Mute etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mute etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.1.08

Dave Gahan - Deeper And Deeper, Saw Something Remixes (Mute, 2008)

Dave Gahan'ın albümü hakkında artık söyleyecek çok şeyim yok. Kanımca 2007'nin beni en memnun eden albümlerinden biriydi. Albümün dalgaları ise halen devam ediyor çıkan plaklarla ve dijital yayınlarla. Şimdi de karşımızda böyle bir uzantısı var.

Bu düzenleme albümü "Deeper And Deeper"'ın 4 sanatçı, "Saw Something"'in 1 sanatçı tarafından düzenlemelerini içeriyor. Düzenlemelerdeki isimlerden Shrubbn!! hariç hepsi gerçekten takdir ettiğim isimler, Juan Maclean, Sebastian Leger, T.Raumschmiere ve Skream.

Açıkçası daha önceden adını bilmediğim Shrubbn!!'ın düzenlemelerinde pek bir şey bulamadım. Juan Maclean'e geldiğimizde ise parçayı Funky House/Tribal House moduna girmiş buldum. Sıradanlığı sevmeyen bir adamdan yine kafamızı karıştıran bir düzenleme olmuş. Sebastian Leger'in düzenlemeleri ise Funky Tech House modunda. Arada Electro öğeleri de sıkça yer alıyor. Aslında daha sert bekliyordum ondan ama buna da şükür.

Sertlik demişken tabii elini taşın altına koyan T. Raumschmiere'den başkası olamaz. Marco Haas almış Synth'leri güçlü, basları güçlü parçayı, distortion denen mucizevi ulvi teknolojinin de yardımıyla apayrı sınırlara taşımış. Kulüp ortamına uygun bir şekilde sert bir mizaca ulaştırmış parçayı. Ama eski Electro Rock kıvamında değil. Yaşlanıyor haliyle.

"Saw Something"'e geldiğimizdeyse karşımıza son dönemde Dubstep camiasında adından hürmetle söz edilen Skream geliyor. Düzenleme de haliyle Dubstep. Parçanın orjinal haline de uygun bir yapı aslında bu. Düzenleme ise muhteşem. Eminim Şubat ayında Benga ile birlikte Türkiye'ye geldiğinde bunu da çalacaktır Skream. Indigo bu iki yetenekle iyi sallanacak.

Düzenleme yapılan isim Dave Gahan olunca çoğu sanatçı daha yumuşak tondan almış Skream hariç. Ama yine de farklı bakış açılarından sunulması oldukça ilginç bir hava katmış benim albümdeki favorim "Deeper And Deeper"'a. Yine de sorulursa orjinalini tercih ederim.

MP3: Dave Gahan - Deeper And Deeper (T.Raumschmiere Remix)
MP3: Dave Gahan - Saw Something (Skreamix)
Dave Gahan'ın resmi sitesi
Albümü satın almak için

17.11.07

Jose Gonzalez - In Our Nature (Mute, 2007)

Pek bir İspanyol duruyor ismen. Hatta pek kelimesi fazla. Ama kazın ayağı öyle değil. İsveçli bu adam. Garip ama gerçek. Ama bu adamla alakalı tek gariplik bu. Bundan sonrası gayet güzel geliyor.

Akustik gitara karşı eskiden beri bir zayıflığım var. Bana göre gerçekten sade ve müziğin kendisini dinletmek için kullanılan bir çalgı. Bunun yanında sıcak, içten ve romantik geliyor. Eğer iyi bir eldeyse o zaman harikalar yaratılabiliyor.

Jose Gonzalez de albümlerindeki müzikal yapıyı bu düşüncenin üzerine inşa eden bir isim. Ülkemize bu sene IKSV Caz Festivali kapsamında geldi ve Antony & The Johnsons konseri öncesi dinleyenlere güzel bir ziyafet çektirdi.

Parçaların yapısındaki basitlik dikkat çekici. İddialılığa yer yok albümde. "Benim işim müzik ve işte yapıyorum" derecesinde kararlı ama popüler kültüre baş eğmeden yumuşak bir duruş sergiliyor. Bu arada basitlik demişken, bu Jose Gonzalez'in vermek istediği duyguları basit bir dille anlatabilme kabiliyetinden ileri geliyor, yoksa becerememiş parçaların yapısını doldurmayı anlamında değil. Kimisi 100 fırça darbesiyle anlatır resimdeki bir dokuyu, kimisi 10 fırça darbesiyle. Jose Gonzalez de 10'culardan.

Albümdeki yoğun folk yapısı akustik gitarın kanının son damlasına kadar destekleniyor. Ancak akustik gitarda denemelerin de sıkça yapıldığını söylemek lazım. Zaman zaman sertleşen, sesini yükselten, vurgudan kaçınmayan gitar rifleriyle dolu albüm.

Gelelim "Teardrop"'ın yorumuna. Daha önce Patti Smith'te de söylediğim gibi ben efsaneleşmiş parçaların tekrar yorumlanmasına sıcak bakmayan muhafazakar bir adamım. Evet bazen beklenmeyecek derecede güzel sonuçlar çıkabiliyor ama %75 oranda başarısızlıkla sonuçlanan bir deneme bu nezdimde. Tori Amos'u hala affetmiş değilim "Losing My Religion"'ı piç ettiği için, dayanamadım küfrettim yine. Jose Gonzalez'e gelince, küfretmeyeceğim ama yorumunu dinlemeyeceğim herhalde bir daha. Gidip bir modern ozanın çalışmasını ya da Amerikan folk rock benzeri bir sanatçının çalışmasını ele alsaydı daha iyiydi. Nereden çıktı be kardeşim Massive Attack'in "Teardrop"'ı. Otur, 1.

Bu kazanın haricinde albüm gerçekten güzel. Rahatça dinlediğimi ve ciddi anlamda zevk aldığımı söyleyeyim de hakkını yiyormuşum gibi görünmesin. Jose Gonzalez'e de verdiği huzur için teşekkür etmek düşüyor bana. Eline sağlık.

MP3: Jose Gonzalez - Down The Line
MP3: Jose Gonzalez - In Our Nature

Jose Gonzalez'in resmi sitesi
Jose Gonzalez @ MySpace
Albümü satın almak için

4.8.07

Erasure - Light At The End Of The World (Mute, 2007)

Ergenlik yıllarımızın güzide grubu Erasure. Elektro pop/Synth pop konusunda efsaneler arasında çoktan yerlerini aldılar. Andy Bell ve Vince Clarke'ın 1985 yılında göle yoğurt çalarak başlattıkları bir oluşum şimdilerde çoktan yoğurda dönmüş gölde bir esinti yaratıyor.

Erasure'ı anlatmak zor aslında. Arkalarında bir ton hit, milyonlarca albüm satışı bırakmış bir grup. Başladığında alternatif olarak algılandıktan sonra ortaya çıkardıkları çalışmalar tüm dünyayı sarsmaya başlayınca elektro pop, synth pop ve elektro disko türlerinin gelişmesinde büyük bir pay sahibiler her ne kadar birçok insana basit pop gibi gelseler de.

Benim için de yerleri apayrı grubun. Aldığım ilk single onların Abba şarkılarını yeniden düzenledikleri "Abba-Esque idi". Bu sebeple gönlümde her zaman farklı bir yerleri var. Hani Pet Shop Boys ve Depeche Mode'la ergenliğimi aydınlatan, elektronik müziğe ısınmamda etkili olan gruplardan biri. Tabii Vince Clarke'ın Depeche Mode'un kurucu üyelerinden olduğunu ve hatta Yazoo'nun yarısı olduğunu söylemekte fayda var. Ayrıca "Pop - The First 20 Hits!" adlı albümü de hala arşivimde güzel güzel duruyor. Hatta üstündeki 10.99 pound etiketi bile orada.

Erasure'ın en büyük gücü ve en büyük handikapı aynı. Müzikleri bugün bile değişmedi. Elbette bu istikrar takdir edilesi bir nokta fakat artık dünyadaki ilgi odağı olmaktan çok uzakta duran bu müzik türünde hala savaş vermeleri ve daha popüler türlere kaymamaları onları eskisi kadar ilgi çekici kılmıyor çoğu insan için. Ancak Andy Bell'in homoseksüelliğini bu kadar açıkça ifade etmesi zamanında onu bir kahraman da yapmıştı.

Erasure'ın 1994'te çıkardığı muhteşem "I Say I Say I Say" adlı albümü alın, bugünkü albümüyle karşılaştırın, arada 13 yıl fark edemezsiniz. İkili hala aynı. Anı synth pop edasında ısrarlılar. Bana göre bunda da çok başarılılar. Albümün genelini büyük bir zevkle dinledim. Her zaman rahat dinlenen hareketli ve eğlenceli parça yazmak konusunda uzman olan ikili hala bu işi başarıyla yapıyorlar. Eskiyi yad etmek ve üzerine yeni anılar eklemek için uygun bir albüm.

