EMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.2.08

Hot Chip - Made In The Dark (EMI, 2008)

Indie Pop'u elektronik müzikle en güzel şekilde birleştiren gruplardan biri Hot Chip. Önceden belirteyim DFA kökenli olmaları sebebiyle sevmem zaten doğal. DFA'den babam çıksa dinlerim. Hele LCD Soundsystem'la ortak noktaları varsa (Al Doyle) daha da bir memnun olurum.

Hot Chip bu ay çıkardığı 3. albümüne gelene kadar İngiltere'de el üstünde taşınan bebek modundaydı. NME sağolsun yeni albümü Ocak ayının albümü ilan ederek bu geleneği devam ettirdi. NME açısından sebebini anlamak zor da değil ama yine de ayın albümü diyemezdim ben. Beğendim de o kadar değil.

Albümdeki Pop yaklaşımı soru işareti bırakmaksızın ortada. En basiti "Shake A Fist"'teki Dr. Dre klasiği oryantal melodi. Arkada yer alsa da kulaktan kaçmıyor. Ama alternatif elektronik yaklaşımlarıyla bunu iyi kamufle ediyorlar. Normalde sadece Pop dinleyen birine de çok yakın gelmeyebilir bu haliyle.

Albümde çakma Erasure havası bile var 8 Bit modundan "Ready For The Floor" adıyla. Bunun dışında demin değindiğim Dr. Dre tandanslı melodi haricinde doğrudan Hip Hop altyapısına sahip "We're Looking For A Lot Of Love" da var. O da olmadı Dub esintili "One Pure Thought" bile karşımızda çekinmeden. Yetmediyse Nu-Funk "Hold On" var. Daha gider bu.

Albümdeki her parçayı sevdiğimi iddia etmeyeceğim. "Ready For The Floor" ve özellikle iki yumuş parça "We're Looking For A Lot Of Love" ve albüme adını veren yumuş "Made In The Dark" pek bana göre değil. Biraz zorlama gibi geldi.

Ama "Out At The Pictures", "Shake A Fist", "Touch Too Much", "One Pure Thought" gibi çalışmalar albüme ciddi güzellik katıyor. Grubun şu ana kadar bildiğimiz havasına daha yakın, türler arasında gidip gelen ama eğlendiren ve zevk veren çalışmalar. Ha bir de albümde melodisiyle beni güldüren "Don't Dance" var. Komedi filmi gibi bir parça.

Hot Chip yine genelinde güzel bir albüm çıkarmış ortaya. NME gibi üzerine atlayamıyorum ama beğendim. Daha iyisinin de olacağına eminim yine de. Neyse dinleyin hele bir. Gerisi boş zaten.

MP3: Hot Chip - Out At The Pictures
MP3: Hot Chip - One Pure Thought

Hot Chip'in resmi sitesi
Hot Chip @ MySpace
Albümü satın almak için

23.1.08

Ringo Starr - Liverpool 8 (EMI, 2008)

Ringo Starr yıldızı yeni parlayan bir genç yetenek. Tabii tabii. Babam da öyle diyordu. Richard Starkey bu adı aldığında Beatles'ın sempatik bateristi görevini başarıyla icra ediyordu. Liverpool'lu olması, albümün adında Liverpool geçmesi ve Liverpool taraftarı olmam albümü incelerken zerre kadar etki etmeyecek bunu da söyleyeyim. Edebilir de. Varsın etsin.

Ringo Starr aslında Beatles'ın ilk bateristi değil. Grup ilke olarak Pete Best ile yola başladı ama daha sonra Best'in yerine Ringo Starr geçti. Böylece yükselişi de başlamış oldu. Bunun yanında kendi yükselişiyle birlikte Beatles'ın bu günlere gelmesinde de önemli bir payı var. Gruba girdikten sonra müzik yaklaşımlarını önemli ölçüde etkiledi ve bateristlere farklı bir gözle bakılmasını sağladı.

Beatles dağıldıktan sonra derhal solo albüm çalışmalarına başladı ve bugün karşımıza 14. albümüyle çıktı. Albüm aslında 6-7 ay önce çıkacaktı ama prodüktör Mark Hudson ile Ringo Starr arasındaki bir anlaşmazlıktan dolayı albüm tekrar Dave Stewart ile birlikte düzenlendi.

Albüm Ringo Starr'ın sevdiği her şeyi barındırıyor. Yeri geldiğinde Beatles'ı hatırlatıyor, bazen heyecanlanıyor, bazen neşesini alıyor. Albümün Liverpool'a adanması ise belirli bir özlem göstergesi. İlk parça "Liverpool 8"'te ise bunu açıkça anlatıyor. Neden şehirden ayrıldığı, kaderini takip ettiğini ve asla onu sırt üstü bırakmadığını.

Albümde "For Love" ve "Tuff Love" misali 1960 ve 1970'lerin etkisinin hissedildiği parçaların yanında "Think About You" gibi Blues'dan etkilenen çalışmalar var. Bir de "Now That She's Gone Away" gibi arada kalanlar var. Unutmadan Beegees ve Beach Boys türevi "Give It A Try" da var burada ama yine eski hissiyatını taşıyor.

Albümdeki parçalar kendi içlerinde ciddi anlamda başarılı. Açıkçası Paul McCartney'in albümünden çok daha beğendim. Çalışmaların üzerinde dikkatle durulmuş ve hepsinde beğendiğim noktalar var. 2008'e daha çok başında böyle bir albümle başlamak bir anda umutlandırdı beni. Mutlaka dinleyin.

MP3: Ringo Starr - Liverpool 8
MP3: Ringo Starr - Give It A Try

Ringo Starr'ın resmi sitesi
Albümü satın almak için

30.11.07

Mando Diao - Never Seen The Light Of The Day (EMI, 2007)

Mando Diao adından anlaşılamayacağı üzere İsveç'li bir grup. Aslında 1995'e dayanan geçmişlerinde ilk albümlerini 2003 yılında çıkardılar. Ancak ilk albümleri "Bring 'Em In"'in arkasından herşeyin hızla gelişeceği kesindi. 2004'te "Hurricane Bar" albümlerini de koydular masaya. Tamam dedik sustuk. Oluyor bunlar.

Çok güzel. Oh. Indie Rock açısından genelinde eskiye oranla daha zayıf olarak nitelendireceğim bir yılda yüzümü güldüren birkaç albümden biri. Eğlenceli, hareketli, enerji veren bir yapısı var. Her şeyden öte güler yüzlü. Müzik hem böyle, hem de güzel olunca bundan daha güzel keyif olur mu? Olmaz. Ha o Oasis kopyası diyenlere de buradan selamımı iletiyorum. Hadi len!

Albüm hareketli ancak birçok Indie Rock özentisi grup gibi fotokopi parça yapıları yok. Her parça başka bir grubu ya da başka bir duyguyu akla getiriyor. Ama tabii bunda gerek müzikal yapı, gerekse vokalin etkisi var. Vokal beni ciddi anlamda memnun etti. Zaten parçaların hepsi de Björn Olsson'a ait.

Albümün ilk üç parçası dakika bir gol üç yaptı. Çok başarılı ve hepsi de Single olarak çıkmayı hakediyor. Ha sonrası nasıl. Çok farklı diyemem. Zaman zaman Beatles'ı andıran bir moda giriyorlar, sonra dönüp Kaiser Chiefs'in 3 gömlek üstü bir hale bürünüyorlar, sonra klasik Rock havasını kokluyorlar. Folk Rock'a bile uzanıp Bob Dylan'cılık bile oynuyorlar. Delirmiş bunlar.

Albüm arada birkaç nazar boncuğu hariç baştan sona büyük zevkle dinleniyor. En büyük nazar boncuğu da ne işe yaramadığını anlamadığım "Macadam Cowboy". Onun haricindekiler ya güzel ya da çok güzel. Yok düzelteyim, çoğu çok güzel. Mutlaka dinlenesi bir albüm. Hadi Indie Rock kurtardın yine paçayı.

MP3: Mando Diao - If I Don't Live Today, I Might Be Here Tomorrow
MP3: Mando Diao - Mexican Hardcore

Mando Diao'nun resmi sitesi
Mando Diao @ MySpace
Albümü satın almak için (Amazon.com Aralık'ta satışa sunuyor, salak mıdır nedir / EMI umarım TR'ye getirir albümü)

13.11.07

Roisin Murphy - Overpowered (EMI, 2007)

Evet umarsızca yoğun iş programım, gezilerim ve ufacık bir haftasonu tatilciğimden sonra yedek yazılarım da tükenince birkaç gün dükkan boş kaldı. Ama sonunda bir yemekli toplantısız akşamda yine oturdum albümlerin başına.

Bu sefer karşımızda ikinci albümüyle Roisin Murphy var. Hala bazıları kendisini Moloko'nun vokalisti olarak bilse de o artık solo kariyeri olan ve bunda da güzel ilerlemeler kaydeden yetenekli ve güzel bir vokalist. Ama dürüstçe söylüyorum, ben hala Dave Gahan'dayım. Neyse üzerimden atacağım onu da bir ara herhalde.

Albümle aynı adı taşıyan parça Temmuz ayında single olarak çıkmış ve büyük bir ilgi toplamıştı. Roisin'in ilk albümündeki başarılı çizgisinden sonra bu albüm açısından çok iştah açtı. Benim de dahil.

Sebeplerine gelince bir kere bu sene Acid yılı. "Overpowered"'da da biraz pop maskesi giymiş olsa da güzel bir Acid tandanslı melodi var altta. Bu da sevmemdeki sebeplerden biri. Ayrıca Roisin'in o güzel vokali parçaya çok uymuş.

Albümün genelinden bahsetmek gerekirse elektronik müziğin giderek artan etkisinden bahsedilebilir rahatça. Albüm doğrudan dans pistlerini hedef almıyor aslında. Ama göz kırpıyor. Özellikle çıkacak single'larda yer alacak düzenlemeler can yakabilir. Disko modundaki "You Know Me Better"'da, hafif kafası karışmış bir Chicago House olan "Let Me Know"'da bir potansiyel var mesela.

Albümde atlanılası parça kesinlikle "Cry Baby". Albüm kesinlikle 11 yerine 10 parça olsa daha mutlu olurdum. Olmamış, hiçbir bahanesi yok, tutulacak yeri hiç yok. Her yönden başarısız.

Bunun yanında Moloko döneminden kalan yapısal şarkılar da var "Checkin On Me" gibi ve buradaki vokal düzeni de eskiyi şiddetle andırıyor. Albümde Big Beat etkisi de var Hip Hop'a dirsek temasıyla. Ancak bunlar hep Pop'un çatısı altında yapılıyor her ne kadar alternatif bir bakış açısı olsa da. E yani Beyonce değil bu, Moloko'ya vokalistlik yapmış Roisin Murphy.

MP3: Roisin Murphy - Overpowered
MP3: Roisin Murphy - Primitive

Roisin Murphy'nin resmi sitesi
Roisin Murphy @ MySpace
Albümü satın almak için bkz. DnR

25.10.07

Edwyn Collins - Home Again (EMI, 2007)

"Girl Like You" parçasıyla bizlere kendini tanıtmış, klibindeki gölgede duran seksi kadın figürüyle ergenlik dönemimizde dikkat çekmişti. Aradan uzun yıllar geçti. Albüm çıkardı, sesi çıkmadı, yine o başarıyı yakalamaya çalıştı ama dikkatleri üzerine çekemedi. Sonuç olarak da 12 yıl geldi geçti.

Edwyn Collins Eylül ayının 2. yarısında yeni albümü "Home Again"'i çıkardı. Aslında bu albümü çıkarması pek de kolay olmadı. 2 kere beyin ameliyatı oldu kanama sebebiyle. Ölümden döndü. Uzun süre yürüyemedi ve konuşamadı. Albümdeki parçaları önceden hazırlamıştı ancak sağlık problemleri sebebiyle beklemedeydi. Ve sonunda uzun bir terapinin ardından aldı eline gitarı ve albümü tamamladı.

