12.6.07

Chris Cornell - Carry On (Interscope, 2007)

O bir yakışıklı. O bir karizmatik. O bir deli vokalist. O bir grunge. O bir Soundgarden, o bir Temple Of The Dog, o bir Audioslave, o Chris Cornell.

Müzik kariyerine baterist olarak başlayan, sonradan gitar tutkusu ağır basan ama en sonunda sesim güzel, karizmatik ve yakışıklıyım bari vokal yapayım diyen Cornell Rock tarihinin en etkileyici seslerinden birine sahip. E Seattle'da doğan bir İrlandalı'dan daha başka bir şey çıkması da düşünülemezdi.

Soundgarden'la başlayan kariyeri, bu grupla çıkardıkları "Ultramega OK", "Badmotorfinger" ve efsanevi "Superunknown" albümleriyle bir anda göklere fırladı. Albümler 3 grammy aldı ve toplamda 10 milyondan fazla sattı. Bu arada Soundgarden da kendini "Grunge" olarak adlandırılan türün önde gelen isimlerinden biri haline getirdi. Ancak son albümleri "Down On The Upside" hayal kırıklığı yarattı ve grup bunu kaldıramayarak dağıldı.

Rage Against The Machine'in dağılmasından sonra vokal arayan grubun kalan elemanları ilacı buldu. 2001'de başlayan Audioslave macerası 2002'de grubun kendi ismiyle çıkardığı ve büyük başarıya ulaşan ilk albümleriyle devam etti. Turneleri ise Chris Cornell'in alkol hevesi yüzünden biraz sekteye uğradı ama başarıyla tamamlandı. 2. albümlerinde sigara ve alkolü bırakmış Chris Cornell vokalde efsaneler yaratarak geri döndü. Tom Morello'nun gazıyla Küba'da konser veren ilk Amerikan grup olma şansını da elde etti. Grup 3. albümleri "Revelations"'ı 2006 Eylül'ünde yayınladı ancak grup elemanlarının solo kariyer tripleri yüzünden turneye çıkmadı. Tom Morello "The Nightwatchman" projesi üzerinde çalışırken Chris Cornell de 2. solo albümünün peşinden koştu. Derken Şubat 2007'de Chris Cornell resmi olarak gruptan ayrıldığını açıkladı ve sebep olarak da müzikal beklentilerdeki farklılıkları gösterdi.

Chris Cornell'in 2. solo albümü "Carry On" 5 Haziran'da piyasaya çıktı. Albümdeki bazı çalışmalarda ünlü Gary Lucas'ın akustik gitarını dinleme imkanı da buluyoruz. Bunun dışında ne var ne yok hepsi Chris'in vokali. Bu arada albümde Michael Jackson'ın ünlü "Billy Jean" adlı parçasına Chris'in getirdiği yorum da var. Benim özellikle dikkatimi çeken çalışmalardan biri oldu bu.

Aslında albüm Chris Cornell gibi bir yetenekten beklenenden daha düşük bir müzikal altyapı kalitesine sahip. Albüm derinden etkilemiyor. Evet vokal olarak her zaman belli bir kalitede kendisi ama müzikal anlamda bunu desteklemeyince ne yazık ki üzüyor insanı.

Albümdeki bir diğer nokta da hem Soundgarden, hem de Audioslave'e göre çok daha yumuşak bir yaklaşımda olması. Hatta bazı çalışmaların popa yakın olduğunu bile söylemek mümkün. Grunge'ına alıştığımız bir insandan böyle çalışmalar dinlemek biraz bünyeye ters geliyor. Bon Jovi havası görmek iyi gelmedi bana.

Ama şu da var. Rock N Coke'taki performansı konusunda hiçbir çekincem yok. Bunun sebebi de konserlerinde her zaman Soundgarden ve Audioslave çalışmalarına ağırlık vermesi. Böylece aslında Chris Cornell'i dinlerken 3 konsere gitmiş gibi olacağız. Bu da beni delicesine heyecanlandırıyor.

Albümde dikkat çeken çalışmalar:

1) No Such Thing
3) Arms Around Your Love
7) Killing Birds
8) Billy Jean
10) Your Soul Today

Mp3: Chris Cornell - No Such Thing
MP3: Chris Cornell - Billy Jean

Chris Cornell'in resmi sitesi

Videoları (YouTube):

Chris Cornell - No Such Thing
Chris Cornell - Billy Jean (Akustik ve canlı)
Chris Cornell - Arms Around Your Love

1 yorum:

Phoenıx dedi ki...

Merhabalar Suhan.

Album "beklenenden daha düşük bir müzikal altyapı kalitesine sahip" demissin. Euphoria Morning hakkinda da fikirlerini alabilir miyim? Carry On'u henuz dinlememis olarak senin fikrini merak ediyorum.

J