5.9.06

RNC 2006 - Akilda Kalanlar

Organizasyonu onceki senelere oranla cok basarili buldugumu soylemeliyim. Ne kart sirasinda maymun olmak vardi, ne tuvalet sirasinda. Otopark konusunda da yapilacak seyler sinirli cunku sonuc olarak yilda sadece 1 kez bu derece islevsellesen bir yol ve bir alandan bahsediyoruz.

Line up'a gelince gecen senelere gore daha hafif kaldigi soylenebilir ancak yine de oldukca guzeldi. Ozellikle Burn sahnesinde fazla goz onunde olmayan gruplar vardi ve performanslariyla goz doldurdular ki birazdan ona gelecegim.

Oncelikle ana sahneden baslayalim. Gogol Bordello kesinlikle kendini Turk dinleyicisine cok iyi tanitti. Eglenceli, basarili ve insani saran bir performans ile dikkat cekti demek hafif kalir. Bence en vurucu birkac performanstan biriydi.

Performansini oldum olasi sevmedigim ve her zaman sadece album yapmakla yetinmesini istedigim Sebnem Ferah duygusallik ruzgari estirdi.

Gelelim Cumartesi gecesinin parlayan yildizina. Muse daha once inceledigim yeni albumleriyle bezedikleri ve eski albumlerinden parcalarla destekledikleri performanslariyla agzimi acik birakti. Rock festivaline fazlasiyla yakisan bir grup ve bunu her sekilde kanitladilar. Imkanlar dahilinde gorselleriyle ve minyatur sovlariyla yaptiklari hayran birakan muzigin yanina bircok arti koydular. Konser sebebiyle Sony Mp3 playerimda fildir fildir dinliyorum albumlerini.

Pazar gunu ana sahne Duman'la hareketlendi. Daha sonra ana sahneye ara verdigim icin The Editors'i dinleyemedim ama Placebo klasik bir performans sergiledi. Cok guzel parcalari var ve bunlari caldilar. Yeni album olmadigi icin Creamfields festivalinden cok farkli bir sey bulamadim. Meds'le de aram cok barisik degildi zaten.

Placebo'nun bitisiyle ana sahneden aklimda once Muse, sonra da yeni ilgi alanim Gogol Bordello kaldi.

Burn sahnesine gelince Cumartesi gunu Rocktronica ile cok guzel basladi. Mete (Sytle-IST) ve Murat Abbas'i (Mabbas) performanslarindan dolayi kucak dolusu tebrik ediyorum. Ortama isinmaya calisirken firsat kolluyordum ve bir anda firsat kucagima geldi. Sonradan The Glimmers geldi ancak ses sisteminde sebebini anlayamadigimiz bir alcaklik vardi. Kisik seste bir turlu moda giremedik. Ogrendigim kadariyla monitorlerdeki sesin tizligi ve yuksekligi sebebiyle DJ kabininden de disaridaki ses seviyesini anlamanin imkani yokmus. Ne yapalim kader dedik basimizi one egdik.

Pazar gunu ise Tiga'nin gelemeyecek olmasinin verdigi huzun vardi bir nebze Burn sahnesinde. Headman once bunu sallamaya basladi. Tomas Andersson'dan Copy Cat'i caldiginda aman tanrim dedim icimden ve arkasindan iyiden iyiye costu. Headman'i buyuk zevkle dinlerken Hyper Live'in geciktigini gormek beni kuskulandirdi ama yaklasik 10 dakikalik gecikmeyle cikti Hyper Live sahneye.

Hyper Live, temel olarak Hyper ve Prodigy'den tanidigimiz Leeroy Thornhill'den olusuyor. Ama ancak bu kadar olusabilir. Agzimi acik birakan, inanilmaz bir performans. O anda The Editors'a gitmek aklimin en uzak kosesinden dahi gecmedi. Bu kadar eglendigim icin ne kadar mutlu oldum anlatamam. Terlemeden festival kapamak ugursuzluktur sozunden kurtulmus olmanin verdigi rahatlikla zipladikca zipladim.

Sunu soylemek gerekir ki Live setup'ta ve parcalarda Leeroy'un etkisi ciddi bicimde gorunuyor. Eski Prodigy tarzindan esintiler var Hyper dokunusuyla birlikte. Leeroy vokallerde cok basarili. Ozellikle aksak ritmlerin mucizevi enerjisini cok iyi kullanmislar. Leeroy'un kendine ozgu dansi ve sahne performansiyla birlesince durup izlemek imkansiz bir hal aliyor.

Placebo gaziyla ne yazikki Hyper'in DJ setini dinleyemedim ama uzaktan duydugum kadariyla Krafty Kuts ve Tim Deluxe'in Funk Phenomenon'i gibi bircok parca caldi ve herkesi cok eglendirmistir.

Genelinde parmak futbol oynadigim, kamikazeye bindigim, elimden geldigince tadini cikarmaya calistigim bir festival oldu. Bazi dedikodular dolasiyor ve umarim gercek degildir ve RNC ayni sekilde devam eder. Gencler icin elle tutulur en onemli muzikal organizasyon olma ozelligini kaybetmemesni dilerim. Bu sene emegi gecen herkese tesekkurler.

Sühan Gürer

Hiç yorum yok: