Philip Glass etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Philip Glass etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.6.08

Philip Glass - Animals In Love (Orange Mountain, 2008)

Animals In Love, Laurent Charbonnier tarafından çekilen bir belgesel ve müzikleri de artık çekinmeden efsanevi diyebileceğim Philip Glass tarafından yapılmış. Belgesel 2007 yılının son çeyreğinde seyircilerle buluştu ancak albümün çıkması 2008'i buldu. Ama hiç şüphe yok, beklemeye değdi.

Minimalist klasik müziğin bu önemli ismi ilerleyen yaşına rağmen üretkenliğinden hiçbir şey kaybetmiyor 71 yaşına gelmiş olmasına rağmen. Bunu görmek ise gerçekten mutluluk verici. Albümü ilk dinlediğim andan itibaren müzikal deha her notada yüzüme vurdu. Belgeselin ruhuna uygun olarak genel çalışmalarından farklı bir şekilde başlamış kompozisyonlarına ve bu da kendini farklı bir şekilde ortaya koymasını sağlamış. Aslında albüm minimalizmin sınırlarını biraz zorluyor. Fakat temelde kendi kültürüne bağlı kalmaya çalışmış. Bunu en iyi "The Gaze, The Scents"'te ve "The Battle"'da ortaya koymuş.

Senfonik orkestrayla günümüzde neler yapılabilirse yapıyor bu adam. Albümün başındaki "Swans Take Flight"'tan başlayarak sondaki "The Swans Return"'e kadar muhteşem bir dinleti her yanı sarıyor. Yer geliyor obualar kontrolü ele alıyor, an geliyor kemanlar sizi sürüklemeye başlıyor, derken Philip Glass'in kullanmayı çok sevdiği xylophone'lar içinizi kıpraştırıyor neşeleriyle.

Elbette belgeselin kendisiyle birlikte seyredildiğinde Philip Glass'in müziğinin asıl etkisi ortaya çıkacaktır (Bkz: The Illusionist veya Kundun) ancak sadece dinletisi bile inanılmaz hisler doğuruyor insanda. Bu üstadın geç dönemi olarak adlandırabileceğimiz bu zamanlarda yaptığı eserlerin hiçbirini kaçırmamak gerekir bence. Ellerine sağlık.

MP3: Philip Glass - Swans Take Flight
MP3: Philip Glass - The Birth Of The Fawn

Philip Glass'in resmi sitesi
Albümü satın almak için

23.4.07

Philip Glass - Heroes Symphony; The Light (Naxos American, 2007)

Philip Glass minimalist klasik müziğin en önemli ismi olarak biliniyor her ne kadar Steve Reich da bu titre onun kadar yakın olarak anılsa da. Ancak Philip Glass'i ayrı kılan bazı özellikler var ve bunların başında doğu mistisizmindeki minimalist anlayışı ve müzikal öğeleri klasik müzikle birleştirmiş olması. Bir de şöyle önemli bir nokta da var ki bu sene Philip Glass 70. yaş gününü kutlayacak. Sanırım bu sene oldukça güzel şeylere gebe.

Philip Glass Heroes adlı albümünü ilk olarak 1996 yılında Twyla Sharp'ın hazırladığı bale koreografisi için kompoze etti. Albüm olarak da 1997 yılında yayınlandı. Albümdeki 6 çalışma da David Bowie ve Brian Eno'nun çalışmalarından esinlenerek hazırlandı. Albüm düşünsel temelini Berlin şehrinin bölünmüş halinden almıştı. Çalışmalardaki renklilik ve dikkat çekiciliğin üst düzeyde olması bu ikilinin de takdirini kazanmasını sağladı.

Bu albümde 1997'deki "Heroes Symphony" albümünden farklı olarak Philip Glass'in Marin Alsop yönetimindeki Bournemouth Senfoni Orkestrası'yla birlikte yine 1987'de yayınladığı "The Light" adlı çalışması da var. Albüm de zaten bu çalışmayla başlıyor. Çalışma hakkında söylenebilecek şeyler oldukça basit. Minimalizme bağlı kalınarak hazırlanan, çalışmanın başından itibaren artan bir etkiyle insanı kendine bağlayan bir yapısı var. Bournemouth senfoni orkestrasının albüm boyunca ortaya koyduğu inanılmaz başarısını da vurgulamak gerekiyor.

Her ne kadar David Bowie'ye karşı genel olarak antipatiyle yaklaşsam da Philip Glass yorumlarına hayran kaldığımı söylemem gerekiyor. Bunun yanında Brian Eno yorumlarına yorum bile yapmama gerek yok çünkü orjinallerini de çok seviyorum.

Her ne kadar eski çalışmaların veya yorumlamaların yenilendiği bir albüm olsa da senfoni orkestrasıyla ortaya koyulduğu için tekrar farklı bir dilden dinlemek güzel oluyor albümü.

Albümden parça kesitlerini Emusic sayesinde buradan dinleyebilirsiniz.

Philip Glass'in Resmi Sitesi
Philip Glass @ Wikipedia

5.9.06

Philip Glass - The Illusionist

Philip Glass yeni bir film muzigi ile karsimizda. Daha once "Qatsi Uclemesi", "Anima Mundi" ve "Kundun" ile bu alanda buyuk basari kazanan Philip Glass yine oskar heykelcigine goz dikmis durumda. Bu seferki filmin adi "The Illusionist". Turkiye'de "Sihirbaz" adiyla 18 Agustos'ta vizyona giren filmde basrolde bircok onemli filmde rol alan Harvard mezunu "Edward Norton" oynuyor.

Muziklere gelince. Elbette klasik muzik altyapisindan bahsetmeye gerek yok. Ancak bu albumde minimalist yapisindan cok filmin atmosferine daha uygun gizemli bir hava yaratmis besteledigi parcalarda. Kemanlarin kullanimi, arpin etkisi ciddi bicimde goruluyor.

Aslinda filmi izledikten sonra bu konuda yorum yapilabilir ama bana gore o muzigin filme uygunlugu acisindan onemli. Muzikal acidan cok basarili bir album oldugu cok acik.

69 yasindaki Philip Glass'in hala bu denli uretken olmasi ve boyle calismalari bize sunmasi gercekten bulunmayacak bir nimet.

Elbette Philip Glass'i bugun takdir etmek cok dogal cunku muzik tarzi ve kompozisyonlariyla fazlasiyla kendini kanitlamis durumda ancak Budizme gectikten sonra tarzini ilk calismalariyla tanimladiginda durum cok farkliydi. Sinif arkadasi Steve Reich (Stephen Michael Reich) ile ilk konserlerini verdiklerinde yenilikci tarzlari fazla benimsenmemis, Philip Glass belirli bir sure taksicilik yapmis ve sonra da yine para kazanmak icin Steve Reich ile beraber bir ev tasima sirketi kurmuslardi.

Tum bunlar ise cok geride kaldi. Philip Glass gunumuzde 20. yuzyilin 2. yarisinin en onemli bestecisi olarak aniliyor. Bu ovguyu ve takdiri de bosuna almadigi kesin. Muzik tarihinde Steve Reich ile birlikte onculugunu ustlendigi minimalist akim ile cok onemli bir mihenk tasi Philip Glass.

Artik ciddi bicimde olgunluk caginda olan Philip Glass tum birikim ve tecrubesini yetenegiyle birlestiriyor yeni film muzigi calismasinda. Filmden once veya sonra mutlaka sakin bir ortamda dinlenmesi gereken olaganustu bir calisma.