor ve benim açımdan serinin en iyisi.

Ayrıca albümde geçtiğimiz günlerde yeni albümünü inceleme şansı bulduğum The Beauty Room'un "Holding On" adlı güzel çalışması da var. Ayrıca Jose Gonzalez, Fujiya ve Miyagi ile Milosh gibi ünlü isimlerin parçalarına da yer verilmiş.

Etkileyici çalışmalar:

2) Hanne Hukkelberg - Do Not As I Do
3) The Beauty Room - Holding On
6) Donna Regina - How Beautiful
9) Max & Harvey - Sleep
14) Inchtime - Icicles And Snowflakes
17) Milosh - You Fill Me

http://www.jazzanova.net
http://www.sonarkollektiv.com

4.11.06

Kısa Kısa Albümler... (7)

The Beauty Room - The Beauty Room (Peacefrog, 2006)

The Beauty Room aslında Kirk Digiorgio'nun grubu denilebilir. Grupta Kirk Degiorgio, vokallerde Jinadu, bateride Chris Whitten, klavyede Tom O'Grady ve gitarda Ian O'Brien var. 2005 yılında kurulan grup bu albümden önce New Religion plak şirketinden "Don't You Know" adlı bir kısaçalar yayınlamış.

Bana garip gelen nokta bu albümün Ninja Tune'dan çıkması gerekirken bugüne kadar bu türlere tamamen uzak olan Peacefrog'dan neden çıktığı. Bir değişimi mi gösteriyor bunu merak ediyorum.

Albümde funk ve jazz en çok ağırlığı ola türler. Özellikle vokal ve gitar bu konuda çok etkili bir profil çiziyor. Klavye'de Tom da başarılı bir iş çıkarmış albüm genelinde. Vokalde bir nebze Sting havası var bazı yerlerde. Gerçekten çok başarılı.

Dikkat çeken çalışmalar:

2) Burn My Bridges
3) Holding On
6) Don't You Know
7) Fortress
9) The Moment

http://www.thebeautyroom.mu

Cedric Gervais - Experiment (Ultra, 2006)

Fransız Cedric Gervais küçüklüğünden beri elektronik müziğe ilgi duyuyordu. Okul çağlarından itibaren dönemin önemli DJ ve prodüktörlerini inceleyerek kendini geliştirmeye çalıştı. Daha sonra kendi de DJ'liğe başladı ve Fransa'nın en önemli kulüplerinde düzenli olarak çalmaya başladı. Queen'de Antoine Clamaran'la birlikte cumartesi geceleri çalan Cedric, bir süre sonra Miami Crobar'da da çalmaya başladı. En sonunda şu anki evi Ibiza'daki Space'in Miami'deki kardeşine taşındı.

2006 boyunca Amerika'nın en çok dikkat çeken DJ'lerinden biri oldu ve uzun zamandır hayali olan albümünü Ekim ayında piyasaya sürdü. Albümde son dönemde Amerika'da çok ilgi gören elektro house türü açısından çok başarılı prodüksiyonlar var. Bunun yanında vokallerde de çok başarılı isimlerle çalıştı ve şimdiden Amerika'da listelerde üst sıralara yükseliyor. Çalışmalarında kullandığı güçlü vuruşlar ve etkileyici melodiler insanı sürüklüyor. Half Way Love'da bir nebze trance'e de kayıyor.

Albümde şu çalışmalar dikkatimi çekti:

1) Experiment
2) Spirit In My Life (Ft Caroline)
3) Bang
8) Fire (Ft Caroline)
12) Touch (Ft Second Sun)

http://www.cedricgervais.com/

Tsukimono - Née (Kalligrammofon, 2006)

Tsukimono sanılanın aksine bir Japon müzisyen değil, Malmö'lü Johan Gustavsson'un bir projesi. Gitar ve bilgisayarda deneysel çalışmalarıyla dikkat çeken Johan albümlerinde de bu türde çalışmalara sıkça yer veriyor. Yoğun tekrarlardan oluşan altyapılar hazırlayan ve kullandığı enstrümanlardan çıkan farklı ses melodileriyle bunları bezeyen Johan gerçekten farklı bir prodüktör.

Johan'ın Née adlı albümünde de bu deneyselliği yoğun biçimde görebiliyorsunuz. 3 yıldan uzun bir sürede çeşitli zamanlarda düzenlediği, sonra bozduğu ve tekrar düzenlediği çalışmalardan oluşan albüme bir bakıma fotoğraf albümü nitelendirmesini yapıyor. Albümde en yoğun his üzüntü ancak yer yer neşelendiği anlar da oluyor. Bu arada albümde vuruşların yerine yoğun tekrarlı ses kesitleri kullanmış. Bu açıdan da etkileyici özelliklere sahip bir çalışma.

Albümdeki fotoğraflardan beğendiklerim:

2) Gathering Heavy Breathing
5) Coins


http://yourson-shine.blogspot.com/

2.11.06

Kısa Kısa Plaklar... (6)

The Future Sound Of London - Lifeforms / We Have Explosive (Virgin, 2006)

FSOL'un tanıtmaya pek gerek yok. Brian Dougans ve Garry Cobain'dan oluşan ikili 1991 yılından bugüne kadar yayınladıkları albümler ile çok büyük bir takipçi kitleleri var. Ancak bu sefer alışılageldiğimiz çalışmalarından farklı bir plak karşımıza çıktılar.

"Teachings From The Electronic Brain" adlı en iyi çalışmalarını derledikleri albümden sonra bu plak çok ilginç geldi açıkçası. Plakta Wighnomy Brothers'ın "Lifeforms" adlı FSOL çalışmasına yaptığı 2 düzenleme yer alıyor. Bunun yanında King Roc'ın "We Have Explosive" parçasına yaptığı bir düzenleme de var. Bunlar arasından en çok A2'deki Wighnomy Brothers düzenlemesi benim ilgimi çekti. Ancak King Roc düzenlemesi de çok başarılı bir elektro disko olmuş. Hakkını yemeyelim. FSOL hayranları açısından kesinlikle değişik bir deneyim olacak bu plak.

http://www.futuresoundoflondon.com/

Noisia - Gutterpump (Incl. Tom Real & The Rogue Element Mix) (Passenger, 2006)

Nik Roos, Thijs De Vlieger ve Martijn Van Sonderen'den oluşan Noisia müziğe eğlenceli yaklaşımlarıyla dikkat çekiyorlar. Bugüne kadar çıkardıkları plaklarda her zaman eğlence amaçlı başarılı prodüksiyonlar yaptılar.

Yeni plakları ise Aquasky'ın Passanger plak şirketinden çıktı. Bunun bir sebebi de çok başarılı bir breakbeat örneği sergilemeleri. Gutterpump'ın orjinal versiyonu çok eğlenceli. Plakta bir de Tom Real ve The Rogue Element düzenlemesi yer alıyor. Düzenleme breakbeat tarzına daha uygun elbette işin içide The Rogue Element olduğu için. Ama dürüstçe söylemek gerekirse orjinal versiyonu daha çok sevdim. Yine de iki yüzü eğlenceli güzel bir plak.

http://www.noisia.nl

Jamiroquai - Runaway (Sony, 2006)

Herkesin yakında tanıdığı bir isim Jamiroquai. Ön planda yer alan isim de Jay Kay. Her ne kadar temel olarak pop türünde anılsalar da Jamiroquai çok farklı çalışmalarla karşımıza çıktı. Özellikle elektronik müziğin pop müzikle ortak noktada buluşması açısından çok büyük emekleri var.

Yeni albümlerinde yer alacak Runaway adlı çalışmanın orjinal versiyonu ve çeşitli düzenlemelerini içeren bir tanıtım diski yayınladılar. Albümdeki düzenleme çalışmaları temel olarak house türünün deep ve funky kollarına uygun. Bunlar arasından Grant Nelson'ın ve Alam Brax ile Fred Faulk'un düzenlemeleri daha çok ilgimi çekti. Yeni Jamiroquai albümü çıkmadan hafif kulak kesmek için uygun bir plak.

http://www.jamiroquai.com

30.10.06

Kısa Kısa Plaklar... (5)

D. Diggler - Em. Pulse (Resopal Schallware, 2006)

Andreas Mügge'nin bir projesi olan D. Diggler elektronik müzik dünyasında önemli yer edinmiş projelerden biri. Minimalist ağırlıklı projesinde zaman zaman tech-house ve tekno sınırlarına dayanıyor Mügge.

Bu uzunçalar plak aslında yine Resopal'dan albüm olarak da yayınlandı. Plakta 8 parça var, albümde ise giriş ve bir ara hariç 16 parça. Plakta yine minimalist bakış açısı ağırlıkta. Özellikle A1'deki Fractals, A2'deki Odic Force, C1'deki Graviton, D1'deki Axiom ve D2'deki Magnetized en dikkatimi çeken çalışmalar. Henüz albümü dinleme şansı bulamadım. Dinlediğimde albümü de inceleyeceğim.

http://www.digglermusic.de

Loco Dice - Raindrops On My Window (Cadenza, 2006)

Loco Dice, Dice Corleone adında Düsseldorf'lu bir prodüktör. Bu sene Cocon Recordings'den çıkardığı "Carthago" ve M_nus'tan çıkardığı "Seeing Through Shadows" adlı plaklarla uzun süre listelerin üst sıralarında yer aldı.

Bu tanıtım plağında ise tek çalışma var. Oldukça güçlü bir başlangıca sahip. Alman minimalistlerinin tipik vuruşlarından. Altta ise kesik kesik bir çok ses kesiti var. Bu da minimalist tarz etkisini artırıyor. Ancak biraz da clicks and cuts'a yakın bir duruş sergiliyor. Giriş bölümünden sonra melodi de vuruşlarla orantılı olarak giriyor ve parça havasını buluyor. Vokal ise oldukça oryantal ve farklı bir his veriyor. Başarılı bir çalışma kesinlikle.

http://www.locodice.com

Scsi-9 - Railway Sessions (K2, 2006)

Rus Anton Kubikov ve Maxim Milyutenko'dan oluşan Scsi-9 1999'dan bugüne kadar yaptığı çalışmalarla beni hayran bırakan bir proje ve bu konuda hiç de yalnız değilim.

Plakta tekno ve minimal house arasında gidip gelen bir hava var. Railway 1, 2 ve 3 adlı üç çalışma var. Bunlardan ilki oldukça güçlü vuruşlara sahip ve eğlenceli bir melodisi var. İkincisi ise daha da güçlü vuruşlarla giriyor nazire yaparcasına. Melodi ise eski filmlerden kalma. Son parça ise benim plaktaki favorim. Farklı bir melodi altında insanı hareketlendirecek uyguluktan güzel vuruşlar.

http://www.scsi-9.com

24.10.06

Kısa Kısa Plaklar... (4)

Booke Shade - In White Rooms (2)(Get Physical, 2006)

Booka Shade Walter Merziger ve Arno Kammermeier'den oluşan Alman bir ikili. Prodüksiyon yaparken kullandıkları başka isimler de var ancak bugüne kadar bunlar arasında en çok dikkati çeken Booka Shade oldu.

Özellikle 2006'nın Mayıs ayında çıkardıkları Movements albümüyle büyük çıkış yakalayan ikili prodüksiyonlarını genel olarak M.A.N.D.Y. ve DJ T ile birlikte yönettikleri Get Physical Music plak şirketinden yayınlıyor.

Plakta Booka Shade'in "In White Rooms" adlı çalışmasına Shinedoe ve Mexico!nun yapmış oldukları düzenleme yer alıyor. Iki düzenlemenin de oldukça başarılı olduğunu söyleyeyim.

http://www.bookashade.com/

Pheek - Lignes Et Directions (Archipel, 2006)

Pheek olarak bilinen Quebec'li müzisyen Jean-Patrice Remillard'ın prodüktörler arasındaki iletişimi ve yardımlaşmayı artırmak amacıyla kurduğu plak şirketi Archipel'den çıkardığı yeni plak piyasaya çıktı.

Pheek şu anda bize sunduğu tarzı Richie Hawtin'in bir performansından etkilenerek şekillendirmeye başlamış ve gerçekten faydalı olduğunu söyleyebilirim. Minimalizmi gerçek haliyle bizlere sunmaya çalışıyor ve gerek ses kesiti kullanımı, gerekse parçalarında kullandığı yapı itibariyle çok güzel sonuç veriyor.

Plağın A yüzünün ilk parçası Orage Solaire buna çok güzel bir örnek. B yüzünün ikinci parçası Anxiete En Elasto-O-Rama ise daha çok microhouse akımına yönelik ancak bunun da altından başarıyla kalkmış Pheek.

http://www.pheek.com

Roman Flugel - Mutter (Klang, 2006)

Roman Flugel'in nasıl bir prodüktör olduğundan bahsetmeye fazla da gerek olmamalı. Tek başına yaptığı prodüksiyonların ve projelerinin haricinde Jorn Elling Wuttke ile birlikte projeleri Alter Ego, Acid Jesus ve Sensorama gibi projelerle çoktan Almanya'da bir efsane olmuş konumda. Bu konumu da her haliyle hakkediyor.

