Equinox Gunleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Equinox Gunleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.6.07

Equinox Günleri - Dolores O'Riordan - Are You Listening? (Sanctuary, 2007)

Dolores O'Riordan'ı hepimiz aslında The Cranberries'in vokalisti olarak tanıyoruz. Güzel ama bir nebze soğuk ve sert bakışlı minyon kız. 2003 yılında The Cranberries'in nekahat dönemine girmesini fırsat bilerek solo çalışmalar yapacağını açıkladı ve bunu da stüdyo dönemi izledi. Şimdi uzun bir çalışmanın ardından albümünü çıkardı. Albüm çıktıktan hemen sonra da The Cranberries'le tekrar toplanacaklarını açıkladı. Bir bakıma tatil gibi bir solo kariyeri olmuş oldu.

Dolores aslında The Cranberries'e seçmeyle girdi. Vokalist seçmelerinde beğenilince gruba girdi ve grubun o zamanki adı "The Cranberry Saw Us"tı. Seçmelerden sonra eline bir parçanın melodisi verilen Dolores, melodiye bir gecede söz yazdı ve ortaya "Linger" çıktı. Gerçekten güzel bir başlangıç. Hazırladıkları demo albüm ise İngiltere'de ortalığı karıştırdı ve büyük plak şirketleri arasında bir teklif savaşı başladı.

İlk albümleri "Everybody Else Is Doing It, So Why Can't We" çıktığında hiç olumlu havayla karşılanmadı ancak MTV'nin desteği ve yapılan düzenlemelerle albüm çıktıktan 6 ay sonra listelerde tepeye oturdu. 1994'te çıkan ikinci albümleri "No Need To Argue" ile dünyayı sarsmalarının ve yaklaşık 17 milyonluk bir satışın ardından "To The Faithful Departed" albümleri geldi. Bundan sonra çıkardıkları iki albüm "Bury The Hatchet" ve "Wake Up And Smell The Coffee" hiçbir şekilde başarılarını devam ettiremedi. Derken Dolores ayrılma kararını açıkladı ve The Cranberries yoğun tempodan sonra ara verdi.

Dolores 5 yıl boyunca birçok sanatçıya albümlerinde vokaliyle destek verdi. Ancak kendi albümü bekleniyordu ve 2006'nın ortasında stüdyoya gireceğini açıkladı. 2007'ye gelmeden de albümün neredeyse tamamlandığı haberi geldi. Albüm şu anda karşımızda. Türkiye'ye Equinox müzik tarafından getirilen albüm ilk adımda tükendi.

Albüm aslında The Cranberries'in eski havalarını anımsatıyor. Parçaların hepsi Dolores imzalı. Bana göre son iki The Cranberries albümünden fersah fersah başarılı. Hatta "To The Faithful Departed" ile boy ölçüşebilecek güçte.

Dolores vokalde bugüne kadar kazandığı tüm tecrübeyi sergiliyor. Kendine özgün vokaline güç katan temel olarak sakin melodilerle başarılı çalışmalar yapmış. Melodilerin geri planda kalmasını hem bunun solo bir albüm olmasına, hem de albümde illaki en güçlü noktanın Dolores'in vokali olmasına bağlıyorum. Ancak gitarlar The Cranberries'e oranla daha farklı bir tarzda yazılmış. Tabii şöyle bir gerçek de var ki "Ordinary Day"'i bilmeden dinleseniz solo değil de The Cranberries olduğuna her şeyinize bahse girersiniz.

Albümde beğendiğim çalışmalar:

1) Ordinary Day
2) When We Were Young
3) In The Garden
5) Loser
6) Stay With Me
12) Ecstacy




Dolores O'Riordan'ın resmi sitesi
Dolores O'Riordan @ MySpace
"Ordinary Day"'in video klibi @ YouTube
"Ordinary Day" canlı performansı @ YouTube

28.5.07

Equinox Günleri - Dephazz - Days Of Twang (Phazzadelic, 2007)

Barbara Lahr, Karl Frierson, Pat Appleton ve Pit Baumgartner'dan oluşan Dephazz 1997'den beri gerek romantik, gerek eğlenceli caz yaklaşımlarıyla gecelerimize ışık tutuyor.

İlk başlarda daha çok trip hop türüne yakın sayılmalarına rağmen zamanla aksak ritmlerini ve modern yaklaşımlarını caz üzerinde yoğunlaştırdılar ve bu işte de artık uzman kategorisindeler. 1997 yılında çıkardıkları "Detunized Gravity" güzel bir başarı yakaladı ve onlar için gelecek yolunu açtı. Bu albümden "Lovechild" ve "No Jive" hala damarlarımda dolaşıyor.

Bu albümü 1999 yılında "Godsdog" albümü ve albümden "Jazz Music", "The Mambo Craze" plakları takip etti. 2001'de çıkardıkları albümü "Death By Chocolate" adımlarını devam ettirdi. 2002'de "Daily Lama" ve "Plastic Love Memory" albümleri ise artık isimlerini birçok insanın aklında bir köşeye yerleştirdi. 2005'te de "Natural Fake" albümleri geldi.

