7.9.06

Squarepusher - Hello Everything (Warp, 2006)

Squarepusher, Tom Jenkinson 12 parcalik yeni albumuyle karsimizda. Albumde elbette yine Warp etiketi var.

Squarepusher Drum n Bass'e getirdigi farkli yorum sebebiyle genis bir dinleyici kitleyicisine sahip ve eminim yeni albumu de begeniyle karsilanacak. Aphex Twin ve Autechre dinleyenlerin zaten yakindan bildigi bir isim. Caz esintili melodilerle bezedigi muziginde ciddi anlamda basarili calismalar veriyor. O bildigimiz dnb produktorlerinden degil, cok farkli. Dnb'in sinirlarini tum gucuyle zorluyor. Hatta dinleyicinin sinirlarini da.

Albumun giris parcasi "Hello Meow"'da fonda neseli bir electro melodinin altinda dnb vuruslari mevcut. Parcaya arada bir giren bas gitar ise Squarepusher'in caz tutkusunu giderecek olcude guclu ve farkli bir hava katiyor.

Takip eden parcanin adi "Theme From Sprite". Parca cok rahat bir caz albumune girebilir ve asla yadirganmaz. Vuruslar cok hafif ve aksak caz vuruslarini andiriyor. Dnb'e ara verip onun haricindeki en buyuk tutkusuna esir dusmus bu parcada kendisi. Oldukca basarili bir caz parcasi ortaya cikmis.

Hemen arkasindan gelen "Bubble Life" ise tezat bir yapida giris yapiyor. Piyano yine farkli elektronik seslerin giris yaptigi parcaya katilirken ana melodi arkadan yavas yavas one cikiyor. Derken ilk parcadan sonra dinlenen bas gitar giriyor ve guzel bir solo ile ortaligi senlendiriyor. Victor Wooten'i akla getiren solo cok guzel. Parca bu noktadan sonra sakince devam ediyor baslangictaki seslerle.

Dorduncu parca "Planetarium" dogrudan jungle'i andiran vuruslarla giriyor. Onu karanlik bir melodi takip ediyor. Vuruslar ise tum gucuyle on planda. Arkasindan klavye giriyor ve vuruslara ayni hizda bir melodiyle asik atiyor. Uzerine baska bir filtreli klavye geliyor. Parca ust uste gelen ogelere ragmen karmasa hissini vermiyor. Burada oldukca basarili bir produksiyon ornegi sergiliyor Squarepusher. Zillerin girmesiyle parca tum enerjisini topluyor. Filtreli melodi de ileri dogru firliyor ve eglence basliyor.

"Vacuum Garden" besinci parca ve sonbahar sisini andiran koyu bir havayla basliyor. Basliyor dediysem nasil basliyorsa oyle gidip bitiyor. Herhalde albumde dinleyiciyi biraz dinlendirmek istemis.

Onu "Circlewave 2" takip ediyor. Hani hareket derken bu parca da koyu bir havayla basliyor. Ardindan derinlerden konser oncesi isinma turlarindaki bir bateristin performansi gibi gelen vuruslar geliyor. Sonra da akustik bir gitar ortaligi topluyor. Baterist isinma turlarindan sonra kendine geliyor ve hafif ritme aksak bir bicimde ayak uyduruyor. Minimal akustik bir dnb ile karsi karsiya oldugumuzu anliyoruz.

Arkasindan albumun 48 saniyelik cerez parcasi "Cronecker King" geliyor. Bu da bir onceki parcayla benzer bir yapida. Melodi ise daha kesik bir halde. Teybin tersten calinmasini andiriyor bir bakima. Zaten bunlari soyleyene kadar parca bitiyor.

"Rotate Electrolyte" albumu bir anda kendine getiriyor. Farkli bir dnb vurus yapisiyla baslayan parcada old-skool electrovari melodi var. Eski oyunlardan alinan bir ses sample'i gibi. Arkasindan vuruslar dnb'e cok daha uygun bir sekle burunuyor ve dinleyici kendine geliyor. Her vurus damardaki nota sayisini artiriyor hizla. Parcada bir anda sert bir inis yasaniyor ve hafif bir dnb melodisiyle devam ediyor. Acikcasi bunca farkliligi icermesine ragmen gercekten sahane bir calisma.

Dokuza geldigimizde winamp "Welcome To Europe"u gosteriyor. Jungle'dan bir adim kisa vuruslarla yine eski bir electro melodinin birlesimi giriyor parcaya. Fonda ise hafif karanlik bir hava yaratan bir sample var. Derken ustune bir melodi daha geliyor ve 70'lerin filmlerinden sahneler geciyor gozler onunden. Vuruslarin da gucunu kazanmasiyla albumun bana gore en guzel parcasi ortaya cikiyor. Eski ve yeninin fevkalade birlesimi.

"Plotinus" ile album onuncu parcaya geliyor ve yine caz etkisiyle basliyor parca. Bateri yine kafasina gore takiliyor. Guzel ve tekrarlayan bir gitar melodisi degisirken Squarepusher bateristin performansini begenmeyip tekrardan dnb ritmine geri donuyor. Sakin ama guzel bir parca doguyor. Zaman zaman giren farkli yumusak sample'lar ile parca tezat yaratiyor.

"The Modern Bass Guitar" adinin aksine hizli bir dnb ritmiyle basliyor. Metronom bir o yana bir bu yana kafayi cizmek uzereyken yine eskilerden bir melodi katiliyor parcaya. Melodinin bir dortlugu digerini tutmuyor cunku surekli filtreler ve kesintiler araya giriyor. Parca ise hizini artirdikca artiriyor. Ne oluyor demeye kalmadan ortalikta kan govdeyi goturuyor. E parcanin adi neden Modern bas gitar demeye kalmiyor, parca ancak bittikten sonra insan kendine gelebiliyor. Deneysel dnb de bu olsa gerek diye dusunduruyor. Metronomu birkac gun dinlendirmek lazim bunca hareketten sonra.

Albumun kapanis parcasi "Orient Orange" ise baslangicta biraz dogu kokenli mistik bir dinginlik getiriyor. Tibet zillerini andiran bir davul var fonda. Onde ise uzaklardan gelen bir flut. Tibetli rahiplerin ayinlerini andiran bir hava hakim parcaya. Derken davullar biraz daha gucleniyor, sonra yine yok oluyor. Bunlar olurken ayin tam anlamiyla basliyor. Artik bu noktada Squarepusher'in mistisizme de ilgi duymaya basladigi anlasiliyor. Albumun acik ara en uzun parcasi, caz, old skool electro melodiler ve dnb altyapisinin hakim oldugu albume mistik bir nokta koyuyor.

Tom Jenkinson yine oldukca farkli bir calisma ortaya koymus. Herkesin begenmeyecegi ama dinleyicilerinin zevk alacagi bir album. Gercekten farkli bir bakis acisi arayanlar icin denemekte fayda var.

Not: Is yemeginin ardindan hafif dolu kafa ve 3 kadeh sarap insana ne betimlemeler yaptiriyor diye sasirdim ben de. Metronom nereden cikti anlamadim. Tibetli rahiplerden de simsiden ozur dilerim. Dalay Lama'ya saygim sonsuz.

http://squarepusher.net/

Hiç yorum yok: