16.7.07

İnternet ve Müziğin Aşkındaki Son Perde! - 1

Aslında her şey Mpeg Layer 3 veya herkesin bildiği adıyla MP3’ün keşfiyle başladı. Keşfeden kişi ise Karlheinz Brandenburg. Elbette Berlin’deki Brandenburg kapısı ile alakası yok. Ama müzik dünyası için 2. bir Brandenburg kapısı oldu. Müzikte yepyeni bir dönem başlattı.

Mp3’ün keşfinden sonra disk üzerindeki her parça aynı kaliteye bağlı kalmak koşuluyla 1/10 oranında sıkıştırılıyordu. Bu da bir anda insanlara müziklerini paylaşmak konusunda bir imkan tanıdı. Elektronik müzik bu paylaşımlar sonucu gelişiminde önemli bir devinim kazandı ancak bunun yanında ardı arkası kesilmeyen bir sektör ortaya çıktı.

İnternette sohbet odalarında başlayan paylaşım akımı daha sonra p2p (Kullanıcıdan kullanıcıya bağlantı) bazlı programlar sayesinde ciddi bir organizasyona dönüştü. Önce Napster’la başladı, sonra Audiogalaxy, Kazaa, Imesh, Emule, DC++, BitTorrent, Soulseek derken bugünlere gelindi. 1995’ten bu yana gelen süreçte inanılmaz hızla gelişen bu sektör birçok değişimi de beraberinde getirdi. Elbette bu gelişimdeki en önemli paylardan biri de kullanıcıların İnternet bağlantı hızlarının gün geçtikçe artmasıydı.

Bu yeni akıma en çok etki eden noktalardan belki de en önemlisi müzik endüstrisini kontrol eden (Veya ettiklerini sanan) büyük plak şirketlerinin İnternetteki bu paylaşımcı akımı kabullenmeleri oldu. Önceleri bunları basit korsanlar olarak gören bu plak şirketleri zamanla bunun sadece korsanlık değil yeni bir kültür anlayışının eseri olduğunu fark ettiler. Internette bilgi parasızdı ve müzik de benzeri bir şekli almaya başlamıştı.

Müziği paylaşan, programları yazan veya albümleri bilgisayara aktaranlar çoğaldıkça plak şirketlerini bir telaş aldı. İlk savunma hatlarını kurdular ve ardı arkası gelmeyen hukuki bir savaş başlattılar. Güçlerinin kendilerine galibiyeti getireceğine emin ve olabildiğince hatalı bu duruş onlara elbette birkaç cephede başarıyı getirdi. Napster kapatıldı. Audiogalaxy onu takip etti. Son dönemde Emule’un en önemli ağ bağlantısı Razorblack’in sahibi hapse atıldı. Ancak bütün bu başarılar sonucunda gözlerini açtıklarında başta karşılarında 3-4 cephe olmasına rağmen şimdilerde sayısı 10’u aşan cepheler çıktı. Bu noktada strateji yanlışlığını fark eden plak şirketleri yeni strateji arayışına girdiler ve ortaya Internet MP3 satış siteleri çıktı. Bir şarkıyı veya bir albümü gerçeğine oranla çok daha ucuza alma imkanı sunan bu siteler farklı ve İnternet’i daha iyi yorumlayan bir bakış açısının eseriydi.

Bu satış siteleri başta pek ilgi toplamadılar ancak Apple Computer’ın IPOD adlı ürünü için geliştirdiği I-Tunes bu konuda çok başarılı bir örnek teşkil etti. Aynı dönemde elektronik müzik kullanıcıları için Beatport ağırlığını ortaya koydu. Ayrıca Kompakt ve Universal gibi plak şirketleri de kendi dağıtım ağı güçlerini kullanıp benzer çalışmalarda bulundular. Bugün İnternet’te parasız müzik paylaşımıyla mücadelede yepyeni bi cephe var. Bu cephede plak şirketleri dava açma dönemine göre çok daha büyük başarılara ulaştılar ve en azından bu sefer sadece zarar vermek değil, kendilerine fayda çıkarma şansları da var.

Bu İnternet satış sitelerinden en çok dikkat çekenleri kullanım kolaylığı, özellikleri, üyelik sistemi ve fiyat konularında incelemeye çalışacağım. Fiyat karşılaştırması Krafty Kuts’ın Freakshow albümü üzerinden yapılmıştır.

Yazının devamı ve site incelemeleri yarın...

Hiç yorum yok: