Warp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Warp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.9.08

Nightmares On Wax - Thought So (Warp, 2008)

DJ Ease aka Geroge Evelyn aka Nightmares On Wax (NOW). Warp Records'ın en gözlerden uzak sanatçısı desem pek de hatalı sayılmam. Oldukça deneyimli olmasına rağmen her zaman örtünün altında kalmayı seven bir müzisyen. İbiza'ya taşınmış olmasının sebeplerinden biri de bu zaten.

1995 yılından bugüne uzanan serüvende Chill Out türünün çizgilerinin yeniden çizilmesine neden olan isimlerin başında geliyor NOW. Halen bu çizgileri zorluyor. Neredeyse yaptığı her parça Hip Hop temellerinde yer alıyor ama en sade haliyle.

Bir önceki albümü "In a Space Outta Sound"'un üzerinden 2 yılın üzerinde zaman geçti ama hala tadı damağımda. O sene 10 kişilik bir oylama sonucunda yaptığım en iyiler listesinde 37. sırada yerini almıştı albüm. Bu albüm listeye girecek mi bu sene bilmiyorum ama yine birkaç iz bırakacağa benzer.

Albüm aslında bir yolculuğu betimliyor. Albüm hazırlıkları sırasında Leeds'den Ibiza'ya taşınma işlemleriyle uğraşan NOW, bu süreç zarfında parçaları hazırladı. Albümde onun Leeds'deki tavrına karşılık İbiza'nın etkisini de görmek mümkün. Bundan sonraki albümünde ise İbiza ruh halini daha çok göreceğiz ve buradaki parçalar sayesinde neler bekleyebileceğimizi de daha iyi görüyoruz tadımlık olarak.

Albümde vokal olarak karşımıza Ricky Ranking, Chyna Brown ve Ella May çıkıyor. Kendi vokaliyle alakası olmayan NOW'ın her zaman başvurduğu konuk vokalistlere alışkınız zaten. Değişen parça havasına uygun vokal seçimini ise başarılı diye adlandırmak en doğrusu.

George Evelyn kötü bir albüm yapmayacak kadar tecrübeli ve yetenekli bir isim. Ayrıca vuruş yapılarındaki üstadlığı ise bunlara ek oluyor. Bu konuda kurduğu plak şirketi Wax On'dan bizlere sunduğu yetenek Guts aka Henry Fabrice ise kendisinden birçok şey öğrendiğini söyledi ve albümündeki başarıda Evelyn'in büyük emeği olduğunu da belirtti. Şu aralar İbiza'da yakın oturmalarına rağmen ilişkileri pek iyi değil. Henry ile son konuştuğumda Wax On'un tutum ve yönetim şeklinden pek hazzetmiyordu.

Albümde büyük anlamda başarı sağlayacak bir parça yok. Ama akılda kalacak ve kendini birkez daha dinletecek parça bol. "Da Feelin", albümden çıkan ilk single "195 Lbs", Leeds döneminden bizlere esen "Be There" ve "Moretime" yer alıyor. Bunun yanında "Pretty Dark" ve Reggae etkili "Still? Yes!" ise albümün geneline oranla bir hayli zayıf kalanlar arasında.

Warp'ın en deneyimli ve eski sanatçısı konumundaki George Evelyn'den ortalığı karıştırmayacak kadar sade bir albüm. Belki bazılarının beklentisini karşılayamayacak kadar sade bile olabilir. Artık yeni bir döneme giren NOW için önce bu albümü özümsemek, sonra da bir sonrakini beklemek gerekiyor. Bakalım İbiza nasıl etki edecek kendisine tam olarak.

MP3: Nightmares On Wax - 195 Lbs
MP3: Nightmares On Wax - Be There

Nightmares On Wax'in resmi sitesi
Nightmares On Wax @ MySpace
Albümü satın almak için

23.8.08

Pivot - O Soundtrack My Heart (Warp, 2008)

Warp Records'dan ilk albümünü çıkaran Pivot huzurlarınızda. Avustralyalı (Kuruluşu itibariyle) bu üçlü geçen seneki "Battles"'dan sonra bu sene Warp'ın yeni keşif kontenjanından dünyaya uzanıyor. Laurenz Pike, Richard Pike kardeşlerin kurduğu grup İngiliz Dave Miller'ın katılımıyla bugünkü halini alıyor. Yeni keşif değil aslında ikisi de ama sonuçta ilk albümleri olduğundan bu kategoriye alınabiliyor. Bu arada Warp'ın Pivot'a 16 albümlük bir anlaşma önermiş olması da bu gruptaki potansiyeli bir nebze ortaya koysa gerek.

Albüm gitarın ses kesiti niyetiyle kullanımıyla bizi karşılıyor. Albümden çıkan ilk single "In The Blood"'da bu sıkça yer alıyor. Ancak bunun yanında basit bir gitar melodisi yine arka planda eşlik ediyor havayı yumuşatmak için. Vuruş altyapıları ise Warp olmasından kelli elektronik ve keskin, sert bir yapıda.