Bu sefer "Girl Like You" ile olduğu gibi tek parçayla vurmak yerine tüm albümle bir şeyler yapmayı hedeflemiş görünüyor. Genel olarak Blues ekseninden Rock ve Pop'a dirsek temasıyla devam etmiş albümde. "Superstar Talking Blues" albümün en hareketli ve eski Blues havasını yansıtıyor temelinde. Folk'la birlikte karşımı güzel olmuş. "7th Son"'da da benzerlikler var ancak onda Folk daha baskın bir noktada.

Albümde Indie Pop olarak tek parça var, "Then I Cried" ama onda da derinden Folk yapısı ağır hissediliyor. Blues ve Folk'u albümde oldukça güzel kullandığını söyleyebilirim. Hani albüm olarak şaheser değila am dinlenebilirliği gayet yüksek. Hatta araba kullanırken veya kitap okurken çok da güzel dinlenir, en ufak rahatsızlık hissi vermez. Hele "You'll Never Know (My Love)"'da biraz daha Chris Rea tarzı bir vokal yaratabilseydi o zaman benim için tam olurdu.

Edwyn Collins bu albüm sayesinde 1995'te yaşadığı popülerlik patlamasına kesinlikle ulaşamaz. Ama çok daha sağlam bir adım atmış oldu profesyonel müzik hayatı açısından ve ileride kendisinden bir beklentim olmasını sağladı. Umarım böyle devam eder. Tek parçalık albüm yapmaktansa öne fırlayan bir parça olmadan bir bütün albüm yapmak çok daha iyi bana göre.

Beğendiğim parçalar:

3) You'll Never Know (My Love)
4) 7th Son
7) Superstar Talking Blues
10) Written In Stone
12) Then I Cried

MP3: Edwyn Collins - You'll Never Know (My Love)
MP3: Edwyn Collins - 7th Son

Edwyn Collins resmi sitesi
Edwyn Collins @ MySpace
Albümü satın almak için

28.3.07

Jay-Jay Johanson - The Long Term Physical Effects Are Not Yet Known (EMI, 2007)

Aslında bu noktada Jay-Jay Johanson'u tanıtmak ne kadar gerekli tartışılır. 1969 doğumlu İsveçli prodüktör kendine has sesi, modern romantizmi ve sahnedeki genel duruşuyla hep farklı olmayı başardı.

Önceleri trip hop'a yönelik başlayan müzik hayatı zaman içerisinde electro pop ağırlığını ortaya koydu. Açıkçası son dönemdeki başarısında bu değişimin de ciddi oranda etkisi var denilebilir.

Türkiye'ye en sık gelen sanatçılardan biri kendisi ve yine 14 Nisan gecesi Balans'ta performansıyla karşımıza çıkacak.

2 yıllık aradan sonra karşımıza çıkan Jay-Jay Johanson Rush albümüyle ağızda bıraktığı tada devam etmek istiyor. Trip hop'la dirsek teması devam etse de electro pop hakimiyeti görülüyor. Romantizme modern, bazen protest bakışı bu albümde de kendini gösteriyor.

Açıkçası incelemeden önce albümü 2-3 kere dinlemek zorunda kaldım çünkü ilk dinlediğimde hiç benimsemedim. Ancak sonraki dinlemelerimde albümün göz ardı edilmemesi gerektiği kanaatine vardım. Albüme genel olarak bakıldığında orta seviye ve üzeri çalışmalardan oluşuyor. Bunun yanında Jay-Jay'in ününü artıracak çalışma da var. Bu bakımdan mutlaka dinlemek gerekir.

Beğendiğim çalışmalar:

1) She Doesn't Live Here Anymore
2) Time Will Show Me
3) Coffin
6) Only For You
8) Breaking Glass
10) Tell Me When The Party's Over

Jay-Jay Johanson @ MySpace