Son dönemde yeniden çok başarılı plaklarla gücünü toplayan Klang Elektronik'ten çıkardığı bu yeni plakla geniş kitlelerce tanınmasına vesile olan G"eht's Noch"'tan çok farklı bir yöne götürüyor dinleyeni. Minimalizme daha sıkıca bağlı, biraz daha sakin bir yapı sunuyor.

Plağa ismini veren A2'deki Mutter adlı çalışma çok güzel minimal örneği. A1 ve A3 ise oldukça derin ve ağır. B1 Lao Aviation etnisizmi andıran melodisiyle ilginç bir yapıda. B2 ve B3 ise yine tamamen derinlere dalıyor.

http://www.8mh.de

Kısa Kısa Plaklar... (3)

Popkan - Monuments (Exposed Audio, 2006)

Tom Erdmann adındaki Chicago'lu genç prodüktör Internet üzerindeki yeni plak şirketlerinden biri olan Exposed Audio'dan yeni bir plak çıkardı.

Elektronik müziğe olan düşkünlüğü Green Velvet dinleyerek başlayan Popkan kısa sürede kendini prodüksiyon yapmaya çalışırken buldu.

Plak Popkan'ın bir süredir oturtmaya çalıştığı minimal ve tech-house karışımı bir tarzı ortaya koyuyor. Altyapı olarak modern minimal elektronik müzik çalışmalarıyla benzerlik içeriyor ancak üst yapısı minimalizmden uzak ve oldukça karmaşık. Ritmi itibariyle de oldukça çekici.

http://www.popkan.com
http://www.exposedaudio.org

Alejandro Lopez - Poligono De Frecuencias (Pariter, 2006)

Gijon'da yaşayan genç İspanyol prodüktör Alejandro Lopez, ilk plağı "Fi(R)st"'ü 2006 yılının Haziran ayında Minimise etiketiyle çıkardı. Tarzıyla İspanyol minimalistlerin akımını devam ettirir şekilde. Hareketli, lokomotif etkisi gösteren dans pistleri için çok uygun prodüksiyonlar yapıyor.

Pariter ise Yossi Amoyal ve Matt Du Jardin tarafından kurulan Londra merkezli yeni bir plak şirketi. İlk olarak Barem'in Nylon adlı plağı çıktı ve şimdi de Alejandro Lopez'in plağı ile ilerlemeye devam ediyor. Ayrıca Sushitech'in de kardeş plak şirketi.

Alejandro plakta minimal ve tekno akımlarını başarılı bir şekilde konumlandırmış. Özellikle A1'deki El Poligono çalışması dikkate değer. B2'deki Estaferi ise Kuzey Amerika etkisi taşıyor ancak yine bunu İspanya'ya özgü minimalist bakış açısıyla birleştirmiş.

http://www.myspace.com/jandroide

Deadbeat - Version Immersion (Scape, 2006)

Deadbeat, Scott Monteith, Montrealli bir prodüktör. Minimalist ve deneysel yönleriyle dikkat çekiyor. 2000 yılından bugüne 5 albüm ve birçok plak çıkartan Deadbeat prodüksiyonlarıyla da özellikle Kuzey Amerika'da oldukça takip edilen bir isim.

Deadbeat 1 yıllık aradan sonra çıkardığı bu plakta tribal vuruşların yanında biraz farklı bir minimal yaklaşımı sergiliyor. Üstte çok keskin olmasa da kesik melodiler var. Ancak şu var ki plaktaki üç çalışmada da insan ister istemez ritim tutmaya başlıyor.

http://www.techno.ca/deadbeat/

22.10.06

Kısa Kısa Albümler... (6)

Jan Jelinek - Tierbeobachtungen (Scape, 2006)

Jan Jelinek uzun zamandır elektronik müzik dünyasının içinde. Farben ve Gramm gibi birçok takma isimle prodüksiyon yaptı ancak prodüksiyonlarının en ilginçleri her zaman kendi adı altında çıkanlar oldu.

Jan Jelinek kendi adı altında yaptığı prodüksiyonlarda eski caz veya motown dönemi funk parçalarını alıp bunlar deneysel ambient türünde elektronik çalışmalar olarak düzenledi. Bundan önceki albümlerinin hepsinde bu yönde çok başarılı çalışmalar var. Ancak tarz olarak genelden uzak, oldukça yoğun ve ağır bir müzik yaptığını da söylemek gerekiyor.