Albüme adını veren parça "O Soundtrack My Heart" da keza şekilde çok da farklı olmayan bir yapıda. Ancak sonuca baktığınızda gayet değişik. Bir nebze farkı distortion'la giren gitar aniden ortamı Rage Against The Machine'e yaklaştırıyor. Daha sonra eski yapıya geri dönüş ve eli yüzü düzgün İstanbul beyefendisi modunda ilerleyiş.

Arkasından karşımıza Jean Michel Jarre 2008 modeli olan "Fool In Rain", AphexRock Twin misali "Sing You Sinners" geliyor. "Sweet Memory" başladığında ise zaman duruyor. Naif güzelliğiyle devam eden melodi sizi alıp götürüyor. Sonunda ufak bir sürpriz var ama o noktaya kadar kendinize gelemiyorsunuz.

Albümde vokal yok ama New Age klavye yapılarından tutun da üstün bir müzikal kompozisyona kadar her şey var. Genel anlamda popülerlikten uzak olmasından kelli geniş çapta başarıya ulaşamayabilir ama Autechre, Aphex Twin ve Jean Michel Jarre ile yetişen nesiller için dinlenmesi elzem bir kayıt olduğu kesin. Grubun üyelerinin bundan önce Prefuse73, Flanger, Jan Jelinek ve Burnt Friedman'la çalışmış olmaları bu ortaya çıkan sonucun da bir rastlantı olmadığının açık kanıtı olsa gerek.

MP3: Pivot - In The Blood
MP3: Pivot - Sweet Memory

Pivot'un resmi sitesi
Pivot @ MySpace
Albümü satın almak için

4.3.08

Clark - Turning Dragon (Warp, 2008)

Clark daha önce "Body Riddle" albümüyle bu sayfalara konu olmuştu. Christopher Stephen Clark 2006'dan beri boş durmayıp yeni çalışmalara imza attığının haberleri bize ulaşıyordu. Şimdi de albümüyle karşımıza geldi, kulaklarımızı yine şenlendirdi.

Clark albümde eski IDM ve Abstrakt Electro karışımı tarzından bir adım uzaklaşıp daha çok IDM ve Techno'ya ağırlık vermiş. Hem de ne ağırlık. "Volcan Veins" parçasını dinledikten sonra aklım bir anda 1990'larda Techno'nun dünyanın en tepesinde olduğu o döneme gitti. Fuse'da bu parçayı özellikle de Dave Clarke'ın elinden dinlemek ne güzel olurdu anlatamam. "Truncation Horn"'a geldiğimizde doğrudan IDM'in Techno'yla devinimi dinliyoruz. "For Wolves Crew" ise bunun zevk açısından tavana vurduğu bir noktada.

Albümde ciddi anlamda çok başarılı çalışmalar var. Kesin olan şey Clark'ın her çalışma üzerinde büyük emek sarfettiği. Her ne kadar Techno birçok insana basit bir ritm kurgusu gibi gelse de basitliği en uygun kompozisyonla sunarak dinlenebilir hale getirmek zaten asıl işin içindeki maharet. Clark da Techno'yu IDM'le harmanladığı çalışmalarında tam anlamıyla bunu yapmış.

Yılın alternatif çalışmaları arasında kesinlikle yer edinecek bir albüm. Warp'ın son dönemde üst üste çok kaliteli albümleri çıkarması ise ayrı bir dikkat çeken nokta. Bu kadar başarılı atıştan sonra kalbimizdeki nacizane yerini daha da sağlamlaştırıyor.

MP3: Clark - Volcan Veins
MP3: Clark - Truncation Horn

Clark'ın resmi sitesi
Clark @ MySpace
Albümü satın almak için

22.2.08

Autechre - Quaristice (Warp, 2008)

Autechre elektronik müziğin alternatif kollarından biri olarak en büyük takipçi kitlesine sahip olan Intelligent Dance Music'in en önemli isimlerinden. Bu türün yerleşmesinde, ilgi toplamasında ve bugünkü saygı değer konumuna gelmesinde büyük emekleri var.

Autechre bazılarına göre keskin seslerin kullanımı ve seslerdeki yoğun mekanik ve endüstriyel hava sebebiyle soğuk görünebilir. Bunu yadırgamıyorum açıkçası. Ancak bu türe aşina olan ve hatta seven insanlar için işin bir de arka yüzü var ve buraya baktığımızda olayın bu yüzeysellikten çok daha farklı olduğunu görebiliriz.

Autechre'nin temelinde küçük ses kesitlerini birleştirerek daha büyük ama karmaşık melodi oluşturma sanatındaki ustalığı zaten bugüne kadar her şeyiyle ortadaydı. Bunun içinde birbiriyle taban tabana zıt seslerin ortak kullanımından, aslında bir melodinin parçası olup da parçalanınca farklı bir kompozisyon çıkarak öğelere kadar her şeyi görmek mümkün.

