20.10.07

PJ Harvey - White Chalk (Island, 2007)

Albümün haberi ilk geldiğinde şöyle bir yerime oturup düşünmüştüm karşımıza çıkacak diye. Sonuçta bahsettiğimiz kişi PJ Harvey. Rolling Stone dergisinin gelmiş geçmiş en iyi 500 albüm listesinde 2 albümü olan biri. 2 kez yılın sanatçısı ödülünü almış tabii bununla beraber.

Tarz olarak İngiliz olmanın verdiği agresifliğe sahip olan PJ Harvey, protest sözleri ve melodileriyle de bazen hissettirerek, bazen hiç hissettirmeden bize aşıladı duygularını.

Açıkçası antisosyal ve sessiz olması, tüm duygularını müziğiyle dışarı vurmasını sağlıyor. Bunlar da genel olarak kızgınlık ve hayal kırıklığı olarak karşımıza çıkıyor çünkü dışa vurulma ihtiyacı bu duygularda en çok kendini gösteriyor. Bunun yanında bu albüme göre eskilerde daha sert bir bakış açısıyla yaklaşıyordu her zaman. Ancak gerek müziği, gerekse yazdıkları o derece etkileyici ki insanların hepsini bir gerçek olarak algılamasına şaşılmamalı. "Down By The Water" şarkısının sözleri yüzünden bazı eleştirmenler PJ Harvey'nin bir çocuğu olduğunu ve onu suda boğarak öldürdüğünü yazmışlar. Gaza gelmek bu olsa gerek.

Albüme gelince, albümde hala bazı noktalarda aynı dışavurum dikkat çekse de genelinde eskiye oranla daha sakin bir albüm. Bunun temel sebebi de PJ Harvey'in geçtiğimiz sene içerisinde sosyal anlamda biraz daha olgunlaşması. Ayrıca geçen senenin büyük bölümünde Los Angeles'taki bir grupta bas gitar çalarak geçirmiş ve turne sırasında insan ilişkilerinin geliştiğini söylüyor. İnsanlara kendini daha yakın hissettiğini ve artık konuşmaktan çekinmediğini söylemiş.

Bunun dışında albümde yoğun etkisi bulunan klasik müzik konusu var. Bach, Beethoven, Handel, Arvo Part gibi isimleri yoğun bir dinleme safhasından sonra pek de uzmanı olmadığı piyanonun başına geçip beste yapmaya koyulmuş. Zaten albümde de bunu görüyoruz. Parçaların çoğu ya piyano temelli, ya da piyanonun önemli rolü var.

Albümde sözler açısından karanlık hava bazı noktalarda yine baskın. Özellikle vokalin vurgusuyla oldukça kararıyor hava. Elbette alışkanlıklar ve karakter öyle 1-2 yılda değişmiyor. "The Devil", "Dear Darkness", "Broken Harp", "Silence" ve "Before Departure" bu konuda etkin rol oynuyor albümde. Aslında piyanonun kullanımının artması sanırım duygularının ifadesinde de daha etkin bir ortam yaratmış.

"Grow Grow Grow" eski albümlere göre çok tanıdık geliyor. Sanki daha önce, bir yerlerde duymuştuk. Ya da yaşamış mıydık? Bir deja vu hissi veriyor ama nerede ve nasıl sorularının cevabı parça çalarken daldığınız hayallerde saklı. Piyano melodisi sayesinde dalga dalga geliyor hayaller.

"When Under Ether" ise kafası güzel bir insanın hikayesini anlatıyor. Oldukça duygusal bir altyapıdan giriyor ve çarpık duygu hallerini iletiyor bize.

"Broken Harp" ve "The Piano" benim albümde yüzümü biraz olsun ekşitmeme sebep oldular bana göre başarısız yapıları ve müzikal anlayışlarıyla. Açıkçası hani laf etmeye dilim varmıyor ama dinlemekten pek hazzetmedim bu ikisini ve dinlesem de bir şey kaybetmezmişim.