Jan Jelinek 20 Ekim'de piyasaya çıkan bu albümünde de deneysel duruşundan ödün vermemiş. Çalışmalar her ne kadar alışılagelmiş ambient tarzı uzun parçalardan oluşmasa da yoğunluk açısından hiç de geri kalmıyor.

Albümdeki önemli çalışmalar dersek:

2) Palmen Aus Leder
3) The Ballad Of Soap. Und: Die GEMA Nimmt Kontakt Auf
4) Up To My Same Old Trick Again

http://www.janjelinek.com

Ratatat - Classics (2006)

Elektronik rock yapan başarılı bir grup Ratatat. Türkiye'de de oldukça takip edeni var. Bunu fırsat bilen Ratatat da klasikler albümünü çıkardı.

Ratatat Evan Mast ve Mike Stroud'dan oluşan bir ikili. Elektronik müziğe New York'tan farklı bir nefes getirmek için kuruldu Ratatat ve bugüne kadar bu konuda belli oranda bir başarıya da sahip.

Özellikle akustik gitar melodilerinin elektronik müzik altyapısıyla kombinasyonu etkileyici. Albümde de bunu birçok çalışmada çok güzel biçimde dinleyebiliyorsunuz. Bu arada albümün tamamı enstrümantal. Aslında güzel bir vokalle çalışmalar muhteşem bir hale dönüşebilir. Umarım yakın zamanda bu da olur.

Albümdeki önemli çalışmalar:

1) Montanita
2) Lex
3) Gettysburg
5) Tropicana
6) Loud Pipes
8) Swisha

http://www.ratatatmusic.com

Tom Burbank - Famous First Words (Planet Mu, 2006)

Los Angeles'ta yaşayan prodüktör Tom Burbank'ten başarılı bir çıkış albümü. Açıkçası prodüktör hakkında fazla bilgim yok ancak albümünü beğendim.

Albüm temel olarak idm tarzını benimsemiş. Bunun yanında elekto ve glitch öğeleri de oldukça yoğun. Bazı çalışmalarda hafif hip hop esintili vuruşlar var. Bu da eğlenceli bir hale getirmiş.

Albümün çıktığı plak şirketi Planet Mu ise genel olarak idm, deneysel ve abstrakt eserleri barındıran bir plak şirketi ve bu açıdan saygı duyulanlardan biri.

Albümdeki başarılı çalışmalar ise:

1) Fragile
2) Knuckles
4) Gnats
7) Cracked
8) Blabber Mouth
12) Riding Off

http://www.myspace.com/tomburbank

21.10.06

Kısa Kısa Albümler... (5)

Buben - Furor Poetics (No Angels Productions, 2006)

Yetenekli Belarus prodüktör Vladislav Buben'den oldukça karanlık, endüstriyel bir albüm. Heavy Metal'den endüstriyel elektronik müziğe kadar birçok müzik türüne el atmış bir isim Buben ve birçok türde başarılı çalışmaları var. Buben ayrıca birçok grubun üyeliğini aynı anda yürütüyor ve hepsinin üzerine düzenli haftalık radyo şovlarını ekliyor.

Açıkçası mutluyken dinlenemeyecek kadar yoğun ve depresif bir atmosfer yaratmış albümde. Albüm birçok noktada kulakları sağır edecek kadar yükselen tiz melodiler ve insanın psikolojisini bozabilecek yoğun bir havaya sahip.

Albümde psikolojimi bozmadan beğendiğim parçalar:

2) Fato Major Prudentia
4) Apertis Tiblis
5) Hamum Vorate

http://www.buben-info.narod.ru

Freestylers - Adventures In Freestyle (Against The Grain, 2006)

Matt Cantor, Andrew Galea ve Aston Harvey oluşan Freestylers breakbeat sahnesini takip eden birçok kişi tarafından "Raw As Fuck" olarak da biliniyor. Raw As Fuck takma adlarıyla çok başarılı düzenlemelere imza atan üçlü Freestylers olarak 4. albümlerini Against The Grain'den çıkardılar.

Albümde isimlerindeki gibi Freestyle türünden birçok çalışma sergileyen üçlü bunun yanında Breakbeat ve Hip hop türlerine de oldukça başarılı biçimde değinmiş.

Dikkat çeken çalışmalar:

2) Security
4) Fast Life
6) Jump n Twist
9) Hard To Stay
10) Painkiller
11) Turn To Dust

http://www.thefreestylers.com

Funckarma - Bion Glent (Sublight, 2006)

Don ve Roel Funcken kardeşlerin oluşturduğu ikili Funckarma 1999 yılında kuruldu ve 5. albümleri Bion Glent'i Sublight plak şirketinden yayınladı.