Bu arada Autechre'nin tarzında her zaman gördüğümüz ve göreceğimiz iki temel nokta Techno ve Analog Synth'ler. Techno kültüründen gelmeleri sebebiyle bu türe aşırı bir bağımlılık taşıyorlar ancak deneysel bir yaklaşımla haliyle. Bunun yanında Analog Synth'lerin ise kendi tarzlarına en uygun sonucu vermesi sebebiyle onu da elden bırakamıyorlar. Elbette bu noktada ikisinin bağlantısını oluşturmak gerekirse bir Roland 808 Bass Machine veya bir Roland 303 desek yeterli olur herhalde. Bu iki alet bize bugün özlemle andığımız o efsanevi Techno parçaları sundular.

Lafı uzattım, geleyim albüme. Autechre'nin 9. albümü yine bıraktığı noktanın üzerine taşlar koyarak devam ediyor. Dinlerken huşu ile dalıp gittim. Hani IDM tanımına oldum olası kıl olmuşumdur burnu büyük bir tanım olduğundan olsa gerek ama açıkçası Autechre'yi dinlediğimde bunun hakkını veren bir duo olduğunu görüyorum. Parça yapıları birbirinden çok farklı, çalışmaların düzenlemeleri sürekli devinim içerisinde. Hepsinin Autechre olduğundan emin olunabiliyor, öyle bir müzikal imzaları var ama bir albümde aynı parçadan 10 tane yapan gruplardan çok farklı.

Albümde yer alan 20 parçadan hepsini beğenmem gibi bir mucize olmadı tabii. Bunu da belirtmek lazım. Özellikle depresif Ambient temelli parçalardan (Örn: Paralel Suns) pek hazzetmedim. Ancak beğenme yüzdemin %80'de olması bile 20 parçalık bir albümde çok başarılı. Bana göre IDM sevenlerin kaçırmaması gereken bir albüm. Bu arada albümdeki parçaların abuk isimleri konusunda herhangi bir bilgi edinemedim fakat mutlaka belirli bir temel üzerinedir gibime geliyor.

MP3: Autechre - The PLC
MP3: Autechre - Simmm

Autechre'nin resmi sitesi
Autechre @ MySpace
Albümü MP3 olarak satın almak için - Bleep
Albümün kendisini satın almak için Mart ayını beklemek zorundasınız

13.1.08

Chk Chk Chk - Yadnus (Digital Release) (Warp, 2007)

İş gezisi sebebiyle verdiğim ufak bir aradan sonra şöyle eğlenceli bir giriş yapayım dedim ve akabinde ne zamandır incelemeyi düşündüğüm bir plakla açılışı yapalım. Bu plak hayranı olduğumu zaten açıkça vurguladığım !!!'e (Chk Chk Chk) ait.

Plağa adını !!!'in yılın en iyi albümleri listesinde yer alan "Myth Takes" albümündeki şahane "Yadnus" parçası vermiş. Adını vermiş ama plakta sadece 1 adet düzenlemesi var. Diğer düzenlemeler "Heart Of Hearts" ve "Must Be The Moon"'a yapılmış. Bir bakıma albümün en dikkat çeken parçalarına yapılan düzenlemeleri toplamışlar. "Bend Over Beethoven"'ı atladıkları için teessüflerimi ilettim kendilerine zaten.

Gelelim plağa. Aslında yarım saattir plak diyorum ama bu önce dijital ortamda yayınlanan, sonra da CD olarak satılan bir plak. Reçinesiz anlaşılacağı üzere. "Yadnus"'un Radio Edit'i dışında düzenlemeler bulunuyor.

"Yadnus (Still Going To The Roadhouse Mix)" parçayı biraz daha Disko'ya ve Funk'a döndürmüş. Başarılı olduğunu rahatça söyleyebilirim. "Heart Of Hearts (Dj Kaos Hoh Extend)" olayı biraz daha Funky House modeline dönüştürmüş. E haliyle çok randıman alamadı bu Punk Rock bekleyen deli gönül. Ama arkasından gelen ve bu albümden çıkan ilk plakta yayınlanan, incelediğim "Must Be The Moon (Emperor Machine Dub Mix)" gelince her şey değişiyor. Alabildiğine Disko, Punk, Rock ne ararsan. Oh. Camı açıp Ortaköy'e dinletesim var ama hava soğuk. Plağın kapanışını "Heart Of Hearts (Scottie B Remix)" yapıyor. Önce hafif DnB geliyor izlenimi verdikten sonra Electro House'a yerleşiyor. Hemen ardından DnB nidaları geri geliyor. Gidip geliyor anlaşılacağı üzere.

MP3: !!! (Chk Chk Chk) - Yadnus (Still Going To The Roadhouse Mix)

!!! resmi sitesi
!!! @ MySpace
Plağı satın almak için

24.7.07

Battles - Mirrored (Warp, 2007)

Newyork kökenli Tyondai Braxton, Ian Williams, John Stanier ve David Konopka'dan oluşan Battles müzik dünyasına 2004 yılında adım attı. İlk plaklarını "Pretty Girls Make Graves"'i de keşfeden Dim Mak'tan çıkaran grup 2006'da büyük adımını attı. O güne kadar yayınladıkları plaklar Warp tarafından toplandı ve çift disklik bir albüm haline getirildi. Ancak bu albümün çok da fazla dikkat çektiğini söyleyemem.

Ama haklarını vermek lazım, Mayıs ayında yeni albümlerini çıkarmadan önce Nisan ayında bu albümden çıkan ilk plak olan "Atlas"'ı dinlediğimde beynimden vurulmuşa döndüm. Neler oluyor kim bunlar derken biraz bilgi edindim ve o arada albümleri çıktı. Albümü dinlediğimde ise karşıma çok güzel bir tablo çıktı.

Ben tabloma geçmeden önce albümün genel olarak inceleyen tüm dergi ve sitelerde çok başarılı bulunduğunu da eklemek lazım. Oldukça geniş bir kitleye hitap ettiler farklı tarzlarıyla ve bunda çok büyük bir başarı da kazandılar.

Albüm delice. Hayır dahiyane. İkisinden biri. Ama kesinlikle farklı. Bu noktadan başlamak daha doğru. Hani albümde o kadar düzeyli karmaşa var ki grubun adının Battles olmasını hiç yadırgamıyorum. Şu müziğe daha uygun bir grup ismi bulunamazdı. Ama uyarıyorum, klasik tarzlardan hoşlanıyorsanız yaklaşmayın. Bu ne be, amma sallamış adam dersiniz. Velhasıl bir nebze değişikliğe açıksanız buyrun size değişikliğin en başarılı örneklerinden biri.

Şöyle yarım yamalak bir girizgah sağlayan ritm manyağı "Race:In"'den sonra "Atlas" direk vuruyor ve gelin de görün diye dayılanarak sizi içine çekmekte. Mekanik mi mekanik, güçlü mü güçlü. Rock ve elektronik müziğin abstrakt birleşimi mi ne, öyle bir şey. Tyondai Braxton'ın bu vokalleri nasıl yaptığı konusuna girmiyorum hiç. Ama albümdeki enerjiye daha da momentum kattığı kesin. John ise bateride gerçekten hiç durmaksızın saldırıyor, saldırdıkça parçalar kendinden geçiyor "Ddiamondd" da olduğu gibi. Kızılderili şarkılarını andıran bir vokal "Tonto"'da var ve bazen durulan, bazen coşan melodiyle ilginç kombinasyona sahip. Gitar bazen normal gidiyor, sonradan bu tekdüzelikten sıkılınca ipini koparıp kaçıyor.

Albümün belki de en sakin çalışmalarından "Leyendecker"'in tadına ise doyulmuyor kısalığı sebebiyle. Ama hemen karmaşaya geri dönülüyor "Rainbow" ile. Hem de karmaşa. Bir ara lunaparka gidiyorum, hemen ardından idam sehpasına. Dur durak yok. Derken "Bad Trails" al sana bir nefes diyor. Aslında normal ölçeklerde melodisi ve vuruşları sebebiyle sakin denmez ama diğerlerine göre nefes aldırıyor.

"Prismism" ise ensemden tutup yakalıyor ve geri çekiyor beni içine. Ama o ne. 1 dakika dolmadan bitti. Ne anladım ben şimdi. Neyse "Snare Hangar" biraz daha dayanırken karmaşası daha 2 dakikası dolmadan bitti gitti. Elma şekeri elinden alınan çocuk gibi alt dudağımı çıkarasım geliyor. "TIJ" ise bu hasretime son veriyor. 1960'ların deneysel elektronik müzik çalışmaları benzeri kaset oyunlarıyla başlıyor. Vokal ise taze ama bu yapıya uyuyor gitarla birlikte. Gözlerim parlıyor. Çok ama çok güzel. Hem de koskoca 7 dakika. Şimdi kendime geldim. "Race:Out" ise koşa koşa albümü bitiriyor. Ama repeat teknolojisi sağolsun, derhal başa dönüp bu zevke tekrar dalıyorum. Size de aynısını öneririm.

MP3: Battles - Atlas
MP3: Battles - Leyendecker

Battles resmi sitesi (MySpace'e yönleniyor zaten)

7.6.07

Kısa Kısa Plaklar... (15)

Maximo Park - Our Velocity (Warp, 2007)

Maximo Park bu sene içinde Radarlive etkinlikleri kapsamında Ratatat ile birlikte Yeni Melek'te bir konser verdi ve büyük ilgi gördü. Bunun sebebi de son dönemde Warp'a farklı bir bakış açısı getiren grubun enerjik ve insanı çeken bir indie rock tarzı olması. Birçok yönden The Killers'a rakip gösterilecek kadar dikkat çekiyorlar.

Maximo Park'ın yeni albümünden çıkan ilk promo single'ı "Our Velocity" oldu. Hareketli, enerjinin alabildiğine yoğun olduğu güzel bir çalışma. Albümü de genelinde inceleyeceğim ancak edinilmesi gereken bir çalışma bu single.

John Dahlback - Power 2 (Giant Wheel, 2007)

John Dahlback daha önce bu sayfalara albümüyle de konuk olmuştu. Çok genç yaşta müzikle profesyonel anlamda tanışan ve genç yaşına rağmen en çok saygı duyulan prodüktörler arasında yer alan John, yeni plağıyla karşımızda şimdi de.