Bu arada grup Amerika ve Avrupa turnesine başladı. Turne bitince doğrudan stüdyoya girip önce üzerinde uzun zamandır çalıştıkları bir konsept albümü bitirecekler, arkasından da 2008 sonlarına yetiştirmeyi umdukları yeni albümleriyle ilgilenecekler. Erasure eğlencesi halen durmaksızın devam ediyor.

MP3: Erasure - Sunday Girl
MP3: Erasure - I Could Fall In Love With You

Erasure resmi sitesi

17.5.07

Derleme Albümler... (3)

Wighnomy Bros & Robag Wruhme - Remikks Potpourri 2 (Mute, 2007)

Wighnomy Brothers ve Robag Wruhme 2005 yılında çıkardıkları ilk düzenleme albümlerinin başarısından sonra yenisiyle karşımızdalar. Aslında Wighnomy Bros (Brothers) Gabor Schablitzki ve Sören Bodner'den oluşuyor. Gabor zaten Robag Wruhme'nin kendisi. Yani düzenlemeler Wighnomy Brothers*1,5 gibi bir yapıya ait.

Albümde Gabor ve Sören'in başarılı düzenleme tekniklerinin hakkını veren sonuçları yer alıyor. Minimalizme yakın ancak doğruyu söylemek gerekirse minimalist olmaya çalışan tech house denebilecek türde çalışmalar var.

Albümdeki en başarılı düzenlemeler:

2) Royksopp - Beautiful Day Without You (Wighnomy's Und Robag's Spekkfakkel Remix)
3) Jean-Paul Bondy - Something Is Not Right (Robag Wruhme's Fukkeldibobb Remake)
6) Ellen Allien & Apparat - Way Out (Robag Wruhme Vati Mafonkk Remikks)
7) Underworld - Play Pig (Wighnomy & Robag Wruhme Moosmutzel With Melody Remix)

VA - Back 2 Mine By Röyksopp (DMC World, 2007)

Daha şimdiden efsaneleşen Back 2 Mine serisi bu konumunu daha da sağlamlaştırmak için 25. adımını Röyksopp ile attı. Torbjorn Brundtland ve Svein Berge'den oluşan Röyksopp son dönemde Norveç'ten, hatta İskandinavya'dan çıkıp gelen en başarılı electro pop grubu olarak anılıyor. İlk başta "Melody A.M." albümleriyle 2002 yılında büyük bir başarı yakaladılar ve sonra da 2005 yılında "The Understanding" ile kendilerini iyice kanıtladılar.

Röyksopp bu albümde yıllardır yanlarından ayırmadıkları çalışmaları tek potada toplamış. Elbette Röyksopp'un müzikal zevkini anlamak açısından önem teşkil etmesinin yanında müzikal olarak da disko ve funk'ı birleştiren, bizi 1960'lardan çıkıp 2000'lere getiren bir serüven. Back 2 Mine serisini kaçırmayanlar için çok önemli bir eser. Daha bu seriyle tanışmamış olanlar için de biçilmiş kaftan.

VA - Mixmag Presents Claude VonStroke - The Beats Of Sanfran Disco (Mixmag, 2007)

Claude VonStroke 2006 yılında başladığı inanılmaz yükselişini 2007'de de devam ettiriyor. San Francisco'nun en dikkat çekici tech-funk plak şirketi Dirtbird'ün de sahibi olan Claude, şimdi de karşımıza tüm gücüyle en iyi bildiği noktadan çıkıyor.

Mixmag dergisinin serisinin bir ürünü olan bu derleme albümde disko ve funk açısından çok güzel bir hava yakalanmış. Dinleyici de 52 dakikalık mixlenmiş bu albümde bunu tamamen hissediyor. Zaten albümde CVS'nin elini sürdüğü 4 parça var toplam 15'in içinden.

Albümü dinlerken dans etmek ya da en azından ritme uygun biçimde nispeten sallanmak farz. Bu noktada parça seçimi çok etkili olmuş. İlk 2 parçayla başlayan ısınma turu 3. çalışmayla direk moda giriyor. Daha sonra da bu sıcak hava dalgası dinmek bilmiyor. Bir saatten bir gıdım kısa olan ama bu süreyi pür eğlenceyle geçirmenizi sağlayacak bir albüm.