MP3: PJ Harvey - The Devil
MP3: PJ Harvey - Grow Grow Grow

PJ Harvey resmi sitesi
PJ Harvey @ MySpace
Albümü satın almak için

4 yorum:

vande dedi ki...

merhaba, öncelikle bu eleştiriyi okuyunca biraz şaşırdım. çünkü PJ Harvey her ne kadar bu yazıda anti sosyal bri olarak yazılsa da insan ruhunun karanlık noktalarını en iyi yansıtan müzisyenlerden biri olduğunu atlamamak gerekir. ayrıca eleştiride PJ Harvey in önceki çalışmaları olgun değilmiş gibi bir yorum yapılmış ki buna kesinlikle katılmıyorum. PJ Harvey 'in kendisinin de dediği gibi PJ Harvey şarkılarında kendi hayatını anlatmıyor. gözlemlediği şeyleri kendi süzgecinden geçirerek ve o insanın ruhuna girerek şarkılarını yaratıyor bu nedenle olgun değil eleştirisini çok yanlış buluyorum. bu ruh haline girdiği için kızgınlıktan sevince her türlü ruh halini yansıtma özgürlüğünü en estetitk ama aynı zamanda en dramatik biçimde kullanıyor. white chalk albümündeki the piano belki de dramatik yönü en kuvvetli şarkı ve beni en etkileyen şarkı olmuştur. müzikal açıdan kötü demek çok büyük bir haksızlık. ayrıca şarkıdaki PJ Harvey yorumu inanılmaz.

PJ Harvey bu albümle müthiş bir iş çıkarmış, hiç bir müzikal otoriteye ve eleşitiriye ve popülerliğe bağımlı olmadığını insanlara tekrar tekrar gösterdi. her zaman farklı olmayı başardı ama sadece farklı olmayı değil çok iyi olmayı da başardı. müzik dünyasında PJ Harvey yeteneğinde gücünde, kararlılığında ve olgunluğunda yaratıcı müzisyenler çok çok az sayıda. güzel albümlerinin devamını bekliyoruz.

pilot dedi ki...

"white chalk" albümünü en iyi yansıtan şarkılardan biri de benim için "broken harp"tır. sözlerindeki kırılganlığın yanısıra müzikal olarak albümün en minimal dakikalarının bu şarkıdan geçtiğini düşünüyorum. tabii sonuç olarak müthiş bir içtenlik ve alabildiğince şeffaf bir ruh hali...

Sühan Gürer dedi ki...

Selam Vande,

PJ Harvey'nin antisosyalligi kendi deyimi. NME'deki roportajindan alinma bir bilgidir. Yoksa tanimiyorum kendisini sahsen. Ayrica ben daha onceki calismalari olgun degil demedim, asla demem de. Sosyal olarak olgunlasmis dedim PJ Harvey icin. Bu da dogru.

The Piano konusunda o benim gorusum. Isınamadim. Belki zamanla ısınırım belki hiç ısınamam ama benim bakış açımdan güzel gelmedi. Sana güzel geldiyse çok iyi. Beğeninin eleştirilecek bir tarafı yoktur.

PJ Harvey bence de çok önemli bir iş başardı albümle. Güçlü olmadığını bile bile piyanoya sarılması, her zaman farklının peşinde koşması ve farklıyı da çok başarılı bir şekilde dinleyiciye sunmasıyla zaten tartışılmayacak yetenekte bir müzisyen. Yazıdan olumsuz bir anlam edinmişsin, herhalde kendimi doğru ifade edememişim ama emin ol PJ Harvey hakkında kötü bir tek şey yok yazıda.

vande dedi ki...

the piano şarkısını güzellik anlamında yorumlamıyorum aslında. aslında PJ Harvey in şarkılaını genelde böyle yorumlamıyorum. onun şarkılarında bir güç var, ve bir ruh var. the piano şarkısındaki bu etkili anlatım beni çok değişik hissettiriyor ki PJ Harvey hemen hemen bütün şarkılarında bunu başarabiliyor.

antisosyallik konusunda PJ kend hakkında yanlış düşünmüş o zaman:) gerçi basının yazdıklarına ne kadar güvenilir bilmiyorum ama, antisosyla birinin bu şarkıları yazması ve bu şekilde albüm yapması olanaksız.