Plakta elektro, elektro house ve tekno türlerine ağırlık vermiş. Plakta iki tane yeni çalışma var ve bunlardan birinin Extrawelt düzenlemesi de yer alıyor. İlk çalışma "Vitamin" doğrudan elektro house bir yapıda karşılıyor. Dans pistlerine yönelik demek hata olmaz. İkinci çalışma "Multipower" ilkinin benzeri bir melodiye sahip ancak üst yapısı teknoya yakın ve bana daha güzel geldi. İkinci yüzde ise "Vitamin (Extrawelt Remix)" var. "Vitamin"'in biraz daha minimalistik bir bakış açısına sahip versiyonu diyebiliriz. Hatta minimal teknoya göz kırpıyor.

Dartriix - Dartriix Ep 1 (OpDisc, 2007)

OpDisc'in sahipleri Fumiya Tanaka ve Radiq'in bir projesi olarak başlayan Dartriix'in ilk plağı Nisan sonunda Japonya'da, Mayıs başında da Avrupa'da piyasaya çıktı. Yakında albümleri de piyasaya çıkacak.

Müzikal açıdan keskin yapıda güçlü bir minimal tekno olarak adlandırılabilir. Zaten Fumiya Tanaka'nın ünlü bir tekno prodüktörü olmasından yola çıkarak bu sonuç da çok şaşırtıcı değil. "Awareness" hareketli bir ritme sahip. Melodi kesik bir halde karşımızda parça boyunca ve güçlü vuruşlarla destekleniyor. "Solidification"'da ise güçlü vuruşlar yine var ancak bu sefer tempo biraz daha düşük. Metronom benzeri bir ses kesiti parça boyunca devam ediyor. "Pendulum" ise yine güçlü vuruşlar ve biraz daha sakin bir melodik yapıya sahip. Ses kesitleri genel olarak vuruş gibi kullanılmış.

Ses kesitleri Juno Records'dan alınmıştır.

29.5.07

Maximo Park - Our Earthly Pleasures (Warp, 2007)

Maximo Park vokallerde Paul Smith, elektro gitarda Duncan Lloyd, bas gitarda Archis Tiku, klavyede Lukas Wooller ve bateride Tom English'ten oluşuyor. Grup 2000 yılında kuruldu ve ilk single'larından sonra Warp Records'la çalışmaya başladı. Maximo Park Warp açısından önemli bir grup çünkü müzikalite açısından plak şirketine zenginlik ve çeşitlilik katıyorlar.

2005 yılında ilk albümleri "A Certain Trigger"'ı çıkaran grup daha sonra turlara başladı ve gördükleri ilgi daha da arttı. İlk albümleri 2005'in en iyi albümlerinden biri olarak gösterildi ve NME'ye özel Rock turunda Kaiser Chiefs'in altında yer aldılar. Ben olsam üstlerine koyardım ama neyse.

Grup 2006 yılının Ağustos ayında yeni albüm çalışmalarına başladığını açıkladı ve bundan sonra heyecanlı bir bekleme dönemi başladı. Yeni albümleri "Our Earthly Pleasures" 2 Nisan'da yine Warp Records etiketiyle piyasaya çıktı.

Albüm yoğun bir enerji içeriyor. Bu açıdan Bloc Party benzeri bir enerjik pop rock havası var. Ancak özünde indie rock ilkelerine bağlılığıyla dikkat çekiyor. Bunun yanında klavye de ekstra güç katıyor. Klavyede dikkatimi çeken bir nokta elektro gitarla çoğu zaman aynı melodiler üzerine yoğunlaşması. Duncan Lloyd'un yeteneği sebebiyle de ortaya çok güzel bir kompozisyon çıkmış.

Albümdeki müzik yapısının dışında sözler de dikkat çekici. Çoğu da gitarist Dundan Lloyd'a ait. Ancak Archis Tiku, Lukas Wooler ve Paul Smith de başka parçaların sözlerini yazmışlar. Bu açıdan da güzel bir çeşitlilik olmuş.

Albümde dikkat çeken çalışmalar:

1) Girls Who Play Guitars
2) Our Velocity
4) Russian Literature
5) Karaoke Plays
6) Your Urge
7) The Unshockable
8) By The Monument
10) A Fortnight's Time
12) Parisian Skies

Maximo Park'ın resmi sitesi
Maximo Park @ MySpace
Maximo Park'ın yeni single'ı "Our Velocity"'nin klibi @ YouTube

15.4.07

!!! - Myth Takes (Warp, 2007)

!!! veya İngilizce okunuşuyla Chk Chk Chk, 1996 yılında The Yah Mos, Black Liquorice ve Popesmashers gruplarının eski elemanlarının birleşimiyle kurulan bir grup. Grubun üyeleri Nic Offer (Vokal), Jerry Fuchs (Bateri), John Pugh (Vokal ve perküsyon), Allan Wilson (Perküsyon, synth ve saksofon), Mario Andreoni (Gitar), Tyler Pope (Gitar), Justin Van Der Volgen (Bas gitar) ve Dan Gorman (Perküsyon, synth). Grubun üyeleri 3 şehre yayılmış durumda Amerika'da ve prodüksiyon zamanı bir araya geliyorlar. Bir bakıma prodüksiyon dönemi göçen kuşlar gibiler.