Dephazz yeni albümünü 23 Mart 2007'de Avrupa'da piyasaya sürdü. Albümün yapımı ise 2005 ve 2006 boyunca sürdü. Bu oldukça uzun bir çalışma süresi ve tabii sonucu olarak da beklentimiz yükseldi. Albümün beklentilere karşılık vermesi ise daha da güzel.

Albümde caz hissiyatı üzerine serilmiş disko, trip hop ve funk örtüleri var. Daha albümün başından itibaren sizi saran bu örtü farklı renklere bürünse de etkisini yitirmiyor, içinizi ısıttıkça ısıtıyor.

Dephazz'ın her zaman güçlü olduğu konulardan biri olan uygun vokallerle çalışma yeteneği bu albümde de var. Her parça için farklı isimlerle çalışabiliyorlar ve bu konuda hiçbir kısıtlamaları yok. Örneğin bu sayfalara kendi albümüyle konuk olan Paul St. Hilaire de vokalde var, adı albümde bile yazmayan isimler de. Barbara Lohr albümde 3 çalışmada, Pat Appleton 2 çalışmada, Karl Frierson ise bir çalışmada vokalde yerini alıyor.

Albümde Dephazz'ın bir diğer gücü de perküsyon. Her çalışmada bolca ve çeşitli perküsyon kullanımı var. Bazen zenginliğin yanında karışıklık yaratıyor gibi de algılansa, etkin kullanı sebebiyle çalışmaları daha güzel bir hale getiriyor.

Albüm bu yaz açısından nokta atışı diyebilirim. Baştan sona kadar rahatça dinleniyor, yer yer disko ve funk etkisiyle yüzleri alabildiğine güldürüyor. 2007'nin tavsiye edeceğim albümleri arasında kesinlikle.

Dephazz'ın resmi sitesi
Dephazz'ın sayfasından yeni single'ları "Hell Alright"'ın videosu
Damarlarımdaki "No Jive"'ın videosu @ YouTube

26.5.07

Equinox Günleri Başlıyor

Çok uzun zamandır çok kızdığım, kırıldığım ve e haliyle de tepki gösterdiğim bir konu var. Türkiye ne yazıkki Avrupa'daki dağıtım ağları tarafından yeterince ilgiyle incelenmiyor. Bunun temel sebeplerinden biri Türkiye'deki albüm fiyatlarının satış azlığı sebebiyle yüksek olması. Bir nebze kısırdöngü var işin içinde. Albümler çok satmayınca fiyatlar artıyor, fiyatlar artınca az satıyor. Mp3 furyasını zaten geçtim. Elbette imkanı olmayanlar veya ulaşılamayacak çalışmalar için çok önemli bir kaynak ancak sanatçıların ve aracıların desteklenmesi çok farklı ve gerekli bir konu.

Velhasıl uzun lafın kısası dağıtım ağlarının bize karşı bu bir adım geride durmasına aldırmadan Türkiye'ye dünya müziklerinin ulaşması için çok ciddi çaba sarf eden Equinox Müzik'i destekleyerek ben de kısırdöngüye bir çentik atmayı amaçlıyorum. Bu albüm incelemelerini insanlar sadece albümleri internetten bulsun da indirsin diye yapmıyorum haliyle ve sanatçıların desteklenmesi çok önemli. Bu yüzden yarından itibaren her hafta Equinox Müziğin Türkiye'ye getirdiği 1-2 albümü inceleyeceğim. Bu projenin adı da "Equinox Günleri".

Equinox Müzik'i de tanıtayım bu arada. Kendileri Türkiye'nin sayılı dağıtım firmalarından. Çok şanslıyız çünkü olaya sadece profesyonel bakmıyorlar. Onların bu çabasını desteklemeyi de bir müziksever olarak görev adlediyorum. Müziğe saygı duymak sadece dinlemekle olmuyor. Forumlarda sıkça görülen ve abuk kullanımı olan "Emeğe Saygı" aslında burada çok daha uygun bir kullanıma sahip.

Albümler kitap gibidir. Bir albümün arşivinizde bulunması, kapağına dokunmanız ve elinizde tutmanız çok farklı bir duygu. Okuyanlardan tek ricam lütfen beğendiğiniz albümleri imkanınız olduğu sürece alın. Alternatif çalışmalar yapan Türk sanatçıların albümlerini mutlaka alın. Yabancılar elbette fiyat açısından daha yüksek bir noktada ancak şimdilik bu adım adım değişebilir. Sabredin. Güzel günler gelecek.

Equinox Müzik'in getirdiği albümleri tüm D&R'larda, Taksim'de Mephisto'da ve Lale Plak'ta, Nişantaşı'nda Groove'da, Mayadrom'da Hitit Müzik'te, Kadıköy'de Zihni'de, Ankara'da Shades ve Artı müzikte bulabilirsiniz. Atladığım yerler var ise oralarda da bulabilirsiniz.

Notasız gününüz geçmesin.

Sühan Gürer