Genel olarak Glitch ve IDM tarzlarını benimseyen ikili dikkat çeken prodüksiyonlarıyla özellikle son 3 albümlerinde çok olumlu tepkiler aldı.

15 çalışmalık albümde melodisel olarak yoğun ve baskın bir hava mevcut. Bunun yanında vuruşlar oldukça keskin ve ses kesitleri de sert bir biçimde kullanılıyor ve bu iki öge havayı dağıtma açısından etkili oluyorlar. Elbette bu tezat durumdan farklı bir kompozisyon ortaya çıkıyor.

Albümde kulak kesmeye değer çalışmalar:

1) Raud
2) Bion Glent
3) Aeon
6) Fedwick
7) Flame Tree
11) Palanx

http://www.funckarma.com

20.10.06

Kısa Kısa Plaklar... (2)

Ricardo Villalobos - Fizheuer Zieheuer (Playhouse, 2006)

Şili'den Pinochet'nin cunta yönetiminin gelmesini takiben Almanya'ya göçen bir ailenin çocuğu olan Ricardo Villalobos'un yeni plağı Playhouse'tan çıkacak. Plağın tanıtım versiyonunu dinleme imkanı buldum. Açıkcası Heute'yi yorumlarken açıkladığım gibi Ricardo Villalobos artık destansı çalışmalar yapıyor ve bunu tam anlamıyla sevdiğimi söyleyemem.

Plağın A yüzünde Fizheuer Zieheuer'in ilk bölümü var. Oldukça derin bir minimal başlangıcı var. 5. dakikaya kadar devam eden derin tempo trompetin kesitlerinin girişiyle biraz daha hareketleniyor. Çalışma daha sonra tekrar sakinleşerek başladığı tempoyla devam ediyor.

Plağın B yüzünde ise ikinci bölüm var. İkinci bölüm 22 dakikalık bir çalışma. Kullanılan ses kesitleri itibariyle biraz daha depresif başlıyor. Altyapı ise ilk bölümle tamamen aynı. Çalışmanın sonuna kadar bu depresif hava devam ediyor.

Anders Ilar - Downhill (Narita, 2006)

İsveç doğumlu prodüktör Anders Ilar son dönemin dikkat çeken başarılı prodüktörlerinden biri. Minimal house'u dub, abstrakt ve yoğun vuruşlarla birleştiriyor ve kendine has bir tarz ortaya koyuyor.

Downhill adlı plağı Miami merkezli Narita Records'dan çıktı. Plağın iki yüzünde de ikişer çalışma var. Black Numbers basit vuruş yapısının üzerinde karmaşık melodilere sahip. Downhill (Arctic Hospital Remix) ise biraz daha depresif bir modda parça yapısı temelinde benzer olsa da. Tiz ses kesitleri oldukça yoğun. Downhill'in orjinal versiyonu ise aksak vuruşların üzerinde bir klavye melodisi ile yolculuk hissi veriyor. Plaktaki son çalışma Anders Ilar'ın Adam Johnson'la birlikte yaptığı "Riding Metal Mosquitos" adlı dubvari minimal çalışma.

JPLS - Program (M_nus, 2006)

Minimal tekno'nun derinliklerinden gelen başarılı bir plakla karşımızda Jeremy Jacobs aka JPLS.

Plakta Program 1, 2 ve 3 adında üç çalışma var. Program 1 M_nus'un özlediğimiz eski depresif minimal tekno tarzından bize istediğimiz her şeyi sunuyor. Minimalizmin gerçekten tamamen özüne iniyor ve dinleyeni içine çeken, hatta bilinçaltına inen bir yapıda insanı sarmalıyor. Ondan sonra sırası ters olsa da Program 3 geliyor. Benzer bir vuruş yapısının üzerine farklı ses kesitleri yerleştirilmiş. Yine depresif ama minimalist yapıdan ödün verilmemiş. Dürüstçe söylemek gerekirse dinlemek cesaret gerektiriyor. Çalmak ise çok daha fazlasını. Program 2 ise ilk iki çalışmadan oldukça uzun ve benzer bir yapıya sahip. Kullanılan ses kesitleri ise atmosferi iyice yoğunlaştıran cinsten. Bu arada plağın yayınlanmamış olan 4 versiyonu var. Bunları bir şekilde el altından edinmeniz gerekiyor.