İlk albümleri 2000 yılında piyasaya çıktı ve grubun adıyla aynı ismi taşıyordu. Bu albüm elektronik müziğin rock'la başarılı birleşimi sebebiyle dikkat çekti. Ancak !!! 2004 yılında Warp Records'dan çıkardığı "Louden Up Now" adlı albümle gerçek başarısını yakaladı. Albüm Amerika'da elektronik müzik albümleri arasında 4. sıraya çıktı ve bu alternatif bir tür açısından gerçekten çok önemli bir başarı.

Yeni albümleri "Myth Takes" ise Amerika'da Mart ayında, Avrupa'da da Mart ayının ortasında piyasaya çıktı. Warp etiketi yine üzerinde. Albüm çıkışıyla birlikte Amerika'da elektronik müzik albümleri listesinde 3.lüğe fırladı. Hatta Billboard 200'e bile girdi.

!!! bu albümle birlikte bir de turneye çıktı ve Avrupa'nın birçok kentinde konserlere katılmak için hazırlıklarını yapıyor. Bunun yanında bu sene Avrupa'nın en dikkat çeken festivali olan Rock Werchter'in de son gününün açılışını yapıyorlar (Ben gideceğim diye övmüyorum valla).

Albümü birçok kez dinleme imkanı buldum ve açıkçası 2007'nin ciddi anlamda başarılı albümlerinden biri olacağını şimdiden söyleyebilirim. Albümde elektronik özellikleri oldukça ağır basan bir indie rock resitali dinleme imkanı var. Bunun yanında yer yer discoya da kayıyor. Eğlenceyi asla unutmuyorlar.

Albüm her anında ciddi bir enerji birikimiyle gelmiş. Özellikle bazı çalışmalarda tavana vuruyor bu enerji ve albümü çok etkileyici yapıyor. Bence mutlaka dinlenmesi gereken çalışmalar var ama yine de bir bütün olarak çok dengeli bir albüm olduğu için tamamını dinlemek en doğrusu.

Beğendiğim çalışmalar:

1) Myth Takes
3) Must Be The Moon
4) A New Name
5) Heart Of Hearts7) Yadnus
8) Bend Over Beethoven

!!! Resmi Sitesi
!!! @ MySpace

Tanıtım ses kesitleri Phonica Records'dan alınmıştır!!!

8.10.06

London Sinfonietta - Warp Works And Twentieth Century Masters (Warp, 2006)

2003 yilinda baslayan bir proje kapsaminda Londra Senfoni Orkestrasi, Warp plak sirketiyle bir calisma yapmaya basladi. Bu proje Warp'tan cikan onemli eserlerin orkestra tarafindan yorumlanmasindan olusuyordu. Bu yorumlama ise konserler cercevesinde dinleyicilerle bulusmaya basladi.

Ilk konser Royal Festival Hall, eski adiyla Royal Albert Hall'da gerceklesti. Projeye daha sonra Warp'tan yayinlanan eserler haricinde 20. yuzyilin onemli bestecilerinin eserleri de katilmaya basladi.

Album 3 konserde calinan calismalarin derlemesinden olusuyor. 2 diske sigdirilan calismalar arasinda Warp'tan tanidigimiz isimlerden Aphex Twin ve Squarepusher'in parcalari da yer aliyor. 20 yuzyilin ustalarina gelince ise John Cage, Steve Reich, Edgar Varese, Karl Heinz Stockhausen ve Gyorgy Ligeti'nin eserleri var.

Album elbette Warp'in bugune kadar cikardigi albumlerle karsilastirildiginda bir nebze farklilik iceriyor. Bunlardan ilki orkestra tarafindan calinan eserlerin hepsinin yeniden aranje edilmis olmasi. Ayrica elbette en temel fark ozellikle Warp'tan cikan calismalarin tamamen farkli bir muzikal yapida dinleyiciye sunulmasi.

Bu acidan Ingiltere'de bir de turne yapan bu projeyi canli dinleme imkani olmayanlar icin bicilmis bir kaftan bu iki disklik album.

http://www.warprecords.com/

26.9.06

Kısa Kısa Albümler... (3)

Hybrid - I Choose Noise (Distinctive, 2006)

Mike Truman, Chris Healings, Adam Taylor, Tim Hutton ve Alex Madge'den olusan Hybrid 3 yillik aradan sonra yeni albumleri "I Choose Noise"'i yine diger albumleri gibi Distinctive etiketi altinda yayinladi.

Hybrid'in breakbeat'e progresif yaklasimi ve produksiyonlarinda kullandiklari farkli etkilesimler sebebiyle kendine has bir tarzi var. Bu albumde ozellikle klasik muzik etkisi ciddi bicimde hissediliyor ve bu da progresif ogeleri yogun bir sekilde vurguluyor. House sinirlarinda gezen parcalar da var bunun yaninda.

Hybrid'in guclu muzige olan yatkinligi onlari breakbeat dunyasinin ve daha da onemlisi dinleyicilerin surekli goz onunde tuttugu bir isim haline getirdi. Bu yapi albumde de olanca gucuyle gorulebiliyor.

Album yuksek sesle ve maksimum hazla dinlenebilecek bir calisma.

Albumde en cok dikkat ceken parcalar:

3) I Choose Noise
7) Choke (Vokalde John Graham)
10) Dream Stalker
11) Just For Today (Vokalde Kirsty Hawkshaw)

http://www.hybridsoundsystem.com/
http://www.hybridized.org/
http://www.distinctiverecords.com

Dip not: Ayrica albumde bir gizli parca var. Album basladiginda geri sarmaya baslarsaniz "Everything Is Brand New" adli parca ile karsilasabilirsiniz.

--------------------------

Brazilian Girls - Talk La Bomb (Verve Forecast, 2006)

Sabina Sciubba, Didi Gutman, Jesse Murphy ve Aaron Johnston'dan olusan Brazilian Girls'in "Talk La Bomb" isimli 2. albumleri cikti. Isimlerinin aksine gruptakilerden hicbiri Brezilyali degil.

Albumde yer yer electro punk, caz, house, bossa nova ve 70'lerin esintileri var. Acikcasi cok farkli turleri birlestirme yetenegine sahip bir grup ve onemli bir basariya sahipler. Zaman zaman Ladytron, zaman zaman Thievery Corporation benzetmeleri yapilabiliyor.

Brazilian Girls'un en dikkat cekici yanlarindan biri vokalistleri Sabina Scuibba. Buyuyene kadar ailesiyle birlikte evliya gibi dunyayi gezen Sabina 5 ayri dilde vokal yapabiliyor ve bu avantajini her albumde rahatca gozler onune sergiliyor. Performanslarda ise gercekten cok cekici bir unsur oluyor.

Albumdeki dikkat cekici parcalara gelirsek:

1) Jique
2) All About Us
3) Last Call
4) Never Met A German
7) Rules Of The Game
8) Talk To The Bomb

http://www.braziliangirls.info

--------------------------

Clark - Boddy Riddle (Warp, 2006)

Warp Records'in Chris Clark'i yani Christopher Stephen Clark yeni takma adiyla karsimizda. Bu projesinden cikacak yeni albumu su anda promo olarak dagitilmis durumda ve yakinda raflarda yerini alacak.

Idm ve abstrakt elektronik muzik arasinda name dokuyan bir tarzi var. Zaman zaman Aphex Twin ile muzik kulturumuze giren drill n bass turune de kayiyor.

Bu albumde ise yeni projesinden midir bilinmez, hafif bir caz etkilesimi var ekstra olarak.

Albumdeki begendigim parcalar:
2) Frau Wav
5) Ted
6) Roulette Thrift Rum
7) Vengenace Drools
10) Night Knuckles

http://www.throttleclark.com/
http://www.myspace.com/throttleclark

7.9.06

Squarepusher - Hello Everything (Warp, 2006)

Squarepusher, Tom Jenkinson 12 parcalik yeni albumuyle karsimizda. Albumde elbette yine Warp etiketi var.

Squarepusher Drum n Bass'e getirdigi farkli yorum sebebiyle genis bir dinleyici kitleyicisine sahip ve eminim yeni albumu de begeniyle karsilanacak. Aphex Twin ve Autechre dinleyenlerin zaten yakindan bildigi bir isim. Caz esintili melodilerle bezedigi muziginde ciddi anlamda basarili calismalar veriyor. O bildigimiz dnb produktorlerinden degil, cok farkli. Dnb'in sinirlarini tum gucuyle zorluyor. Hatta dinleyicinin sinirlarini da.

Albumun giris parcasi "Hello Meow"'da fonda neseli bir electro melodinin altinda dnb vuruslari mevcut. Parcaya arada bir giren bas gitar ise Squarepusher'in caz tutkusunu giderecek olcude guclu ve farkli bir hava katiyor.

Takip eden parcanin adi "Theme From Sprite". Parca cok rahat bir caz albumune girebilir ve asla yadirganmaz. Vuruslar cok hafif ve aksak caz vuruslarini andiriyor. Dnb'e ara verip onun haricindeki en buyuk tutkusuna esir dusmus bu parcada kendisi. Oldukca basarili bir caz parcasi ortaya cikmis.

Hemen arkasindan gelen "Bubble Life" ise tezat bir yapida giris yapiyor. Piyano yine farkli elektronik seslerin giris yaptigi parcaya katilirken ana melodi arkadan yavas yavas one cikiyor. Derken ilk parcadan sonra dinlenen bas gitar giriyor ve guzel bir solo ile ortaligi senlendiriyor. Victor Wooten'i akla getiren solo cok guzel. Parca bu noktadan sonra sakince devam ediyor baslangictaki seslerle.

Dorduncu parca "Planetarium" dogrudan jungle'i andiran vuruslarla giriyor. Onu karanlik bir melodi takip ediyor. Vuruslar ise tum gucuyle on planda. Arkasindan klavye giriyor ve vuruslara ayni hizda bir melodiyle asik atiyor. Uzerine baska bir filtreli klavye geliyor. Parca ust uste gelen ogelere ragmen karmasa hissini vermiyor. Burada oldukca basarili bir produksiyon ornegi sergiliyor Squarepusher. Zillerin girmesiyle parca tum enerjisini topluyor. Filtreli melodi de ileri dogru firliyor ve eglence basliyor.

"Vacuum Garden" besinci parca ve sonbahar sisini andiran koyu bir havayla basliyor. Basliyor dediysem nasil basliyorsa oyle gidip bitiyor. Herhalde albumde dinleyiciyi biraz dinlendirmek istemis.

Onu "Circlewave 2" takip ediyor. Hani hareket derken bu parca da koyu bir havayla basliyor. Ardindan derinlerden konser oncesi isinma turlarindaki bir bateristin performansi gibi gelen vuruslar geliyor. Sonra da akustik bir gitar ortaligi topluyor. Baterist isinma turlarindan sonra kendine geliyor ve hafif ritme aksak bir bicimde ayak uyduruyor. Minimal akustik bir dnb ile karsi karsiya oldugumuzu anliyoruz.

Arkasindan albumun 48 saniyelik cerez parcasi "Cronecker King" geliyor. Bu da bir onceki parcayla benzer bir yapida. Melodi ise daha kesik bir halde. Teybin tersten calinmasini andiriyor bir bakima. Zaten bunlari soyleyene kadar parca bitiyor.

"Rotate Electrolyte" albumu bir anda kendine getiriyor. Farkli bir dnb vurus yapisiyla baslayan parcada old-skool electrovari melodi var. Eski oyunlardan alinan bir ses sample'i gibi. Arkasindan vuruslar dnb'e cok daha uygun bir sekle burunuyor ve dinleyici kendine geliyor. Her vurus damardaki nota sayisini artiriyor hizla. Parcada bir anda sert bir inis yasaniyor ve hafif bir dnb melodisiyle devam ediyor. Acikcasi bunca farkliligi icermesine ragmen gercekten sahane bir calisma.

Dokuza geldigimizde winamp "Welcome To Europe"u gosteriyor. Jungle'dan bir adim kisa vuruslarla yine eski bir electro melodinin birlesimi giriyor parcaya. Fonda ise hafif karanlik bir hava yaratan bir sample var. Derken ustune bir melodi daha geliyor ve 70'lerin filmlerinden sahneler geciyor gozler onunden. Vuruslarin da gucunu kazanmasiyla albumun bana gore en guzel parcasi ortaya cikiyor. Eski ve yeninin fevkalade birlesimi.

"Plotinus" ile album onuncu parcaya geliyor ve yine caz etkisiyle basliyor parca. Bateri yine kafasina gore takiliyor. Guzel ve tekrarlayan bir gitar melodisi degisirken Squarepusher bateristin performansini begenmeyip tekrardan dnb ritmine geri donuyor. Sakin ama guzel bir parca doguyor. Zaman zaman giren farkli yumusak sample'lar ile parca tezat yaratiyor.

"The Modern Bass Guitar" adinin aksine hizli bir dnb ritmiyle basliyor. Metronom bir o yana bir bu yana kafayi cizmek uzereyken yine eskilerden bir melodi katiliyor parcaya. Melodinin bir dortlugu digerini tutmuyor cunku surekli filtreler ve kesintiler araya giriyor. Parca ise hizini artirdikca artiriyor. Ne oluyor demeye kalmadan ortalikta kan govdeyi goturuyor. E parcanin adi neden Modern bas gitar demeye kalmiyor, parca ancak bittikten sonra insan kendine gelebiliyor. Deneysel dnb de bu olsa gerek diye dusunduruyor. Metronomu birkac gun dinlendirmek lazim bunca hareketten sonra.

Albumun kapanis parcasi "Orient Orange" ise baslangicta biraz dogu kokenli mistik bir dinginlik getiriyor. Tibet zillerini andiran bir davul var fonda. Onde ise uzaklardan gelen bir flut. Tibetli rahiplerin ayinlerini andiran bir hava hakim parcaya. Derken davullar biraz daha gucleniyor, sonra yine yok oluyor. Bunlar olurken ayin tam anlamiyla basliyor. Artik bu noktada Squarepusher'in mistisizme de ilgi duymaya basladigi anlasiliyor. Albumun acik ara en uzun parcasi, caz, old skool electro melodiler ve dnb altyapisinin hakim oldugu albume mistik bir nokta koyuyor.

Tom Jenkinson yine oldukca farkli bir calisma ortaya koymus. Herkesin begenmeyecegi ama dinleyicilerinin zevk alacagi bir album. Gercekten farkli bir bakis acisi arayanlar icin denemekte fayda var.

Not: Is yemeginin ardindan hafif dolu kafa ve 3 kadeh sarap insana ne betimlemeler yaptiriyor diye sasirdim ben de. Metronom nereden cikti anlamadim. Tibetli rahiplerden de simsiden ozur dilerim. Dalay Lama'ya saygim sonsuz.

http://squarepusher.net/